mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Şubat 09, 2017

Beşiktaş'ta Süper-keyifli Bir Cumartesi Planı

İstanbul çok kaotik ve bir o kadar da güzel. Madem İstanbul'dasın, ne duruyorsun evde?
Görsel Kutan Ural'dan (Behance)
Size kahvaltıyla başlayan ve tüm gün Beşiktaş'ın nimetlerinden yararlanacağınız bir program:

BİR - Kahvaltı

Kahvaltı. Neden? Bilmeyeni dövüyorlar: kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı. Kahvaltı yeri seçimim: Pişi Breakfast & Burger.
Benim için kahvaltı hafta içi sütlü-ekmek, hafta sonu pişidir çünkü.
Görsel Zomato'dan
  • Kahvaltıcılar hakkında asıl fikrim: Dışarıda kahvaltı yapınca evimizdekine göre daha kaliteli bir kahvaltı yapıyor olmuyoruz; dışarı çıkmış oluyoruz, uzun uzadıya sohbet etmiş oluyoruz, eş-dost görmüş oluyoruz. Pişi de, nefis pişilerinin dışında, aynen böyle.
Pişi Breakfast & Burger nerde? Çelebioğlu Sokak No:14 Beşiktaş

İKİ - Kahve

Kahvaltı neden var? Kahve içebilelim diye. Kahveci seçimim: Ayıbedenler Coffee House
Hadi kahveyi anladık da, neden radyo? Süper-havalı Ati ve Emrah her Pazartesi 21-23 arası radyo başında sohbet ediyorlar çünkü.
Ayıbedenler
Ayıbedenler
  • Kahve, yerel gazoz ve ev yapımı (sahiden ev yapımı) tatlıları var. Keyif veren müzikleri var. Güzel insanlardan oluşan müşterileri var. Daha ne olsun! 
Ayıbedenler'in şimdi olsa da yesem dedirten brownie'si
Ayıbedenler nerde? Altıntaş Sokak No:23 Beşiktaş
Zomota yorumum burada.
Ayıbedenler'i takip etmek için: Instagram & Facebook

ÜÇ - Evden Kaçış Oyunu

Evden kaçış oyunu. Neden? Kahvaltıda aldığımız kahveyi ve kahvecide aldığımız kafeini kullanmamız gerekiyor: Dehşet Konağı ya da Gizemli Konak. Neden 'ya da'? Korkmak istiyorsanız, 'Dehşet Konağı' oluyor, istemiyorsanız, ışıklar açılıyor ve sorular değişiyor (zorlaşıyor) 'Gizemli Konak' oluyor.
Gizemli Konak'ta Son Oda Ekibi
Gizemli Konak'ta Son Oda Ekibi
  • Biz korku yerine macera arayan bir ekibiz; dolayısıyla Gizemli Konak'ı tercih ettik. Uzun süredir gitmediğimiz için hamlamışız. Çıktık; ama NŞA üstünde yardım aldık. Bunca oyundan sonra hala daha bizi şaşırtan oyun görmek nefis bir şey. Üstelik oyunda çok eğlendik. Korku oyunu sevenlerdenseniz daha da çok seveceğinize eminim. 
Dehşet Konağı / Gizemli Konak nerde? Küçük Remzi Sokak No: 4 Beşiktaş
Takip etmek için Instagram & Facebook

DÖRT - Meyhane

Meyhane. Neden? Oyunu kritik etmek için. Çünkü evden kaçış oyunlarının en eğlenceli kısmı çıkışta kritik etmek. 
Meyhane seçimim: Sıdıka Meze Restoranı
Görsel Zomato'dan
Neden? Müthiş ahtapot dışında, İstanbul'da özlediğimiz Ege otları var. Ebegümeci, şevketi bostan, hardal, turp otu,vs. Rakı💗turp otu 
  • Klasik meyhanelerinin tadı başka, alternatif meyhanelerin başka. Sıdıka, alternatif olanlardan; süper-havalı insanların arasında başınız dönebilir. 
  • Siz isterseniz; evden kaçış oyununuz ve Beşiktaş'taki güzel gününüz dışında, 16. !f Bağımsız Filmler Festivalini, Türkiye tercihinizin güçlü mü-huzurlu mu olduğunu, Once Upon a Time in Mexico ve No filmlerini, evde yaptığınız birayı, o biraya hazırladığınız etiketi, gıda egemenliğini ve politikalarını, çocuğunuzu Kanada ya da İsveç'te büyütmek istediğinizi konuşabilirsiniz. 
Sıdıka Meze Restoranı nerde? Şair Nedim Caddesi No: 38 Beşiktaş


Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 10, 2016

Sonunda: Bir Delinin Hatıra Defteri

Kapalı Gişe, Karaborsa, Kimlik No ile Bilet Kuyruğundaki Delilerin Hatıra Defterleri 

Ben de her ErdalBeşikçioğlusever gibi Ankara Devlet Tiyatrosundaki Bir Delinin Hatıra Defteri oyununu uzun süre takip ettim. Hele ki Behzat Ç'deki Akbaba'nın Evi bölümündeki efsane tiradından sonra, hor görülen memur Popriçin'in platonik bir aşıktan delirerek kendini İspanya Kralı sanmasına kadarki süreci Erdal Beşikçioğlu'ndan seyretmek gerekirdi. Bir tiyatrocunun dizisi üzerinden konuşarak anlatmak istediğimi basitleştirmek istemem; ama Behzat Ç hem konu, hem anlatım hem de oyunculuk olarak efsaneydi. (Ayrıca müzik, ayrıca ışık, ayrıca..)
www.tatbikatsahnesi.com 'dan 
Hali hazırda kapalı gişe altyapılı bu oyuna Behzat Ç'den sonra daha fazla gitmek isteyen yalnızca ben değildim elbette. Özellikle Ankaralıların yıllar yılı öve öve bitiremedikleri Bir Delinin Hatıra Defteri biletleri açıldıktan sonra 10 dakika sonra bittiği ve alınan biletler karaborsaya düştüğü için Ankara DT tarafından kimlik numarası ile satılacağı bile söylenmişti.
Ankara DT'de bilet bulsak atlayıp İstanbul'dan Ankara'ya gidecektik, olmadı; ancak içki sofrasında en çok kavga ettiğim arkadaşlarımdan biri bileti uzatınca bir süre onun suyuna gitmeye karar verdim. İstediği üç saat liberal olacağım. 

Kötü Bir Sahne Örneği: Uniq Hall

İlk kez Uniq Hall'da bir oyun seyrettiğim için öncelikli mekandan bahsedeyim: Hayal kırıklığı. Muazzam ve iyi tasarlanmış bir yerleşkede kötü bir sahne tasarımı örneği: Balkon sahneye çok uzak, ses sistemi kötü. Başka bir oyun seyretseydik, muhtemelen söylenenleri anlamazdık. 
Uniq Hall ile ilgili eklemem gereken başka bir konu var; şehrin göbeğinde görünse de yaya trafiğinin olmadığı bir yolda gidiliyor. İTÜ Ayazağa Metro durağından servis kalkıyor; ancak oyun sonunda yeterli servis yoktu. Yeterli taksi de olmadığı için yürümek zorunda kaldık. Özellikle etkinlik bitişine ek servis koymaları gerekirdi.
Yine de nefis oyunlara ev sahipliği yaptığı için bu ayın sonunda gideceğim başka bir oyunda kesin yargıda bulunacağım.

Klasiğin Yeniden Yorumlanması

Bir Delinin Hatıra Defteri, Genco Erkal ile Dostlar Tiyatrosu dahil çokça tiyatroya konuk olmuştu; ancak bu kez sahne tasarımına bir vinç dahil oluyor ki, vincin kasasına sıkışmış Popriçin için Erdal Beşikçioğlu ayrıca seyredilir. Kendini bacaklarından astığı dakikalarca sesinde hiç değişiklik olmadan oyuna devam etmesi, soluksuz seyrettirdi. 
Kapıyı oyundan çok kısa bir süre önce açtıkları için bir süre kuyrukta kaldık; bu bizde memnuniyetsizlik yaratsa da, oyunun gereği olduğunu içeriye girince anladık. Seyircileri sahnede karşılayan ve oyun içinde seyircilere dokunan oyuncu ile tiyatro, bambaşka oluyor. Tiyatronun sinemadan farkının seyircinin de oyunun bir parçası olduğunun en güzel kanıtı gibi geliyor bana. 

