Sıfır Çöp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sıfır Çöp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ekim 05, 2017

Ekolojik Tarıma #SıfırÇöp 'ün Etkisi

Eve hibrit veya GDO tohum, kimyasal gübre ve ilaçlı gıda girmeyecek iddiamı yalnızca iyi beslenmek için sürdürmüyorum. Gıdanın politik bir duruş olduğu hepimizce aşikar. Ben yememeye direniyorum, direneceğim. İnanın, o hafta ekolojik bir elma bulamazsam, almıyorum. Yemezsem ölmem, yersem sürünürüm. 
İnsanlar delirmeye başladığımı düşünmeye başladı bile. Bense akıllandığımı düşünüyorum. Elmanın değerini biliyorum. Çekirdeğine, sapına, kabuğuna kadar. Damak tadım gelişti. Bir de çeşitlerine bakmaya başladım. Hangi elma hangi mevsimde çıkar, hangi bölgede yetişir, ana vatanı neresidir? Bir sürü güzel bilgi ile donanıyorum. Bu ilgimi bilen kişiler bana elma gönderiyorlar bazen. Şahane insanlarla tanışıyorum.
Geçtiğimiz hafta son karpuzlardan (yukardaki) aldık. Karpuzun kendisi küçük, çekirdekleri büyüktü. Tadı ise resmen bal gibi. Şekerli renkli su karpuzlara inat, nefisti.

Ekolojik Tarıma #SıfırÇöp 'ün Etkisi

Gıda için atalık tohum, zehirsiz gübre ve öldürmeden uzaklaştıran ilaç yeterli değil; toprak da, su da, hava da önemli. 
Geçenlerde öğrendim ki, domatesini yediğim, tohumuna rağmen gün be gün verimsizleşen bahçenin verimsizleşme nedeni yakınındaki üzüm bağlarına ilaç atılmasıymış. İlaç dediğimiz, hormon, zehir. 
Topraktaki tek zehir tarım ilaçları da değil elbette. Bildiğiniz gibi evdeki çöp de toprağa atılıyor ve dolayısıyla evdeki kimyasallar da toprağı zehirliyor, verimsizleştiriyor. 
Ekolojik tarım yalnızca tohum ve gübre ile olmaz. Plastik ve sentetikten uzak durmak da ekolojik tarımın olmazsa olmazı. Almadığınız plastik poşet, polyester tişört, suni deri ayakkabı, elma ağacının kurumasını, elmanın plastikleşmesini, elmayı yiyen çocuğunuzun zehirlenmesini önleyecek.
Ekolojik hayat bir bütündür; yediğiniz elmayı korumak için evden çöp de çıkarmamanız gerekecek; evden çöp çıkarmamak içinse, eve çöp olabilecekleri almamanız. Vazgeçmeniz gereken ilk malzeme ise kullan-at ürünler. İçtiğiniz kahve bardağı dönüşmediği için kahve ağacının zehirlenmesine neden oluyor.
*
Burada veganlığa bağlamayı isterdim; ama yapacak başka işlerim var. Bunu da başka zamana bırakayım. 
#SıfırÇöp hakkında ne kadar ciddiyim, bir kısmı burada.
Elmanıza, karpuzunuza sahip çıkın. 
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Eylül 14, 2017

Evden Daha Az Çöp Çıkarmak için Ne Yapılabilir?

