Saglik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saglik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Nisan 17, 2017

Kişisel Bakımda #SıfırÇöp: Yıkanabilir Ped

#SıfırÇöp mevzusuna boğmaya devam etmek için biraz da özel meselelere giriş yapmak isterim. Konuşulmasının ayıp olmadığını, kullanıp atmanın ayıp olduğunu düşünüyorum, ona göre. 

Sıfır Çöp Adım 9: Kullan-at Pedden Kurtul

Regl olmaya başladığımdan bu yana marketten aldığım, en kalitelisi olduğunu düşündüğüm marka kullan-at pedi kullandım. Memnuniyetsiz değildim; ama rahim ağzı kanseri, koku, mantar vs korkular nedeniyle organik pamuklu bir pede geçmek istedim. Kullandığım organik pamuklu kullan-at ped çok daha fazla pahalıydı, ayrıca her yerde bulunmuyordu; ama İnternet'ten alıp stokluyordum. Organik pamuk kullan-at pedden de memnuniyetsiz değildim; ama bir pedin 200 yıl doğada çözünmediği öğrenince yıkanabilir pedleri araştırmaya başladım. 
NeoComfort, normal boy ped
İki markadan bana daha çok güven verdiği için NeoComfort markasını tercih ettim. Birkaç ay, dolayısıyla birkaç dönem, yoğun olmayan zamanlarda kullanarak alışmaya çalıştım. Sonra şu zamana kadar vücuduma yazık ettiğimi düşünmeye başladım ve tamamen yıkanabilir pedlere geçtim. Hala daha çantamda/ofisimde bir tane yedeklesem de, elim hiç gitmiyor.
NeoComfort markasının pedleri (ki diğerleri de böyledir) teninize değdiği pamuk ağartıcı kullanılmayan bir pamuk olduğu için, teninize hiç zarar vermiyor. Yumuşak olması nedeniyle ped kullandığınızı unutturuyor. Plastik olmadığı için hava alıyor ve koku yapmıyor. Kullan-at pedlere göre emiciliği daha yüksek. Bir regl dönemi içinde daha az ped kullanıyorum. Hiç taşırmadı.

Yıkanabilir Ped Nasıl Yıkanır?

Gün içinde kullandığım pedleri, akşam leke kalmaması için soğuk suda bekletiyorum ve ardından makinede yıkıyorum. Bildiğiniz gibi, leke zaman ve sıcaklıkla kalır. Zaman geçirmeden soğuk suda beklettiğim için, leke kalmıyor. Kalsa da önemli değil; çünkü leke kir değildir. 
Daha önce saç temizleyici (şampuan), sıvı el sabunu ve çamaşır temizleyici (çamaşır makinesi deterjanı) olarak kullandığım sabun cevizinden bahsetmiştim. Yıkanabilir pedler için de sabun cevizi kullanıyorum. Temizlik ve yumuşaklık konusunda sorun yaşamıyorum. 
Elbette önemli not: Regl dönemim, tanıdığım/gördüğüm en dakik şey. Gününü şaştığını çok az gördüm. Bana rahatsızlık vermez pek, sakince gider. Beni biraz sinirlendirir o kadar. Yakınım dışında kimse regl dönemin olduğuma ima eder cinsiyetçi tabirler kullanamaz. O kadar tatlıdır.
Sizin için tamamen geçiş zor olsa da, en azından kullan-at pedleri yarıya indirebilirsiniz.