Bir Delinin Hatıra Defteri'ni seyredin, okuyun, kendi hatıralarınızı not tutun,
Utku


Yazan: Nikolay Vasilyeviç Gogol
Uyarlayan ve Yöneten: Cem Emüler
Işık Tasarım: Musatafa Bal
Ses Efekti Tasarım: Tayfun Gültutan
Yönetmen Yardımcısı: Erdal Beşikçioğlu
Sahne Amiri: Yunus Daştan
Oynayan: Erdal Beşikçioğlu

Tatbikat Sahnesi için: http://www.tatbikatsahnesi.com/
Erkan Taşdöğen'in sunumu ile Ankara DT ve Erdal Beşikçioğlu'nun Radyo Tiyatrosu için: 

Yorum Yok

Cuma, Ocak 22, 2016

Anadolu Yakasının En iyi 10 Meyhanesi

Havalar çok soğudu, evden çıkasım yok. Hatta projeksiyon cihazını eve kurup duvara şu şahane siteyi yansıtmayı planlıyorum: http://www.kepceizle.com/ 

Serin yaz akşamlarında, "Eve gidesim yok, akşam bi' yere gidelim de iki tek atıp memleketi kurtaralım. Ama nereye gitsek?" dediğimiz günleri özledim. 
Tulay Palaz
Görsel şuradan, Tulay Palaz
Özlerken bir taraftan da zomato.com için bir derleme hazırladım. Zaman zaman bu meyhaneleri yazıyordum, ancak derleme iyi fikir oldu. Hizmette sınır yok, denenmiş tariflerle, işte size Anadolu Yakasının en iyi 10 meyhanesi listem:

Anadolu Yakasının En iyi 10 Meyhanesi

1. Moda Cibalikapı Meyhanesi, Moda

Moda Cibalikapı Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Bahçesi, Girit Ezmesi, Ahtapotu
Detaylar burada

2. Misina Balık, Kalamış

görsel zomato'dan
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Fesleğen soslu levrek, balık köftesi
Detaylar burada

3. Del-Mare Ristorante, Çengelköy

Del-Mare Ristorante
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Manzarası, levrek marine, zeytinyağlı enginarı
Detaylar burada

4. İnciraltı Meyhanesi, Beylerbeyi

İnciraltı Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Bahçesi, şevketibostanı
Detaylar burada

5. Lipa Meyhanesi, Pendik

Lipa Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Standardın dışında: o bir Boşnak

6. Argo's Meyhanesi, Maltepe

Argo's Meyhanesi
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Nasıl güzel bir ciğerdir o!

7. Adana Özasmaltı, Bostancı

Adana Özasmaltı
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Kebabı, müthiş havalı müdavimleri

8. Şah Ömer'in Yeri, Bostancı

Şah Ömer'in Yeri
görsel zomato'dan, daha doğrusu harbiyiyorum'dan
Neden listeye ekledim: Kesinlikle ciğeri
Detaylar burada

9. Selimiye Birtat, Kadıköy

Selimiye Birtat
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Hangisinden başlayacağımı bilemediğim sakatatları ve Selimiye yadigarı olması

10. İsmet Baba, Kuzguncuk

İsmet Baba
görsel zomato'dan
Neden listeye ekledim: Manzarası, börekleri, klasiklerin en iyisi

Zomato derlememi şuradan görebilirsiniz.
*Sıralama paşa gönlüme göre anlık değişmektedir. Bu yüzden yukarıda hazırlarken bir sıralama yapmadım, yapamadım. Hepsi benim çocuklarım.
**Henüz ışınlanmayı bulamamış olamamaları çok talihsiz. ):



Yorum Yok

Pazar, Ocak 10, 2016

Bir Mekan, Bir Workshop: Anti Cafe'de Çay Workshopu

"Kahvedense çayın her türlüsünü seviyorum"cu biri olarak bayılarak takip ettiğim cayaski.com blogunun sahibesi Evren Elif Akçakaya'nın Çay Workshopu fikri beni benden aldı. Hemen rezervasyonumu yaptırdım. Evren Elif Akçakaya ile tanışmak, çay hakkında bir sürü, bir sürü bilgi edinmek dışında bana cazip gelen bir başka heyecan verici neden de workshopun Anti Cafe'de olmasıydı. Bir Kadıköysever, Yeldeğirmenisever, trendsever ve remote(uzaktan) çalışma mekanı arayan biri olarak uzun süredir dikkatimi çeken Anti Cafe ile tanışma zamanı gelmişti.

