mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Şubat 09, 2017

Beşiktaş'ta Süper-keyifli Bir Cumartesi Planı

İstanbul çok kaotik ve bir o kadar da güzel. Madem İstanbul'dasın, ne duruyorsun evde?
Görsel Kutan Ural'dan (Behance)
Size kahvaltıyla başlayan ve tüm gün Beşiktaş'ın nimetlerinden yararlanacağınız bir program:

BİR - Kahvaltı

Kahvaltı. Neden? Bilmeyeni dövüyorlar: kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı. Kahvaltı yeri seçimim: Pişi Breakfast & Burger.
Benim için kahvaltı hafta içi sütlü-ekmek, hafta sonu pişidir çünkü.
Görsel Zomato'dan
  • Kahvaltıcılar hakkında asıl fikrim: Dışarıda kahvaltı yapınca evimizdekine göre daha kaliteli bir kahvaltı yapıyor olmuyoruz; dışarı çıkmış oluyoruz, uzun uzadıya sohbet etmiş oluyoruz, eş-dost görmüş oluyoruz. Pişi de, nefis pişilerinin dışında, aynen böyle.
Pişi Breakfast & Burger nerde? Çelebioğlu Sokak No:14 Beşiktaş

İKİ - Kahve

Kahvaltı neden var? Kahve içebilelim diye. Kahveci seçimim: Ayıbedenler Coffee House
Hadi kahveyi anladık da, neden radyo? Süper-havalı Ati ve Emrah her Pazartesi 21-23 arası radyo başında sohbet ediyorlar çünkü.
Ayıbedenler
Ayıbedenler
  • Kahve, yerel gazoz ve ev yapımı (sahiden ev yapımı) tatlıları var. Keyif veren müzikleri var. Güzel insanlardan oluşan müşterileri var. Daha ne olsun! 
Ayıbedenler'in şimdi olsa da yesem dedirten brownie'si
Ayıbedenler nerde? Altıntaş Sokak No:23 Beşiktaş
Zomota yorumum burada.
Ayıbedenler'i takip etmek için: Instagram & Facebook

ÜÇ - Evden Kaçış Oyunu

Evden kaçış oyunu. Neden? Kahvaltıda aldığımız kahveyi ve kahvecide aldığımız kafeini kullanmamız gerekiyor: Dehşet Konağı ya da Gizemli Konak. Neden 'ya da'? Korkmak istiyorsanız, 'Dehşet Konağı' oluyor, istemiyorsanız, ışıklar açılıyor ve sorular değişiyor (zorlaşıyor) 'Gizemli Konak' oluyor.
Gizemli Konak'ta Son Oda Ekibi
Gizemli Konak'ta Son Oda Ekibi
  • Biz korku yerine macera arayan bir ekibiz; dolayısıyla Gizemli Konak'ı tercih ettik. Uzun süredir gitmediğimiz için hamlamışız. Çıktık; ama NŞA üstünde yardım aldık. Bunca oyundan sonra hala daha bizi şaşırtan oyun görmek nefis bir şey. Üstelik oyunda çok eğlendik. Korku oyunu sevenlerdenseniz daha da çok seveceğinize eminim. 
Dehşet Konağı / Gizemli Konak nerde? Küçük Remzi Sokak No: 4 Beşiktaş
Takip etmek için Instagram & Facebook

DÖRT - Meyhane

Meyhane. Neden? Oyunu kritik etmek için. Çünkü evden kaçış oyunlarının en eğlenceli kısmı çıkışta kritik etmek. 
Meyhane seçimim: Sıdıka Meze Restoranı
Görsel Zomato'dan
Neden? Müthiş ahtapot dışında, İstanbul'da özlediğimiz Ege otları var. Ebegümeci, şevketi bostan, hardal, turp otu,vs. Rakı💗turp otu 
  • Klasik meyhanelerinin tadı başka, alternatif meyhanelerin başka. Sıdıka, alternatif olanlardan; süper-havalı insanların arasında başınız dönebilir. 
  • Siz isterseniz; evden kaçış oyununuz ve Beşiktaş'taki güzel gününüz dışında, 16. !f Bağımsız Filmler Festivalini, Türkiye tercihinizin güçlü mü-huzurlu mu olduğunu, Once Upon a Time in Mexico ve No filmlerini, evde yaptığınız birayı, o biraya hazırladığınız etiketi, gıda egemenliğini ve politikalarını, çocuğunuzu Kanada ya da İsveç'te büyütmek istediğinizi konuşabilirsiniz. 
Sıdıka Meze Restoranı nerde? Şair Nedim Caddesi No: 38 Beşiktaş


Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 10, 2016

Sonunda: Bir Delinin Hatıra Defteri

Kapalı Gişe, Karaborsa, Kimlik No ile Bilet Kuyruğundaki Delilerin Hatıra Defterleri 

Ben de her ErdalBeşikçioğlusever gibi Ankara Devlet Tiyatrosundaki Bir Delinin Hatıra Defteri oyununu uzun süre takip ettim. Hele ki Behzat Ç'deki Akbaba'nın Evi bölümündeki efsane tiradından sonra, hor görülen memur Popriçin'in platonik bir aşıktan delirerek kendini İspanya Kralı sanmasına kadarki süreci Erdal Beşikçioğlu'ndan izlemek gerekirdi. Bir tiyatrocunun dizisi üzerinden konuşarak anlatmak istediğimi basitleştirmek istemem; ama Behzat Ç hem konu, hem anlatım hem de oyunculuk olarak efsaneydi. (Ayrıca müzik, ayrıca ışık, ayrıca..)
www.tatbikatsahnesi.com 'dan 
Hali hazırda kapalı gişe altyapılı bu oyuna Behzat Ç'den sonra daha fazla gitmek isteyen yalnızca ben değildim elbette. Özellikle Ankaralıların yıllar yılı öve öve bitiremedikleri Bir Delinin Hatıra Defteri biletleri açıldıktan sonra 10 dakika sonra bittiği ve alınan biletler karaborsaya düştüğü için Ankara DT tarafından kimlik numarası ile satılacağı bile söylenmişti.
Ankara DT'de bilet bulsak atlayıp İstanbul'dan Ankara'ya gidecektik, olmadı; ancak içki sofrasında en çok kavga ettiğim arkadaşlarımdan biri bileti uzatınca bir süre onun suyuna gitmeye karar verdim. İstediği üç saat liberal olacağım. 

Kötü Bir Sahne Örneği: Uniq Hall

İlk kez Uniq Hall'da bir oyun izlediğim için öncelikli mekandan bahsedeyim: Hayal kırıklığı. Muazzam ve iyi tasarlanmış bir yerleşkede kötü bir sahne tasarımı örneği: Balkon sahneye çok uzak, ses sistemi kötü. Başka bir oyun izleseydik, muhtemelen söylenenleri anlamazdık. 
Uniq Hall ile ilgili eklemem gereken başka bir konu var; şehrin göbeğinde görünse de yaya trafiğinin olmadığı bir yolda gidiliyor. İTÜ Ayazağa Metro durağından servis kalkıyor; ancak oyun sonunda yeterli servis yoktu. Yeterli taksi de olmadığı için yürümek zorunda kaldık. Özellikle etkinlik bitişine ek servis koymaları gerekirdi.
Yine de nefis oyunlara ev sahipliği yaptığı için bu ayın sonunda gideceğim başka bir oyunda kesin yargıda bulunacağım.

Klasiğin Yeniden Yorumlanması

Bir Delinin Hatıra Defteri, Genco Erkal ile Dostlar Tiyatrosu dahil çokça tiyatroya konuk olmuştu; ancak bu kez sahne tasarımına bir vinç dahil oluyor ki, vincin kasasına sıkışmış Popriçin için Erdal Beşikçioğlu ayrıca izlenir. Kendini bacaklarından astığı dakikalarca sesinde hiç değişiklik olmadan oyuna devam etmesi, soluksuz izletti. 
Kapıyı oyundan çok kısa bir süre önce açtıkları için bir süre kuyrukta kaldık; bu bizde memnuniyetsizlik yaratsa da, oyunun gereği olduğunu içeriye girince anladık. İzleyicileri sahnede karşılayan ve oyun içinde seyircilere dokunan oyuncu ile tiyatro, bambaşka oluyor. Tiyatronun sinemadan farkının seyircinin de oyunun bir parçası olduğunun en güzel kanıtı gibi geliyor bana. 