Çok basit: 

  • NeoComfort satış sayfasına (aşağıda) uğra, yoğunluğuna göre normal ya da gece pedi al. Kullan-at pedlerden ister peyderpey, ister birdenbire kurtul. 
NeoComfort pedlerini satın almak için buraya uğrayın. Sonra geri gelin, bekliyorum.
Utku,

Diğer Sıfır Çöp yazıları:
Yorum Yok

Perşembe, Ocak 26, 2017

Metabolizmanızı Hızlandırmanın 8 Kolay Yolu

Metabolizma hızımız tamamen bizim kontrolümüz altında değil; fakat sağlıklı alışkanlıklar edinerek hızlandırmamızın birçok yolu var. İşte bunlardan birkaçı;

  • Güne Sağlıklı Bir Kahvaltıyla Başlayın

Uyurken metabolizma hızımız düşer ve biz yeniden yemek yiyene dek yeniden hızlanmaz. Bu yüzden kahvaltı metabolizmanınızı hızlandıran en önemli öğündür. Yapılan araştırmalar da bunu kanıtlar nitelikte. Kahvaltı yapan kişilerin kilo verme oranı yapmayanlara göre daha fazla.

  • Yüksek Yoğunluklu Egzersiz Yapın

Egzersiz rutininize yüksek yoğunluklu antrenmanlar eklemeniz, metabolizmanızı hızlandırdığı için daha fazla yağ yakmanıza yardımcı olabilir. HIIT antrenmanları metabolizma hızınızı yükselttiği için  antrenman sonrasında bile yağ yakmanıza yardım eder.

  • Ayağa Kalkın

Uzun süre oturmak sağlığınıza zararlıdır ve daha az kalori harcamanıza da sebep olur. Oturarak yaptığınız bir işiniz varsa, düzenli olarak ayağa kalkın veya masanızın etrafında ayakta zaman geçirin. İlave olarak metabolizmanızı hızlandırmak için arabanızı uzağa park etmeyi ya da  asansör yerine merdivenleri kullanmayı da denebilirsiniz.

  • Acı Biber Yiyin

Bibere acı tadını veren kapsaisin aynı zamanda metabolizmanızın hızlanmasını da sağlayabiliyor. Yapılan araştırmalara göre, bir yemek kaşığı acı biber yemek vücut ısınızı yükseltiyor. Fakat bu iddialı miktarı herkesin tüketebilmesi mümkün değil; mide rahatsızlıklarınız varsa dikkatli olmakta fayda var. 

  • Kahve ya da Yeşil Çay İçin

Kafein, merkezi sinir sistemini doğrudan uyaran bir özelliğe sahiptir. Kahve ya da yeşil çay içmek sizi uyandırmanın yanı sıra metabolizmanızı önemli ölçüde arttırır, kilo vermenize ve kilonuzu korumanıza yardımcı olur. 

  • Az ve Sık Öğünler Yiyin

Kilo vermek istiyorsanız tüm gün yemek yemek belki mantıksız gibi gelebilir; fakat gün içerisinde 3 büyük ana öğün tüketmek yerine 5-6 küçük öğün metabolizmanızın 7/24 çalışmasına yardımcı olur. Bu sayede porsiyon kontrolü sağlayarak fazla yemenin de önüne geçmiş olursunuz.

  • Her Öğününüze Protein Ekleyin

Proteinin sindirimi diğer besinlere göre daha uzun sürer ve daha fazla enerji gerektirir. Bu da metabolizmanının hızlanmasını sağlar. Her öğünde yağ, karbonhidrat ve protein üçlüsünü yiyerek dengeli bir öğün oluştursanız, metabolizmanızın ideal biçimde çalışmasını sağlar.

  • Yeteri Kadar Uyuyun

Uykusuzluk obezite riskini yükselten başlıca sebeplerden biridir. Bu da uyku eksikliğinin metabolizma üzerinde negatif etkileri olabileceğini gösteriyor. Ayrıca uykusuzluğun yaktığınız kalori miktarını düşürdüğünü ve insülin direncinizi yükselttiğini söyleyebiliriz. Ne kadar az uyuyorsanız o kadar çok stres altında olursunuz. Yapılan araştırmalara göre uzun süreli stres kilo almanıza sebep olabiliyor.

Yazı www.happinessly.net'ten alınmıştır. 

Yorum Yok

Perşembe, Kasım 24, 2016

Sensin Çöp!