Farklı Bir Mekan: Anti Cafe

Her yere geç gitmeyi başaran ben (evimle ofisim arası 15 dakika yürüme mesafesi, mesai 09:00'da başlıyor, ben 09:30'da gidiyorum; çünkü gece yatmak bilmem, sabah kalkmak bilmem.) berbat bir iş gününden kaçarak herkesten önce Anti Cafe'ye ulaşmayı başardım. Herkesten önce gitmenin, Anti Cafe'yi inceleme ve sahipleri Esra ve Cüneyt ile sohbet etme şansı buldum. Mayıs 2015'te açılmış olmasına rağmen, hakkında bu kadar çok yazı okumuş olmamın nedeni fikri olmalı: Çayınızı, kahvenizi, servisinizi kendiniz hazırlıyorsunuz, interneti kullanabiliyorsunuz ya da, dilerseniz, masa oyunlarının başına geçebiliyorsunuz. Sonra kafeden çıkarken etrafı toplayıp, bardağınızı makineye yerleştiriyorsunuz. Aynen samimi bir arkadaşınızın evinde gibisiniz. Burada parasını ödediğiniz tek şey zaman. Saatlik ya da günlük para ödüyorsunuz. Kadıköy'de remote (uzaktan) çalışılacak mekanlar listemin üst sırasına yerleşti bile.

Farklı Bir Workshop: Çay Workshopu

Çay Workshopu
Görsel Çay Workshopu etkinlik sayfasından
Tanışmamızın ardından katılımcıların gelmesiyle workshop başladı. Rahat, samimi bir workshoptu, tıpkı Evren gibi. Ve özellikle global çaylar ve çayın tarihçesi ile ilgili önemli bilgiler aldık. Tuo cha, matcha, jasmine pearl, assam, milk oolong, gibi farklı çaylar denedik, hikayelerini dinledik. Earl Grey çayın Uzak Doğu'da yetişen siyah çaya mavi çiçeğin eklenmesi ile oluştuğunu öğrenmem benim için güzel bir bilgiydi, mavi çiçeğin ebegümeci olması ise çok farklı ve güzel bir bilgi. Şans ki, katıldığım seansın katılımcıları arası diyetisyenler vardı ki çayların hikayelerinin yanında faydalarını da öğrenmiş olduk.

Birkaç yıldır, yılın belirli aylarında biten, diğer aylarında taze bulamayacağımız bitkileri/otları kurutup saklıyordum. Maydanoz, ısırgan, hardala bu sene ebegümecini de ekleyeceğim. 

Çünkü Vitamini Kabuğunda

Daha önce Çünkü Vitamini Kabuğunda diyerek yazmıştım, ancak hatırlatmak isterim: Meyveleri mevsiminde tükettiğimde özellikle kabuklarını güneşte kurutup çayıma ekliyorum. Böylece çok lezzetli ve sağlıklı çaylar içiyorum. En çok da tatile gittiğimde farklı şehirlerden edindiğim meyveleri kurutmayı seviyorum. Tavsiye ederim.

Tavsiye edeceğim iki şey daha var tabii ki: ilki Anti Cafe'ye uğramanız, ikincisi ise bir sonraki Çay Workshopuna katılmanız. 