Dünyada özellikle ABD'de nefis #SıfırÇöp uygulamaları yapan bloggerler var. Semt pazarına, markete bez torba, cam kavanoz, cam şişe ile gidiyorlar. Nohutunu cam kavanoza, birasını cam şişeye, karnabaharını bez torbaya koyuyorlar. Dişlerini Hindistan cevizi yağı ve bambu diş fırçası ile temizliyorlar. Saçları için kağıda sarılmış sabun kullanıyorlar. Meyve kabuklarını buzdolabında saklayıp, haftalık olarak kompost evine götürüyorlar. Evden koca bir senede yalnızca bir kavanoz atık, o da kağıt atık çıkarıyorlar. Hatta dört kişilik bir ailenin bile böyle bir hayatı var. Peki bu sistem Türkiye'de gerçekçi mi?
Takip edenlerin bildiği üzere zaten hali hazırda evden çıkarmamaya çalışıyorum; ancak bu süreç oldukça zor oldu. Çünkü Türkiye'de, özellikle de İstanbul'da, devlet, şehir hayatı, konu, komşu, vs çelme takmak için yarışıyor. Herhangi bir alışverişinizi atıksız yapmamanız mümkün değil. Nedenini tek kelime ile açıklayacağım: Mevzuat. 
Örneğin bakkala nohut almaya gideceksiniz. Ne kadar basit bir alışveriş değil mi? Nohutu ambalajsız ve etiketsiz alamazsınız. Öyle alıyorsanız, yasal bir alışveriş yapmıyorsunuz, demektir. Kredi kartı ile ödeme yapmanıza gerek yok, yazar kasadan çıkan fişe maruz kalıyorsunuz. Alışverişinizi tamamladıktan sonra plastik poşetlerden birine bu nohutunuz atılıyor. Basit bir alışverişte, bir ambalaj, bir etiket, bir plastik poşet ve bir yazar kasa fişiniz oldu, tebrikler. (Etiketi ayrı niye yazdım: geri dönüşümde kağıt ile plastik ayrı değerlendirilir) Peki zorunluluklar da dahil yaptıklarımızın sonucunda, bu ambalajlar ne yapıyor olabilir? İşte bunu:
Yukarıda bahsettiğim bloglar işe yaramaz değil; aksine motive edici ve gerçek. Yalnızca yerel değil. Satış mevzuatı farklı, yetiştirdiği meyve ve sebzeler farklı, yolları farklı, insanları farklı. Burada kendi yolumu referans alarak size kendi yolunuzu bulmanız için formülü aktarmaya çalışacağım

Evden daha az çöp çıkarmak için ne yapılabilir?

Öncelikle malzemeyi tanıyın. 

Organik ve inorganik maddeler nelerdir? Yumurta kabuğu ne kadar zamanda çözünür? Plastik ne kadar çözünür? Kağıt ne kadar zamanda çözünür? Toprağa bu maddeleri koysanız hangisi kısa sürede (2-3 ayda) çözünür?
Bu konuda kısa bir test dahi yapabilirsiniz. Bir test sistemi olarak kompost. Bir kova toprağın içine kağıt, muz kabuğu, naylon torba, yumurta kabuğu koyarak kompost yapın. Yaklaşık 20 gün içinde kompostunuz  hazır olacak. Bu süreçte hangi maddelerin çözündüğüne bakın.
Belediyenin sizden aldığı çöpü poşetiyle toprağa yığdığını bilin. Atığınızı bu bilgiye göre yeniden değerlendirin.

İkinci olarak çöp analizi yapın. 

Evinizden hangi çöpler daha çok çıkıyor? Plastik poşetler mi? Son kullanma tarihi geçen makyaj malzemeleri mi? Gıda atıkları mı?
Azaltmaya, daha çok olan çöpten başlayın. Eve zaten plastik poşet girmiyorsa kendinizle kavga etmeyin. Kahve içmiyorsanız, kahve filtresini bırakmanı anlamı yok. 
Analiz ile ilgili sevdiğim bir örneğim bile var: 
Yıllar önce bana nasıl kilo verdiğimi soran bir arkadaşıma, çok kullandığım yararsız gıdaları hayatımdan peyderpey çıkardığımı söyledim. Ona "Mesela beyaz şekeri çaya atmayı bıraktım" dedim. Günde iki çaydanlık çay içen biri için bu, bir hayli şeker demek. Ama "mesela" ile başlayan cümleler "sen de aynısını yap" demek değildir. Kendisi de çaya şeker atmayı bırakmıştı. Sorun şuydu ki günde iki bardak çay içen biri için bu etkin bir yöntem olmaz, olmadı. Sonra da taktiği işe yaramaz bularak bıraktı.

Üçüncü ve çok kritik önerim evden çıkmasını istemediğiniz çöpü eve almayın.  