Üzüm bağlarının arasında gezinirken bu verimli toprakları ne kadar heba ettiğimizi düşünürüm hep. Sadece üzümden bile yapılabilecek bir sürü şey varken, neden kendimizi sınırlandırdığımızı, kolaya kaçtığımızı, zora ulaştığımızı hiç anlamam. Üzüm, çekirdeğinden filizine, toprağa düşmüş tanesinden yaprağına kadar faydalı ve dolu dolu bir meyvedir. Portakal neden olmasın; elma, ayva,..

Arta Kalanlar Çöp Değildir

Portakal kabuğu çöp değildir; reçel yapabilirsiniz.
Kiraz sapı çöp değildir; kurutup çayını yapabilirsiniz.
Elma kabuğu çöp değildir; suya atıp sirke yapabilirsiniz.
Meyve kabuklarını 100 derecede fırına 20 dk atmanız yeterli
Maydanoz sapı çöp değildir; kurutup nane gibi yemeklerde kullanabilirsiniz.
Limon çekirdeği çöp değildir. Toprağa ekilip yeni bir fidan vermesini sağlayabilirsiniz.
Sökülen çorabınız çöp değildir. Dikebilir ve sökülüp dikilmiş bir çorap yapabilirsiniz. 
Giymediğiniz ayakkabınız çöp değildir; bağcığını değiştirebilir ve giyilen ayakkabı yapabilirsiniz.
Giymediğiniz kazağınız çöp değildir. Temiz olmasına göre kazağı olmayan birisine verip, giyilen kazak yapabilirsiniz.
Giymediğiniz tişörtünüz çöp değildir; şeritler halinde kesip organizör sepet yapabilirsiniz.
Giymediğiniz pijamanız çöp değildir; temizlik bezi yapabilirsiniz.
Eski telefonunuz çöp değildir; ki büyük ihtimalle geçen yıl aldınız.
Kızartma yağınız çöp değildir; başka bir yağa dönüştürülebilir. (Belediyeler belirli toplanma yerlerinden alırlar) ya da kandil yağı yapın. 
Yumurta kabuğu çöp değildir; kompost yapabilirsiniz.
Eski bisikletiniz çöp değildir; bisikleti olmayan bir çocuğun yeni bisikleti olabilir.
Okuduğunuz kitaplar çöp değildir; hele ki korkunuzdan çöp kutusuna bıraktığınız siyasi kitaplar hiç değildir. Korkmayanın, onu okumamış olanın kitabı olsun.
Naylon poşet çöp değildir; hiç olmaması gerekendir. Alışverişlerinizde "Naylon Poşet kullanmıyorum" diyerek yeni plastiklerin üretilmesini engelleyebilirsiniz.
Plastik Poşete Hayır De!
Mavi kapak toplarken attığınız su şişesi çöp değildir; sosyal sorumluluğa katkıda bulunduğunuzu düşünürken, yeni bir plastiğin doğada kaybolmasını umut etmeyin. 
***
En çok da meyve çekirdekleri çöp değildir. Mesela iğde çekirdeği. Toprağa ekiyorsun, iki hafta olmadan filiz veriyor. Ağacı su istemiyor. Birikmiş azotu kullanıyor. Erozyonla ve toprak kayması ile mücadele ediyor. Kendi kendine büyüyor. Baharları çiçekleri mis gibi koku salıyor. Yazları düşük kalorili ve lezzetli meyve veriyor. Dalları yıllar yılı inançları destekliyor. İğde yiyin, çekirdeklerini doğaya salın. Kurda, kuşa, aşa...
***
Senin çöp dediğin bir başkasının ihtiyacı olabilir; doğanın ise olmayabilir. 
Bir bulaşık daha az olsun diye kullandığın plastik bardak doğada 1000 (bin) yılda yok oluyor. Elbette bu bir varsayım; çünkü ilk plastik 19. yüzyılın ortasında bulundu, 200 yıl önce bile değil. Yani ilk plastik bile henüz yok olmadı. Bir iz bırakmak istiyorsan; doğa iyi bir başlangıç değil. 
Çöp, doğada kaybolmasını beklediğimiz organik ve inorganik maddelerse eğer, o zaman sen de çöpsün.