Çay Aşkı için: http://cayaski.com/
Çay Aşkı Facebook hesabı için: https://www.facebook.com/cayaski/
Anti Cafe Facebook hesabı için: https://www.facebook.com/Matruskaanticafe/

Hadi afiyet olsun.
2 Yorum

Pazartesi, Ocak 04, 2016

Eskici, Kahveci, Gazozcu Bir İzmirli: Münire

Hepimizin imrendiği diğer tüm hayatlar gibi, Özgür ve Gülfer Çankaya çifti İstanbul'un karmaşasından kaçmış ve Alsancak'ta  Eskici, Kahvesi, Gazozcu fikri ile yeni nesil mekanlardan birini açmış: Münire.
Igerlerin filtrelerine layık eski / antika eşyalar ve güzel kahveler dışında -benim için- en can alıcı noktası yerel gazozlar
Münire


Moda'da dolaşırken, "Benim bi' fikrim var: kışın oralet, yazın gazoz (yanında leblebi) servis edilecek, her eşyanın birbirinden farklı olduğu, tasarım ürünler için sergi açılabilecek mekan olmalı." dememin üzerinden bir yıl ancak geçti. Muhtemelen bilinçaltımın çer çöp dahil her fikri toplayıp "Eureka!" diyerek bilincime servis ettiği günlerden birindeydim.

Instagram'da gezinirken dikkatimi çeken Münire, tesadüf o ki, Salihli'de de sohbet konusu oldu. 
Bu fikrimi hatırlattığımda "Ben de duydum." tepkisini aldım. Keşfedince heyecanlandık, ama hafif bir burukluk da olmadı değil.
 https://www.instagram.com/munireizmir/
Münire
Gazoz listesine Bozdağ gazozları da eklenmiş duyduğuma göre. Müthiş haber!

Münire'ye ufacık bir tavsiye: oralet menüsü ve tasarım ürün sergisi. Üst seviye bir butik konsept olmaz mı!
Münire Instagram hesabı (Görsellerin de kaynağı): https://www.instagram.com/munireizmir/

*Yerel gazoz deyince, gazoz menüsü olan Avam Kahvesi'ne sevgiler. Beyoğlu'nun en güzel kafelerindendir. 
https://www.facebook.com/avamkahvesi
**İzmir'de ya da İstanbul'da oturmuyorsanız; ancak canınız gazoz çektiyse Gazozcum'dan gazoz sipariş edebilirsiniz. 

Afiyet olsun on yüz milyoncuk yutan, kapağını taso yapanlar..
Yorum Yok

Cuma, Aralık 18, 2015

Balıkçı Kemal'in Yeri - Bir Karaköy Günü

Sanırım İstanbul'un en güzel ve aynı zamanda yorucu tarafı: "Şuraya kadar gitmişken, şunu da yapalım; bi' daha ne zaman gideceğiz" ile yapılan planlar. Bütün güzel semtler yan yana ve nerede olursak olalım, bize hep uzak. Bu yüzden karşıya geçeceksek, mutlaka başka bir plan daha yaparız. 
Ara verdiğimiz evden kaçış oyunları serimize bir tanesini daha eklemek üzere karşıya geçmişken Karaköy'de bir balıkçıya oturalım dedik. Cumartesi öğleden sonra birkaç blog incelemesinden sonra kendimize Balıkçı Kemal'in Yeri'ni bulduk.

Balıkçı Kemal'in Yeri

Balıkçı Kemal'in Yeri
http://www.balikcikemal.com/'dan aldım.
Balıkçı Kemal'in Yeri Karaköy'ün Haliç'e bakan yüzünde salaş, küçük, şirin bir balıkçı balıkçı. 
Meze sırasında, nefis bir köpoğlu (9/10) yedik; ilk lokma kibar kibar tabağıma aldığımdı, sonrasında ekmekle girdim/daldım. Gerçekten şahaneydi. Lakerda, patlıcan salatası, haydari, kaya koruğu, kalamar, hamsi, helva, meyve aldık. Hesap beklediğimiz gibiydi; bir yetmişlik ve bir otuz beşlik ile birlikte 350 TL geldi. 
Balıkçı Kemal'in YeriBalıkçı Kemal'in Yeri