Bir Delinin Hatıra Defteri'ni izleyin, okuyun, kendi hatıralarınızı not tutun,
Utku


Yazan: Nikolay Vasilyeviç Gogol
Uyarlayan ve Yöneten: Cem Emüler
Işık Tasarım: Musatafa Bal
Ses Efekti Tasarım: Tayfun Gültutan
Yönetmen Yardımcısı: Erdal Beşikçioğlu
Sahne Amiri: Yunus Daştan
Oynayan: Erdal Beşikçioğlu

Tatbikat Sahnesi için: http://www.tatbikatsahnesi.com/
Erkan Taşdöğen'in sunumu ile Ankara DT ve Erdal Beşikçioğlu'nun Radyo Tiyatrosu için: 

Yorum Yok

Perşembe, Eylül 08, 2016

Bostancı'da 12 Deli

Ofisimiz Bostancı'ya taşındığından beri öğle araları yemek yiyebileceğimiz lezzetli yemekler yapan ferah ve yakın mekanlar bulamıyoruz. Bu süre zarfında ofise çekilmekle kalmadık, aynı zamanda evden yemek getirmeye başladık. Evden yemek getirmek firmamızın genç nüfusu için büyük bir sorun; çünkü çoğunun evinde bir önceki akşam yemek yapılmıyor. İyi bir şey yemeyeceksem hiçbir şey yemem diyen ben, iyiden iyiye zorlanmaya başladım. Bu esnada tesadüfen bulduğumuz 12 Deli imdadımıza yetişti.

Günlük Menüleri ile 12 Deli

Fotoğraf @12deli 'den
Kendi yaptıkları ciabatta gibi ekmekleri füme etlerle, ıspanak gibi otlarla, çeşitli peynirlerle sandviç haline getiriyorlar. Sandviçin yanı sıra cam şişeye doldurdukları her gün farklı meyve ve sebzelerden içecekler hazırlıyorlar. 
Her gün için ayrı bir günün sandviçi, günün içeceği, günün salatasını sitelerinde yayınlıyorlar: Günün Menüsü için tıklayın.
Yemeğin yanında  elma cipsi göndererek ne kadar tatlı olduklarını gösteriyorlar. 
Her yemeği kolaylıkla beğenmeyen ben, bu kadar karışık tadın aynı anda bir ekmeğin içinde olduğu sandviçi nasıl oluyor da seviyorum, bilmiyorum. Tariflerine güvendiğim kadar, kullandıkları malzemeleri de beğeniyorum. Zaman zaman sandviç öğle arası fazla gelse de, öğleden sonra 3-5 nöbetinde mis gibi geliyor.
Bostancı, Kozyatağı, İçerenköy bölgesine servis yapan 12 Deli, 20:00'ye kadar açık.
Bu civarda çalışıyorsanız, bir öğle yemeğinde deneyim derim. 

12 Deli hesapları:
Instagram: https://www.instagram.com/12deli/

Öğle arasında nefis bir sandviç yiyen Utku,
Yorum Yok

Pazartesi, Temmuz 11, 2016

Bir Ege Kasabası Birgi

Bayram tatilinde Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya Ege turuyla geçirdik. Bunların bir kısmı aile ziyareti iken, bir kısmı da geziydi. Yazlık meyve-sebze ihtiyacımızın dışında, kışlıklarımızı bile kapattık. İstanbul'da organik yalanı ile kilosu 15 TL satılan meyveleri, 3 TL'ye aldık, 5 kilo alınca yine 15 TL vermiş olduk. Kilometrelerce yollar boyunca meyve, her durakta o şehrin köftesini yedik. Ege'de her şehrin kendine has bir köftesi var; Salihli odun köfte, Tire köfte, Ödemiş köfte, Bergama kasap köfte, Çine köfte,vb Sonuçta kilo almayı beklerken, kilo verip geldik. Nedeni benim muhteşem diyetim: ambalajsız ve en iyisiyle beslen ve hareket et.
Birgi, Ödemiş
Birgi, Ödemiş