Dedim ya sensin çöp!
Utku,
Yorum Yok

Salı, Kasım 22, 2016

Beslenme Kültürü ve Kilo Kontrolü Üzerine

Geçtiğimiz hafta yeni bir diyetisyene başlayan bir arkadaşımla daha, diyet programını konuşurken, üç-beş taktik alır mıyım diye ağzım açık dinliyordum. Herkesin diyetinin kendine olduğunu biliyorum da, yok işte ne bileyim: Pekmezle yoğurt yenmez, kalsiyum demir emilimini azaltır; muzun üzerine dökülen tarçın kan şekerinin bir anda yükselmesini engeller; yulaf uzun süre tok tutar taktiklerine bayılıyorum; ama bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor. Endüstrinin her noktasında olduğu gibi gıdada da bir "trend" olduğunu ve beslenme uzmanlarının bu trendlere fena halde takip ettiğini biliyorum; dolayısıyla da sorguluyorum.

Beslenme ve Trendler

Yeni trend: avokado ve yumurta ikilisi
Bir anda mangolu yulaf ezmesi, avokadolu yumurta ve bal kabağı çorbası diyet listelerine girmeye başladı. Yakın lokasyonda üretilen, mevsiminde tüketilen taze meyve-sebze konusunda "Ama içinde çok şeker var" diyerek tu kaka demeyeceğim; ancak anladığım kadarıyla bir haftada kilo verdiren şok diyetlerin yerini bir sonraki trende kadar bu diyetler aldı ve bu esnada Dünya yulaf rezervini yok edeceğiz.
Avokado, yulaf ezmesi, mango, Hindistan cevizi yemeyelim demiyorum da; iki günlük heves uğruna küresel ısınmaya katkıda bulunmayalım.

Utku'dan Şok Edici Diyet

Size diyet sırrımı veriyorum. Alın kağıdı kalemi /telefonu S-peni elinize: 
  • Size (Coğrafyanıza) en yakın meyve-sebzeyi mevsiminde tüketin. Bu kadar. 
Ay n'olur "Ama sen zayıfsın zaten" klişesine girmeyin. Ben zeytinyağının eksik olmadığı bir mutfaktan geliyorum. Tabağımdakileri yemediğim için makarna konulmadı önüme, gerekirse aç kalktım masadan. Meyve-sebzenin mevsimini bilirim, mevsimi geçince kurusunu tüketirim. Son bir yılda satın aldığım ambalajlı gıda sayısı sayılabilecek kadar az.
Üstelik ben de her genç gibi önce yeme özgürlüğümü ilan ettiğim lise yıllarımda, ardından evden ayrıldığım üniversite yıllarımda normalin üzerinde kilo almıştım. Şimdilerde istediğim saatte, istediğim yemeği, istediğim kadar yiyorum. Kendimi de hiç kötü hissetmiyorum.

Beslenme Kültürü Evden Gelir

Beslenme kültürü de aynı kitap kültürü gibi öncelikle çocukluktan gelir. (Burada özenle aile dememeye çalıştım. Bizim gibi anaerkilden bozma ataerkil toplumlarda aile kültür için öncelik olsa da; okul, sokak, görsel, işitsel, yazılı, şimdi de sosyal medyanın katkısı yadsınamaz.) Çocuk, gençlik ve ilk gençlik döneminde kendi kararlarını almaya çabalayıp yönünü şaşırsa da, mutlaka yetişkinlikten itibaren çocukluğun mutfağına dönüyor.
En sevdiğim fotoğraflardan
Şu anda attığınız her sağlam adımın gelecek için de olduğunu unutmayın. Günlük hayata yerleşmemiş her davranış bir gün havada kalmaya mahkumdur. Küçük bir değişiklikte bozulacak düzen, gelip geçici bir çözümdür. Bu noktada sürekli (zorlanarak) diyet yapan bir beslenme uzmanı olabileceğine inanmıyorum; o ancak kilo vermenizi sağlayan birisi olabilir. Diyetinizi bozduğunuzda daha fazla kilo alacağınızdan eminim; sigarayı bırakıp yeniden başlayanların daha çok içtiği gibi. Bu arada çocuğunuzun da beslenme alışkanlığınızın da böyle olacağını belirtmeme gerek yok sanırım.