Balıkçı Kemal'in YeriBalıkçı Kemal'in Yeri

Balıkçı Kemal'in YeriBalıkçı Kemal'in Yeri
Gece boyunca yüksek sesle, birbirimizi sustura sustura konuştuk; ara ara da etrafımıza baktık, diğer masaları rahatsız ettik mi diye. Yalnızca biz değildik yüksek sesle konuşan, herkes öyleydi; ancak kimse rahatsız olmuyordu. 
Kız kıza, erkek erkeğe rahatça oturan masalar vardı. Tabii bir de kızlı erkekli. -Yapmayın diyoruz, dinlemiyorlar.
İlk adımımızdan son adımımıza kadar mezelerinden ortamına kadar her şeyinden büyük keyif aldığımız Balıkçı Kemal'in Yeri'ni tavsiye ederim. Salaş meyhane arıyorsanız, işte burası.
***
Balıkçı Kemal'in Yeri'ne rezervasyon yaptırmak için: 0535 944 11 50
http://www.balikcikemal.com/

1 Yorum

Perşembe, Kasım 19, 2015

Harika bir Cumartesi planı: Samatya Sahaf ve Ali Haydar İkinci Bahar

Size harika bir Cumartesi planı!

İstanbul'da yaşıyorsanız, hafta içi trafikten, sabırsız soförlerden, beton evlerden, plastik tabelalardan sıkıldıysanız: atın kendinizi Samatya'ya. Şimdi diyeceksiniz ki Samatya eskisi gibi mi? Tabi ki değil, Tüm semtler kirlendi, önceliği gayrimüslimlerin semtlerine verdiler. Ama bazı yerler var ki, hala kitap, rakı kokuyor, renkli, sohbet edilesi güzel insanların olduğu.
Samatya

Bunlardan birisi: Samatya Sahaf:

Devrim Tarım, Anadolu'nun sahip olduğu tüm dillerde kitaplar topluyor, çoğunu okuyor, Samatya'da satıyor. Kitaplarını sahip olduğu Samatya Sahaf'a taşıma hikayesi; Gezi'ye katılması nedeniyle memuriyetten atılması ile başlamış. 
Çikolata seçer gibi kitap seçmediğinizi biliyorum; biraz inceliyor, hatta biraz okuyorsunuz. En çok da kitapçıyla konuşmayı seviyorsunuz. Görme engelli, ODTÜ mezunu ve 5 dil bilen bir sahafla sohbet etmek isteyeceğinizi düşünüyorum. İşte burası tam size göre. 
Samatya Sahaf
Devrim Tarım'ın dolayısıyla Samatya Sahaf'ın nefis de bir mottosu var: Anadilinde oku! Boşnakça, Kürtçe, Rumca; her neyse!
Zaman zaman yazar-okur buluşması da yapan Samatya Sahaf'ı takip etmek için: Facebook Sayfası 
** 

Samatya'ya gelmek için başka bir neden: Ali Haydar İkinci Bahar:

Yıllar evvel yayınlanan ama her bölümünü hatırladığımız İkinci Bahar'ın çekildiği restoran. Fotoğraflarla, merdivenlerle, muhabbet kuşlarıyla, ötesi sahibi Ali Haydar Usta'yla kendinizi dizinin içine girmiş gibi hissedeceksiniz. 
Ali Haydar İkinci Bahar
Çağırın arkadaşlarınızı, koyun rakılarınızı; başlayın lezzetli bir sohbete. Fıstıklı kebabı es geçmeden karışık kebap alın bence. Bir de maş fasulyesi (ay bildiğin börülce). Mekan 12'de kapanıyor, fasıl ise masanıza azıcık uğruyor. Yemek ve sohbet için nefis bir yer. 
***
İşte sahafla başlayan, rakıyla sonlanan nefis bir Cumartesi planı yaptım size. Kitapları, rakıyı, İstanbul'u, renkleri seviyoruz. İstanbul'da yaşıyoruz madem, İstanbul'u yaşayalım.
***
Samatya Sahaf bilgi için kaynak : Bitchcraft ve Cetoyezedo
Adres: Marmara Cd 82/A (Surp Keork Ermeni Kilisesi Karşısı) Samatya Fatih / 0507 116 2321
Ali Haydar İkindi Bahar: Kocamustafapaşa Mh Gümüş Yüksük Sk No:6 Samatya Fatih / 0212 584 2162