Anadolu'nun her medeniyetinin izini sokaklarında saklayan Birgi

Salihli'nin Bozdağ'a göre simetriği olan Ödemiş'e bağlı Birgi kasabası bu duraklarımızdan birisiydi. Birgi kasabası (biz yerel yönetimlerin güçlendirilmesini talep ederken, merkeze bağlama inadıyla mahalle yapılan bir 'kasaba') ulusal gazetelerden gezi bloglarına kadar çokça yazının 'Ege'nin mutlaka görülmesi gereken 10 köyü/kasabası' listelerinin denize kıyısı olmayan ender noktalarından.
Birgi, Ödemiş
Birgi, Ödemiş
Lidyalılardan Bizanslılara, Anadolu Selçuklulardan Osmanlılara kadar Anadolu'nun neredeyse her medeniyetinin izini sokaklarında saklayan Birgi, tam bir Ege kasabası. Geniş meydanlarında köy kahvehanesinin yanı sıra içki içilebilecek mekanı ve dahi sineması da var. Bereketli meyve ve zeytin ağaçlarının, Arnavut kaldırımlarının, küçük heykelciklerinin, yaşlı çınarlarının arasından yürümek size yetecek.
(zeytinin meyve olduğunu ve anlatım bozukluğu yaptığımı biliyorum sayın okuyucu.) 
Birgi, Ödemiş
Çakıroğlu Konağı, Aydınoğlu Mehmet Bey Camii, Demirli Mağaza gibi gezilecek yerlerin listesi ve haritadaki yerleri Umurbey anıtının yanında mevcut. Tek tek işaretleyerek gezebilirsiniz. Ancak Birgi sokaklarında tesadüf dolaşmanızı da tavsiye ederim.
Birgi, Ödemiş
 Çakıroğlu Konağı'nda detaylar, Birgi

Ödemiş'in Yerel Gazozu Mercan Gazoz

Gezmekten yorulup çay kahve içmek isteyeceğinizi biliyorum, ancak Ödemiş'in yerel gazozu Mercan Gazozu da içmenizi öneririm.
Birgi, Mercan Gazoz
Mercan Gazoz

Taze ve Ekonomik Meyve Sebzeler

Bir Salihli kirazı olmasa da toprağı benzer, havası benzer. Mevsimini yakalarsanız, İstanbul'da Salihli kirazı diye sattıkları kirazcıkları 10 TL'ye almak yerine, buradan 3 TL'ye alın. Yıkamadan yemeyin ama. ):

Yedik, İçtik, Sanırım Doyduk

Her ne kadar ağaçlar sayesinde sokaklar serin olsa da, gezip tozmaktan yorulacak, bir şeyler içmek isteyeceksiniz. Size Birgi'de beğendiğim bir mekan ve içecek tavsiyesinde bulunayım: Nardanesi'nde Erik ve Koruk Suyu
Nardanesi, Birgi
Nardanesi'nin bahçesi
Nardanesi, Birgi
Erik Suyu ve Koruk Suyu
***
Canım ÇEKÜL vakfının katkıları ile Birgi Çevre ve Kültür Evi hakkında yazı için tıklayın.

***
Çakıroğlu Konağı 19:00'a kadar açık. Ayrıca Müze Kart geçiyor.
***
Bu bir gezi yazısı değildir. Birgi hakkında gezi ve yemek yazısı okumak için birkaç güzel blog:
Yolda Olmak'ın yazısı için
Arpa Boyu Yol'un yazısı için
İzmir'den Lezzetler'in yazısı için

Birgi'yi çok sevdim ben. Yaşarım yani. 
Utku
Yorum Yok

Cuma, Ocak 22, 2016

Anadolu Yakasının En iyi 10 Meyhanesi

Havalar çok soğudu, evden çıkasım yok. Hatta projeksiyon cihazını eve kurup duvara şu şahane siteyi yansıtmayı planlıyorum: http://www.kepceizle.com/ 

Serin yaz akşamlarında, "Eve gidesim yok, akşam bi' yere gidelim de iki tek atıp memleketi kurtaralım. Ama nereye gitsek?" dediğimiz günleri özledim. 
 Tulay Palaz
Görsel şuradan, Tulay Palaz
Özlerken bir taraftan da zomato.com için bir derleme hazırladım. Zaman zaman bu meyhaneleri yazıyordum, ancak derleme iyi fikir oldu. Hizmette sınır yok, denenmiş tariflerle, işte size Anadolu Yakasının en iyi 10 meyhanesi listem:

Anadolu Yakasının En iyi 10 Meyhanesi

1. Moda Cibalikapı Meyhanesi, Moda

Moda Cibalikapı Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Bahçesi, Girit Ezmesi, Ahtapotu
Detaylar burada

2. Misina Balık, Kalamış

 görsel zomato'dan
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Fesleğen soslu levrek, balık köftesi
Detaylar burada

3. Del-Mare Ristorante, Çengelköy

Del-Mare Ristorante
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Manzarası, levrek marine, zeytinyağlı enginarı
Detaylar burada

4. İnciraltı Meyhanesi, Beylerbeyi

İnciraltı Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Bahçesi, şevketibostanı
Detaylar burada

5. Lipa Meyhanesi, Pendik

Lipa Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Standardın dışında: o bir Boşnak

6. Argo's Meyhanesi, Maltepe

Argo's Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Nasıl güzel bir ciğerdir o!