Beslenme konusunda gerçekçi, ayakları yere basan ve "bugün olan ve yarın muhtemelen olmayacak" beslenme trendlerinden ve dünde kalma konusunda ısrardan uzak önerileri ile en çok beğendiklerimden Dr. Ender Saraç'ı takibi tavsiye ederim. 


"Gideyim de evde ne bulduysam koyduğum granolalı ara öğünümü yiyeyim"

Utku;

NOT: Yazı bilimsel bir yazı değildir; zaten böyle bir yazı haddim de değildir. Yalnızca kendi hayatım da dahil olmak üzere farklı cinsiyet, farklı ekonomik seviye ve farklı mutfaklar gibi örneklere dayandırarak gözlemdir. Bazı yerleri çok soğuk yazdım; çünkü kendileri burgerleri höpletirken, sevmediği halde kereviz çorbası içenler hakkında bık bık konuşanlara gıcık oluyorum.
 http://www.renkikindileri.com/search/label/Saglik

Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 17, 2016

Meme Kanserine Karşı Deodorant Yapıyoruz

Yok bulaşık makinesi deterjanı, yok makyaj temizleyici, yok saç kremi derken; çok uzun yıllardır kullandığım, memnun kaldığım ve kendim yapmaya başladığım bir üründen bahsedeyim: Krem Deodorant

Evde Krem Deodorant Yapımı ve Kullanımı

Koyu losyon kıvamında olduğu için kullanımı zor gibi görünse de, yaz aylarında bile günlük ihtiyacı karşıladığı için uzun vadede çok pratik. Temiz cilde küçük parça sürdüğünüzde, tüm gün tutuyor. Koku, ıslaklık ve renk yapmıyor. 

Malzemeler:

  • 3 ölçü mısır nişastası (Nem emer)
  • 1 ölçü karbonat (Kötü koku giderir)
  • 1 ölçü çay ağacı yağı (Mikrobu önler)
  • 3 ölçü Hindistan cevizi yağı (Kıvamı tutana kadar ekliyorum aslında)

Yapılışı:

Toz ve sıvı halde bulunan tüm malzemeyi homojen hale gelene kadar karıştırın. Bu karışımı kapaklı cam bir kavanoza koyun. Bu kadar. 

Hindistan cevizi yağı 24 derece sıcaklığın altında katı hale geçtiği için, katı haldeki yağı benmari usulü eriterek sıvı hale getirebilirsiniz.

Küçük not: Malzemelere limon yağını eklerseniz, hem hafif bir hoş koku verirsiniz, hem cildinize renk dengesi sağlarsınız (limon renk açar), hem de tüyleri zayıflatırsınız. 

Malzemeler nereden alınır?

Tüm malzemeleri aktar, bakkal/market ve sanal (İnternet) marketlerden alabilirsiniz. 

Meme Kanserine Karşı Savaşı Biz Kazanacağız

N'apıyoruz? Ozon tabakasını delmiyoruz! Doğada uzun yıllar yok olmayan maddeleri hayatımızdan çıkarıyoruz. Meme kanseri ile savaşıyoruz. Kim demiş, savaşın kazananı olmaz diye. Olur, biz kazanacağız!