Yorum Yok

Çarşamba, Kasım 18, 2015

Sokak Sokak Yeldeğirmeni

Konsept kafe, konsept pub, tiyatro salonları, etkinlik alanları,vb derken canlı Kadıköy'ün daha da canlandığını daha önce yazmıştım. Her çeşit saç rengi sokakta fellik fellik gezerken bizim evde oturmamız mümkün mü! 
Kadıköy'ü sokak sokak, cadde cadde bilirim/z. Kadıköy çocuğuyuz sonuçta. Kadıköy'ü severiz, sayarız. Sevilmeyecek gibi değil ki. İnsanları, sokakları, renkleri... Hele ki  Muralist Festivali.
***

Sokak Sokak Yeldeğirmeni

Son zamanlarda o kadar çok Yeldeğirmeni rehberi yazısı okudum ki, eksik kalmayayım dedim. Sevdiğim, beğendiğim bi'kaç yeri yazmak istedim. Ancak bunları yazmam, diğerlerini sevmediğim anlamına gelmiyor. Hele ki siz bu mekanlara otururken diğerlerini kaçırmayın. Kendi deneyimlerinizi yaşayın. Her geçen gün Yeldeğirmeni bir mekan daha kazanıyor. Kaçırmamak, haksızlık da etmemek lazım. 

Bizim Kitap Kafe

İçeri girer girmez raflarca kitap sizi karşılıyor. Nereye bakacağınızı şaşırdığınız sakin sessiz bir koridordan geçiyorsunuz. Ardından yemyeşil bir bahçe. Alın bilgisayarınızı, kendinize bir kahve söyleyin ve bu bahçede çalışın. Ya da rafta gözünüze takılan bir kitap seçin ve başlayın kitabın içine girmeye.
Bizim Kitap KafeBizim Kitap Kafe

Bizim Kitap Kafe

Benazio

Cheesecake sevmem, dediğimden utandıran yer. Ne alırsınız, diye sorduklarında ne tavsiye edersiniz, diye sorarım mutlaka. İlla ki daha iyi yaptıkları bi' şeyler vardır. Hah, işte Benazio'nunki çikolatalı cheesecake'i. Havuçlu kek, browninin hakkını yemek istemem ama deneyin derim.  
BenazioBenazio

BenazioBenazio

Sanco Panza

Sancho Panza, Yeldeğirmeni'ndeki diğer kafeler gibi küçücük fıçıcık bir mekan. Ayrıca bu mahallenin ruhuna uygun rengarenk. Kahve ve çayın dışında mantarlı wrap yedik, yemelere doyamadık. 
Sanco PanzaSanco Panza

Sanco PanzaSanco Panza
Yeldeğirmeni'nde neredeyse her gün yeni bir mekan açılıyor. Yetişmek mümkün değil. Beğendiğim yerleri zaman zaman eklemeye çalışacağım. 

*Bu yazıyı yazmaya çok evvelden karar vermiştim ve o zaman AH3AP liste başıydı. Gel zaman, git zaman bizim gibi Kadıköylü (ya da Kadıköycü)lerin akın etmesi ile şişen mal sahibi mekan sahibine dar etmiş ve göçe zorlamış.
Yorum Yok

Çarşamba, Ağustos 26, 2015

Boğaz'ın Üstünde Bir Meyhane: Kandillili Suna'nın Yeri

Sıfır Pazartesi Sendromu

Yaz başlayıp hemen bitiverirken diğer herkes gibi izinlerimi gözden geçirdim. Bu yıl, diğer yılların aksine bir haftalık bloklar halinde izin almak yerinde, iznimi bölüp her hafta başında (Pazartesi kesin olmak üzere bazen Salı da dahil) rahat ettim. Böylelikle işlerimi aksatmadığım gibi, her hafta bir yerlere gidiyorum (en kötü ihtimalle deniz kenarına gidip sere serpe kitap okuyorum) ve farklı arkadaşlarıma zaman ayırabiliyorum. Yaz boyu sıfır Pazartesi Sendromu.
İşte bu Pazartesilerden bir Pazartesi yağmur yakamızı bırakmadı ve biz de ani bir manevra ile Kandillili Suna'nın Yeri'ne gitmeye karar verdik. Başladık öğlen rakısına. 
Gündemden hiç bahsetmeyeceğiz sözümüze bağlı kalarak; kitaplardan, eskilerden, bizden, sizden bahsettik. 
Kandillili Suna'nın Yeri
Bir-iki derken cami dibinde olduğu için (şişe ile gelmiyor) mavi kadehte gelen rakının ucunu kaçırdık. Son tahlilde kendimizi Kandilli İskelesine gelen-giden teknelerden birinde bulduk. 1 saat kiraladık, biraz bira aldık. Boğaz'da bağıra bağıra şarkı söyledik. Öğlen rakısını doğum günü kutlaması ile tamamladık. 
Kandillili Suna'nın Yeri