7. Adana Özasmaltı, Bostancı

Adana Özasmaltı
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Kebabı, müthiş havalı müdavimleri

8. Şah Ömer'in Yeri, Bostancı

Şah Ömer'in Yeri
görsel zomato'dan, daha doğrusu harbiyiyorum'dan
Neden listeye ekledim: Kesinlikle ciğeri
Detaylar burada

9. Selimiye Birtat, Kadıköy

Selimiye Birtat
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Hangisinden başlayacağımı bilemediğim sakatatları ve Selimiye yadigarı olması

10. İsmet Baba, Kuzguncuk

İsmet Baba
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Manzarası, börekleri, klasiklerin en iyisi

Zomato derlememi şuradan görebilirsiniz.
*Sıralama paşa gönlüme göre anlık değişmektedir. Bu yüzden yukarıda hazırlarken bir sıralama yapmadım, yapamadım. Hepsi benim çocuklarım.
**Henüz ışınlanmayı bulamamış olamamaları çok talihsiz. ):


 Meyhaneler

Yorum Yok

Pazar, Ocak 10, 2016

Bir Mekan, Bir Workshop: Anti Cafe'de Çay Workshopu

"Kahvedense çayın her türlüsünü seviyorum"cu biri olarak bayılarak takip ettiğim cayaski.com blogunun sahibesi Evren Elif Akçakaya'nın Çay Workshopu fikri beni benden aldı. Hemen rezervasyonumu yaptırdım. Evren Elif Akçakaya ile tanışmak, çay hakkında bir sürü, bir sürü bilgi edinmek dışında bana cazip gelen bir başka heyecan verici neden de workshopun Anti Cafe'de olmasıydı. Bir Kadıköysever, Yeldeğirmenisever, trendsever ve remote(uzaktan) çalışma mekanı arayan biri olarak uzun süredir dikkatimi çeken Anti Cafe ile tanışma zamanı gelmişti.

Farklı Bir Mekan: Anti Cafe

Her yere geç gitmeyi başaran ben (evimle ofisim arası 15 dakika yürüme mesafesi, mesai 09:00'da başlıyor, ben 09:30'da gidiyorum; çünkü gece yatmak bilmem, sabah kalkmak bilmem.) berbat bir iş gününden kaçarak herkesten önce Anti Cafe'ye ulaşmayı başardım. Herkesten önce gitmenin, Anti Cafe'yi inceleme ve sahipleri Esra ve Cüneyt ile sohbet etme şansı buldum. Mayıs 2015'te açılmış olmasına rağmen, hakkında bu kadar çok yazı okumuş olmamın nedeni fikri olmalı: Çayınızı, kahvenizi, servisinizi kendiniz hazırlıyorsunuz, interneti kullanabiliyorsunuz ya da, dilerseniz, masa oyunlarının başına geçebiliyorsunuz. Sonra kafeden çıkarken etrafı toplayıp, bardağınızı makineye yerleştiriyorsunuz. Aynen samimi bir arkadaşınızın evinde gibisiniz. Burada parasını ödediğiniz tek şey zaman. Saatlik ya da günlük para ödüyorsunuz. Kadıköy'de remote (uzaktan) çalışılacak mekanlar listemin üst sırasına yerleşti bile.

Farklı Bir Workshop: Çay Workshopu

Çay Workshopu
Görsel Çay Workshopu etkinlik sayfasından
Tanışmamızın ardından katılımcıların gelmesiyle workshop başladı. Rahat, samimi bir workshoptu, tıpkı Evren gibi. Ve özellikle global çaylar ve çayın tarihçesi ile ilgili önemli bilgiler aldık. Tuo cha, matcha, jasmine pearl, assam, milk oolong, gibi farklı çaylar denedik, hikayelerini dinledik. Earl Grey çayın Uzak Doğu'da yetişen siyah çaya mavi çiçeğin eklenmesi ile oluştuğunu öğrenmem benim için güzel bir bilgiydi, mavi çiçeğin ebegümeci olması ise çok farklı ve güzel bir bilgi. Şans ki, katıldığım seansın katılımcıları arası diyetisyenler vardı ki çayların hikayelerinin yanında faydalarını da öğrenmiş olduk.