Sevgiler,
Utku


*Ölçü derken 3 çay kaşığı mısır nişastası ekliyorsanız, 1 çay kaşığı karbonat ekleyin. Ben küçük ölçüler kullanıp sıklıkla yapmayı tercih ediyorum; ancak ev ortamında bir yıl bozulmadan saklayabilirsiniz.
*Kıyafetlerinizde renk yapmıyor. Yaparsa da yıkanınca geçiyor. 
Yorum Yok

Perşembe, Eylül 29, 2016

Evde Yoğurt Yapmak Çok Kolay

Yıllarca bize zorla inek süt içiren karanlığa lanet olsun. Süt iyi hoş da, o kaymağı yok mu! Az kavga nedeni değil. Kaymaklı inek sütü ve yitip giden çocukluğum.
Müzikli not: Bu yazıyı yazarken Beirut dinledim. Siz de buyurun.

Kendisinin Uzun Ömrünü Sizin Ömrünüzden Çalan Süt

Kutu süt, açıkta satılan sütler gibi değil; yağı olmadığı için kaymağı da yok. Zaten süt de değil. Beyaz su. Zevkim için içtim yıllarca. Aylarca bozulmadan duran bir şey ne kadar sağlıklı olabilir ki? Sağlıklı(!), uzun ömürlü kutu süt reklamı için Derya Baykal ile çalışmışlardı, unutmuyorum. O günden bu yana kendisine küsüm. 

Süt Yerine Ayran

Bu asıl sağlıklı olan fermente edilen süttür beyanından (beyanatından) sonra ayrana kanım kaynamaya başladı. Zaten İstanbul'da sütü en az iki, çoğunlukla üç litre birden ve kat karşılığı sattıkları için her damlasını kullanmaya çabalıyorum. 
"Süt yerine ayran" hakkında güzel bir yazı ve derleme için buraya bir bakın.

Evde Yoğurt Yapmak Çok Kolay

Bizim çekirdek ailede yoğurttan sorumlu aile bakanı babam olduğu için önceliği onun yöntemine vermiştik. Sonra baktım ki şehirli kadınlar daha taktiksel, daha pratik yaşıyor. Annemin yöntemi daha cazip geldi.

Malzemeler: 

  • 1 litre ılık süt (Ne kadar ılık? Bebeği yıkadığımız su sıcaklığı kadar ılık. Bu tabir anneme ait. Annem benim birkaç bebek büyüttüğümü sanıyordu sanırım.)
  • 1 yemek kaşığı yoğurt (mayalık)
  • 1 litrelik cam kavanoz 
  • Battaniye (Babama göre)
  • Fırın (Anneme göre)
Öncelikle 1 yemek kaşığı mayalık yoğurdu sütün küçük bir kısmı ile cam kavanoz içinde homojen hale getirin. Sonra geriye kalan sütü ekleyip karıştırın. Cam kavanozu kapağını hava almayacak şekilde kapatın. Bu ağzı kapalı cam kavanozu...
Hikayenin devamı - Babama göre:
...bir battaniyeye sarın...
Hikayenin devamı - Anneme göre:
...Fırını çalıştırmadan içine koyun...
Ortam sıcaklığına göre değişse de yaklaşık 5-6 saatte tutacaktır.

Meyveli soda dahil gazlı içecekler içmediğim için alternatif soğuk bir içecek arıyordum. Milli içeceğimiz ayran pek iyi geldi. Kendime bir de taşımanın kolay olması için katlanabilir şişem de var:

Bu akşam ayranlar sizin için,
Utku
1 Yorum

Pazartesi, Eylül 12, 2016

Dünya Çay İçsin!

Dünya Çay İçsin!

Çayın her türlüsünü seviyorum. Dakikalarca demlikte demleneni de, süt karıştıralanı da, tütsüleneni de. Yediğim meyvelerin yemediğim kısımlarını (kabuk, çekirdek, sap) güneşte kurutup sıcak suyun içine atıp demleyerek her meyve ve sebzeyi sonuna kadar kullandığımı daha önce şurada yazmıştım.
Çaya olan sevgim, beni Evren Elif Akçakaya'nın Çay Workshopuna koşar adım götürdü. Çay Workshopu hakkında da burada yazmıştım. 
Hali hazırda takip ettiğim www.cayaski.com'u Evren Elif Akçakaya ile tanışmamdan sonra daha bir yakından takip eder oldum. Geçtiğimiz ay yayınladığı yazısını da böylece gördüm: Tea Swap Nedir? Yaşasın Paylaşılan Çaylar!
 https://www.instagram.com/explore/tags/teaswap/