Boğaz'ın Üstünde Bir Meyhane

Şişe yerine kadeh gelmesi nedeniyle fiyatın yüksek olacağını düşünmüştüm; ama Suna'nın Yeri fiyat/performans dengesi gayet iyi. Kendimizi tekneye attığımız için yemek yiyecek vaktimiz olmadı, ama mezelerin hepsinden aldık. Özellikle yemenizi önerebileceğim bir meze yok. 
Kandillili Suna'nın Yeri
Suna'nın Yeri'ni öne çıkaran yanı içten ve tatlı dilli çalışanları ve Boğaz'ın hemen üstünde olmanız.
Karanlık çökünce de güzel bir boğaz manzarası sizi karşılıyor olsa da, gün batımını burada karşılamanızı öneririm.

*Fotoğraflar için tenk yuu sayın Zomato kullanıcıları. 

Kandilli Suna'nın Yeri'ne rezervasyon yaptırmak için: (0216) 308 4512

Yorum Yok

Perşembe, Mayıs 28, 2015

Balıklar da Rakı ve Manzara Seviyor: Del-Mare Ristorante

Gün geçmiyor ki, aklıma bir meyhane takılmasın. Bu kez bir meyhaneden öte alkollü restoran dememiz daha doğru olacak sanki.

Balıklar da Rakı ve Manzara Seviyor: Del-Mare Ristorante

Del-Mare Ristorante çok uzun süredir gitmek istediğimiz, ancak tadilat, sezon gibi engellerle ötelediğimiz bir keşifti. Ötelememiz iyi bir tesadüf de olmuş aslında: çünkü o şahane manzarayı içerde oturarak heba edemezdik. (Bütün gece manzaraya baktığımızı sanmayın, konulara, anılara, dedikoduya o kadar çok dalmışız ki, yavaş yavaş yedik ve yine mekanı biz kapattık.)
Rakı
Öncelikle şunu yazmalıyım, Del-Mare tam bir deniz ürünleri restoranı. Evet belki Egedeki kadar geniş bir ot/sebze çeşitliliği yok ama ot/sebze mezeleri de küçümsenemeyecek kadar şahane.
"Tüm mezeleri deneyelim" ekibi olarak en çok zeytinyağlı enginarı(9/10) beğendik. Deniz börülcesi(8/10), ahtapot salatası(8/10), levrek marine'nin(9/10) hakkını da yemeyelim. Ben levrek marine'ye gömüldüm. Ara sıcak için ahtapot gayet iyi fikir. Biz biraz şımarıklıkla kendimize ızgara mantar bile yaptırdık. Yemeğe çok yer kalmadı, yine de devam ettik.
Del-Mare RistoranteDel-Mare Ristorante

Del-Mare RistoranteDel-Mare Ristorante
Beylerbeyi-Çengelköy-Kuleli hattında denemediğimiz alkollü restoran kaldı mı bilmiyorum. Vakit oldukça diğerlerini de yazmak isterim. Bu hatta yeniden gitmek isterim diyebileceğim yerlerden birisi Del-Mare Ristorante.
***
Del-Mare Ristorante şahane manzarasının yanında şarap tercih edilebilecek nefis bir yer. Siz bize bakmayın. Balıklar rakı çok seviyor ne yapalım!
Biri çıkıp size "Utku yanlış biliyor, rakı mekanı değil bu, meze mekanı değil bu, meyhane değil bu" derse cevabım şudur: "Bu benim suçum."  
***
Del-Mare Ristorante iletişim bilgileri için şurdan buyrun.



1 Yorum