Birkaç yıldır, yılın belirli aylarında biten, diğer aylarında taze bulamayacağımız bitkileri/otları kurutup saklıyordum. Maydanoz, ısırgan, hardala bu sene ebegümecini de ekleyeceğim. 

Çünkü Vitamini Kabuğunda

Daha önce Çünkü Vitamini Kabuğunda diyerek yazmıştım, ancak hatırlatmak isterim: Meyveleri mevsiminde tükettiğimde özellikle kabuklarını güneşte kurutup çayıma ekliyorum. Böylece çok lezzetli ve sağlıklı çaylar içiyorum. En çok da tatile gittiğimde farklı şehirlerden edindiğim meyveleri kurutmayı seviyorum. Tavsiye ederim.

Tavsiye edeceğim iki şey daha var tabii ki: ilki Anti Cafe'ye uğramanız, ikincisi ise bir sonraki Çay Workshopuna katılmanız. 

Çay Aşkı için: http://cayaski.com/
Çay Aşkı Facebook hesabı için: https://www.facebook.com/cayaski/
Anti Cafe Facebook hesabı için: https://www.facebook.com/Matruskaanticafe/

Hadi afiyet olsun.
2 Yorum

Pazartesi, Ocak 04, 2016

Eskici, Kahveci, Gazozcu Bir İzmirli: Münire

Hepimizin imrendiği diğer tüm hayatlar gibi, Özgür ve Gülfer Çankaya çifti İstanbul'un karmaşasından kaçmış ve Alsancak'ta  Eskici, Kahvesi, Gazozcu fikri ile yeni nesil mekanlardan birini açmış: Münire.
Igerlerin filtrelerine layık eski / antika eşyalar ve güzel kahveler dışında -benim için- en can alıcı noktası yerel gazozlar
Münire


Moda'da dolaşırken, "Benim bi' fikrim var: kışın oralet, yazın gazoz (yanında leblebi) servis edilecek, her eşyanın birbirinden farklı olduğu, tasarım ürünler için sergi açılabilecek mekan olmalı." dememin üzerinden bir yıl ancak geçti. Muhtemelen bilinçaltımın çer çöp dahil her fikri toplayıp "Eureka!" diyerek bilincime servis ettiği günlerden birindeydim.

Instagram'da gezinirken dikkatimi çeken Münire, tesadüf o ki, Salihli'de de sohbet konusu oldu. 
Bu fikrimi hatırlattığımda "Ben de duydum." tepkisini aldım. Keşfedince heyecanlandık, ama hafif bir burukluk da olmadı değil.
 https://www.instagram.com/munireizmir/
Münire
Gazoz listesine Bozdağ gazozları da eklenmiş duyduğuma göre. Müthiş haber!

Münire'ye ufacık bir tavsiye: oralet menüsü ve tasarım ürün sergisi. Üst seviye bir butik konsept olmaz mı!
Münire Instagram hesabı (Görsellerin de kaynağı): https://www.instagram.com/munireizmir/

*Yerel gazoz deyince, gazoz menüsü olan Avam Kahvesi'ne sevgiler. Beyoğlu'nun en güzel kafelerindendir. 
https://www.facebook.com/avamkahvesi
**İzmir'de ya da İstanbul'da oturmuyorsanız; ancak canınız gazoz çektiyse Gazozcum'dan gazoz sipariş edebilirsiniz. 

Afiyet olsun on yüz milyoncuk yutan, kapağını taso yapanlar..
Yorum Yok

Cuma, Aralık 18, 2015

Balıkçı Kemal'in Yeri - Bir Karaköy Günü

Sanırım İstanbul'un en güzel ve aynı zamanda yorucu tarafı: "Şuraya kadar gitmişken, şunu da yapalım; bi' daha ne zaman gideceğiz" ile yapılan planlar. Bütün güzel semtler yan yana ve nerede olursak olalım, bize hep uzak. Bu yüzden karşıya geçeceksek, mutlaka başka bir plan daha yaparız. 
Ara verdiğimiz evden kaçış oyunları serimize bir tanesini daha eklemek üzere karşıya geçmişken Karaköy'de bir balıkçıya oturalım dedik. Cumartesi öğleden sonra birkaç blog incelemesinden sonra kendimize Balıkçı Kemal'in Yeri'ni bulduk.