Tea Swap Hakkında

Dünya çayları Instagram üzerinden #teaswap, #teaswapping, #snailmail, #swap etiketleriyle paylaşıyorsunuz. Paylaştığınız çaylarınıza değiş tokuş talebi geliyor ya da bu talebi siz yapıyorsunuz. Sonra da paylaştığınız çayları yolculuğa hazırlanıyorsunuz. 
Uzun yola çıkacağı için poşet çay göndermek daha iyi olacak gibi. Çaylarınıza ek olarak kartlar, notlar ekleyebilirsiniz. Etiketlere bakarak örnekleri inceleyebilirsiniz. 

Dünya gün geçtikçe küçülürken, sadece kendi bardağımıza çay koymamız bize yetemezdi, acilen çayımızı paylaşmalıydık. Bu değiş tokuş kilometrelerce uzağa ulaşmanızı sağlayacak. 

Instagram etiketleri: #teaswap, #teaswapping, #snailmail, #swap

Yazıyı yazarken çaysayan Utku

Güzel not: Bayramınızı birlikte çay içmekten mutlu olduklarınızla geçirmeniz dileklerimle, mutlu bayramlar..
Yorum Yok

Pazartesi, Ağustos 22, 2016

Evde Çikolatalı Dudak Nemlendiricimi Yaptım!

Evde Çikolatalı Dudak Nemlendiricimi Yaptım!

Deniz tuzu spreyi, krem deodorant, el kremi, sinek kovucu,vs derken iyiden iyiye kendi markamı oluşturdum. Eş-dost derken birkaç müşterim oldu bile. Tek sorun amme hizmeti yapıyor olmam.

Bu nemlendiriciyi yaklaşık 1 ay önce hazırladım ve Ağustos boyunca benimleydi. Hafif ve pratik kabı ile yanımda taşıyorum. Çikolata kokusu ile kullanma isteği duyuyorum. Yine çikolatadan dolayı, hafif bir renk veriyor. Bal mumu sayesinde oda sıcaklığında katı ama yumuşak kalıyor.

Malzeme Listesi

  • 1 gram (rendelenmiş 2 çay kaşığı) bal mumu
  • 1 gram  (rendelenmiş 2 çay kaşığı) bitter çikolata
  • 4 çay kaşığı Hindistan cevizi yağı
  • 1 çay kaşığı zeytinyağı
Malzemeler
Yukarıdaki tüm malzemeyi benmari usulü karıştırın.

Benmari (Bain-marie) usulü ne demek? 

Malzemeleri koydunuz kabı, içinde sıcak su olan daha büyük bir kabın içine koyarak, sıcak suyun içinde malzemelerin erimesinin sağlanmasıdır. Malzemeler eriyecek ve karışması kolaylaşacak.
Benim benmari usulüm (Kolaycı şehirli kadın)
Tüm karışımı katılaşmadan katılaşmadan kaba koyun. Bunun için acele etmenize gerek de yok. Yaklaşık 1-2 dakikada katılaşıyor.

SONUÇ: Çikolata kokulu, hafif bir renk veren dudak nemlendiriciniz (lip balm) hazır. 

    Malzemeler nereden alınır? Fiyatları nedir?

    • Bal mumu
      • Bal mumu nereden alınır? Arıcılık ile uğraşan birilerini tanıyorsanız bu yolla tedarik etmenizi öneririm. Aktarlardan da alabilirsiniz. 
      • Gerçek bal mumunu nasıl anlarsınız? Bal mumundan biri parça ağzınıza atarsanız (bal peteğinden yapılıyor) dişinize yapışmaz, ayrıca koku ve tadı yoktur.
      • Bal mumunun fiyatı ne kadar? Ben yakın zamanda 250 gr bal mumunu 12,5 TL'ye aldım. -Almadım, aldırdım. ): 
    • Hindistan cevizi yağı
      • Hindistan cevizi nereden alınır? Tropikal bölgelere yaptığınız tatillerde alırsanız, daha güzelini bulabilirsiniz; ancak artık aktarlardan da kolaylıkla bulunabiliyor. 
      • Hindistan cevizinin fiyatı ne kadar? Farklı büyüklükte ve dolayısıyla fiyatlarda bulunabilir. Ben 150 ml Hindistan cevizini 48 TL'ye aldım. Hindistan cevizi en çok kullandığım yağlardan olduğu için büyük alıyorum.
    • Zeytinyağı
      • Zeytinyağı nereden alınır? Market, bakkal ve elbette deniz tatilinizden dönerken. Ayvalık'tan, Edremit'ten, Akhisar'dan,..
      • Gerçek zeytinyağını nasıl anlarsınız?Zeytinyağının gerçek olduğunu nasıl anlarım derseniz; imkanınız varsa numune için önce az alın, buzdolabına koyun. Dolaptan çıkardığınızda katılaşmış olmalı. Bu gerçek zeytinyağıdır. 
    • Bitter çikolata 
      • Bakkal. #EsnafımızınYanındayız
    • Kap
      • Gratis'ten aldım. Seyahat boyu kaplardan. Eski kutu ve kavanozlarınızı da kullanabilirsiniz.
    Tarif ve güvenilirlik için referansım: ZehirsizEv.com'dan: Tarif burada.


    "Etiketini okuyamıyorsan, o ürünü alma" diyen Utku;


     http://www.renkikindileri.com/search/label/Saglik

    Yorum Yok

    Pazartesi, Haziran 20, 2016

    Şehirde Bisiklet Çok Güzel

    İşe, okula bisikletle gitmeye başlayan şahane kadınlar var artık. Günün her saatinde onlara sokakta rastlamak mümkün, Eti Sarı Bisiklet gibi kampanyalarla daha motive oluyor, birbirlerinden destek alıyorlar. 
    "Eteğin açılır, topuklu ayakkabı ile kullanamazsın, iş kıyafetine yakışmaz" laflarına inat; şehirde bisiklet çok güzel. Yaşasın bisikletini yaşamının bir parçası yapmış kadınlar!
    Size, belki özendirir diye düşünerek süslü püslü bisiklet aksesuar örnekleri hazırladım.
    Şehir bisikleti denince akla ilk gelen aksesuar: 

    Elbette hasır sepet ve hasır sepete en çok yakışan: çiçek

       

    Balon da iyi fikir

    Bisikletin muhtelif yerlerine takılabilir: içecek tutacağı

      

    Havalı mı havalı: bisiklet zili

      

    En az bisiklet zili kadar havalı: renkli kask

    Bisikletin tekerine takılabilir: dantel veya neon ışıklar


      

    Eşyalarınızı saklayabileceğiniz: çantalar




      

    Bisikletlerde el boyaması. Bunun için Sharpie gibi kalemler var:



    Geçtiğimiz aylarda gittiğim Amsterdam'da yıllar sonra ilk kez bisiklet kullandım ve bisiklet kullanmanın unutulmasının mümkün olmadığını öğrenmiş oldum. Amsterdam'a oldukça yakın Zaanse Schans'a gittiğimizde bisiklet üzerine yapılan aksesuarları görünce koşarak İstanbul'a dönüp bisiklet almak istedim. Yolunuz düşerse, özellikle bisiklet zillerine bakmanızı öneririm.

    Sarı Bisiklet Instgram hesabı için:
    Güzel bisikletler demişken, İzmir'in kadınları kadar güzel olan Süslü Kadınlar Bisiklet Turu etkinliğine göz gezdirmenizi öneririm:



    Güzel bisikletlerin devamı için: 

    Yorum Yok