Balıkçı Kemal'in Yeri

Balıkçı Kemal'in Yeri
http://www.balikcikemal.com/'dan aldım.
Balıkçı Kemal'in Yeri Karaköy'ün Haliç'e bakan yüzünde salaş, küçük, şirin bir balıkçı balıkçı. 
Meze sırasında, nefis bir köpoğlu (9/10) yedik; ilk lokma kibar kibar tabağıma aldığımdı, sonrasında ekmekle girdim/daldım. Gerçekten şahaneydi. Lakerda, patlıcan salatası, haydari, kaya koruğu, kalamar, hamsi, helva, meyve aldık. Hesap beklediğimiz gibiydi; bir yetmişlik ve bir otuz beşlik ile birlikte 350 TL geldi. 
Balıkçı Kemal'in YeriBalıkçı Kemal'in Yeri

Balıkçı Kemal'in YeriBalıkçı Kemal'in Yeri

Balıkçı Kemal'in YeriBalıkçı Kemal'in Yeri
Gece boyunca yüksek sesle, birbirimizi sustura sustura konuştuk; ara ara da etrafımıza baktık, diğer masaları rahatsız ettik mi diye. Yalnızca biz değildik yüksek sesle konuşan, herkes öyleydi; ancak kimse rahatsız olmuyordu. 
Kız kıza, erkek erkeğe rahatça oturan masalar vardı. Tabii bir de kızlı erkekli. -Yapmayın diyoruz, dinlemiyorlar.
İlk adımımızdan son adımımıza kadar mezelerinden ortamına kadar her şeyinden büyük keyif aldığımız Balıkçı Kemal'in Yeri'ni tavsiye ederim. Salaş meyhane arıyorsanız, işte burası.
***
Balıkçı Kemal'in Yeri'ne rezervasyon yaptırmak için: 0535 944 11 50
http://www.balikcikemal.com/

 Meyhaneler

1 Yorum

Perşembe, Kasım 19, 2015

Harika bir Cumartesi planı: Samatya Sahaf ve Ali Haydar İkinci Bahar

Size harika bir Cumartesi planı!

İstanbul'da yaşıyorsanız, hafta içi trafikten, sabırsız soförlerden, beton evlerden, plastik tabelalardan sıkıldıysanız: atın kendinizi Samatya'ya. Şimdi diyeceksiniz ki Samatya eskisi gibi mi? Tabi ki değil, Tüm semtler kirlendi, önceliği gayrimüslimlerin semtlerine verdiler. Ama bazı yerler var ki, hala kitap, rakı kokuyor, renkli, sohbet edilesi güzel insanların olduğu.
Samatya

Bunlardan birisi: Samatya Sahaf:

Devrim Tarım, Anadolu'nun sahip olduğu tüm dillerde kitaplar topluyor, çoğunu okuyor, Samatya'da satıyor. Kitaplarını sahip olduğu Samatya Sahaf'a taşıma hikayesi; Gezi'ye katılması nedeniyle memuriyetten atılması ile başlamış. 
Çikolata seçer gibi kitap seçmediğinizi biliyorum; biraz inceliyor, hatta biraz okuyorsunuz. En çok da kitapçıyla konuşmayı seviyorsunuz. Görme engelli, ODTÜ mezunu ve 5 dil bilen bir sahafla sohbet etmek isteyeceğinizi düşünüyorum. İşte burası tam size göre. 
Samatya Sahaf
Devrim Tarım'ın dolayısıyla Samatya Sahaf'ın nefis de bir mottosu var: Anadilinde oku! Boşnakça, Kürtçe, Rumca; her neyse!
Zaman zaman yazar-okur buluşması da yapan Samatya Sahaf'ı takip etmek için: Facebook Sayfası 
** 

Samatya'ya gelmek için başka bir neden: Ali Haydar İkinci Bahar:

Yıllar evvel yayınlanan ama her bölümünü hatırladığımız İkinci Bahar'ın çekildiği restoran. Fotoğraflarla, merdivenlerle, muhabbet kuşlarıyla, ötesi sahibi Ali Haydar Usta'yla kendinizi dizinin içine girmiş gibi hissedeceksiniz. 
Ali Haydar İkinci Bahar
Çağırın arkadaşlarınızı, koyun rakılarınızı; başlayın lezzetli bir sohbete. Fıstıklı kebabı es geçmeden karışık kebap alın bence. Bir de maş fasulyesi (ay bildiğin börülce). Mekan 12'de kapanıyor, fasıl ise masanıza azıcık uğruyor. Yemek ve sohbet için nefis bir yer. 
***
İşte sahafla başlayan, rakıyla sonlanan nefis bir Cumartesi planı yaptım size. Kitapları, rakıyı, İstanbul'u, renkleri seviyoruz. İstanbul'da yaşıyoruz madem, İstanbul'u yaşayalım.
***
Samatya Sahaf bilgi için kaynak : Bitchcraft ve Cetoyezedo
Adres: Marmara Cd 82/A (Surp Keork Ermeni Kilisesi Karşısı) Samatya Fatih / 0507 116 2321
Ali Haydar İkindi Bahar: Kocamustafapaşa Mh Gümüş Yüksük Sk No:6 Samatya Fatih / 0212 584 2162


 Meyhaneler

Yorum Yok

Çarşamba, Kasım 18, 2015

Sokak Sokak Yeldeğirmeni

Konsept kafe, konsept pub, tiyatro salonları, etkinlik alanları,vb derken canlı Kadıköy'ün daha da canlandığını daha önce yazmıştım. Her çeşit saç rengi sokakta fellik fellik gezerken bizim evde oturmamız mümkün mü! 
Kadıköy'ü sokak sokak, cadde cadde bilirim/z. Kadıköy çocuğuyuz sonuçta. Kadıköy'ü severiz, sayarız. Sevilmeyecek gibi değil ki. İnsanları, sokakları, renkleri... Hele ki  Muralist Festivali.
***

Sokak Sokak Yeldeğirmeni

Son zamanlarda o kadar çok Yeldeğirmeni rehberi yazısı okudum ki, eksik kalmayayım dedim. Sevdiğim, beğendiğim bi'kaç yeri yazmak istedim. Ancak bunları yazmam, diğerlerini sevmediğim anlamına gelmiyor. Hele ki siz bu mekanlara otururken diğerlerini kaçırmayın. Kendi deneyimlerinizi yaşayın. Her geçen gün Yeldeğirmeni bir mekan daha kazanıyor. Kaçırmamak, haksızlık da etmemek lazım. 

Bizim Kitap Kafe

İçeri girer girmez raflarca kitap sizi karşılıyor. Nereye bakacağınızı şaşırdığınız sakin sessiz bir koridordan geçiyorsunuz. Ardından yemyeşil bir bahçe. Alın bilgisayarınızı, kendinize bir kahve söyleyin ve bu bahçede çalışın. Ya da rafta gözünüze takılan bir kitap seçin ve başlayın kitabın içine girmeye.
Bizim Kitap KafeBizim Kitap Kafe

Bizim Kitap Kafe

Benazio

Cheesecake sevmem, dediğimden utandıran yer. Ne alırsınız, diye sorduklarında ne tavsiye edersiniz, diye sorarım mutlaka. İlla ki daha iyi yaptıkları bi' şeyler vardır. Hah, işte Benazio'nunki çikolatalı cheesecake'i. Havuçlu kek, browninin hakkını yemek istemem ama deneyin derim.  
BenazioBenazio

BenazioBenazio

Sanco Panza

Sancho Panza, Yeldeğirmeni'ndeki diğer kafeler gibi küçücük fıçıcık bir mekan. Ayrıca bu mahallenin ruhuna uygun rengarenk. Kahve ve çayın dışında mantarlı wrap yedik, yemelere doyamadık. 
Sanco PanzaSanco Panza

Sanco PanzaSanco Panza
Yeldeğirmeni'nde neredeyse her gün yeni bir mekan açılıyor. Yetişmek mümkün değil. Beğendiğim yerleri zaman zaman eklemeye çalışacağım. 

*Bu yazıyı yazmaya çok evvelden karar vermiştim ve o zaman AH3AP liste başıydı. Gel zaman, git zaman bizim gibi Kadıköylü (ya da Kadıköycü)lerin akın etmesi ile şişen mal sahibi mekan sahibine dar etmiş ve göçe zorlamış.
Yorum Yok