Bir şey eve giriyorsa kullanılır. Poşeti alayım evde dursun derseniz o poşet kullanılır. Kendi sınırlarınızı zorlayın. Bırakın çöp bir gece evde kalsın.
Biliyorsunuz; ne kadar para çekerseniz o kadar harcarsınız biliyorsunuz, cips eve giriyorsa gece yenir.
*
Bu adımlar evden çöp çıkarmamak için kendinizi zorlamanın ilk üç adımı. Siz kendi ofisinizden, evinizden, çantanızdan çöp çıkarmamaya başladığınızda çıkan birkaç çöp için daha teknik bir mücadele vermeye başlayacaksınız.  Temelde belediyeler size hizmet için varlar, belediyenizden plastik, kağıt, cam, pil, ilaç ve kompost atıklarını ayrı almasını talep edin. Bu konuda diretin. Yok, yapmıyor mu? Başka bir belediye mümkün!

#SıfırÇöp örneklerini aklıma geldikçe burada toparlıyorum.
Sevgiler,
Utku
Yorum Yok

Salı, Ağustos 29, 2017

Tatilde #SıfırÇöp

Her hafta sonu tatil yapan bir şımarık olarak bu hafta tatilde dahi aksatmadığım rutin "Çevremizi koruyalım" kuşağında bugün. 

Tatilde #SıfırÇöp

Güneş koruyucu, parfüm, nemledirici ve diş macunu olarak Hindistan cevizi yağı

Hindistan cevizi yağcılarından Utku olarak yanıma hiçbir şey alamazsan Hindistan cevizi yağı alıyorum. İnce bir yağ olduğu için nemlendirici, kokusu güzel olduğu için parfüm, 20 SPF olduğu için güneş koruyucu, iyi bir temizleyici olduğu için diş macunu olarak kullanılabiliyor. 
Güneş koruyucuda ayrıca endüstriyel ürünler de kullanıyorum. #CrueltyFree ve bitkisel ürün kullandığımı burada yazmıştım.
*Hindistan cevizi yağı ile ilgili tek meselem, çok uzaklardan geliyor olması. Alternatifini bulunca ekleyeceğim.

Deodorant

Yalnızca Hindistan cevizi yağı kullananlar olduğunu da söylemeden edemeyeceğim. Ben çok uzun yıllardır kolayca hazırlanan bir deodorant kullanıyorum. Yapmaya zaman ayıramayacaksanız, Fermente Mutfağım'dan hazırına da bakabilirsiniz.

Güneş sonrası nemlendiricisi olarak sarı kantaron çiçeği yağı

Sarı kantaron yağı nemlendirmenin yanında çok iyi dinlendiriyor da. Güneş yanıklarına çok iyi geliyor. Güneşlenmemeye çalışsam da, yazın bu mümkün olmuyor. En iyisi de sarı kantaron çiçeği yağı oluyor. 
Güneşlenmeyi sevmiyorum ama geçtiğimiz günlerde teknede rüzgara aldanıp güneşte kaldım. Akşama güneş alerjisi olmuştum. Sarı kantaron çiçeği yağı hem serinlik verdi, hem de sabaha iz kalmasını engelledi. 

Makyaj temizleyici su ve ped

Makyaj temizleme düzenimin öncesiyle-sonrasıyla nasıl değiştirdiğimi daha önce yazmıştım. Sıvı karışımı seyahat boyu sprey şişeye, pedleri ise bolca kullandığım büzgülü pamuklu keselere koyuyorum.

Diş fırçası

Maalesef henüz seyahat boyunu yapmadıkları kocamaaaan bambu diş fırçamı koruması ile taşıyorum.

Tarak

Her daim en sevdiğim tarağım Taraklı'dan Sabri Usta'nın şimşir tarağı.
 

Zeytinyağı sabunu 

(Burası önemli zeytinyağlı sabun değil, zeytinyağı sabunu)

Her duşta saçımı şampuanlamıyorum, bu sayede dört-beş gün evden uzak kaldığımda da sorun çıkmıyor. Saçımı yıkama sıklığımı artırma sürecime iki gün ile başladım. Sonra üç gün, sonra dört gün oldu. Beşinci gün saçımın temizliği için bana yetiyor. Bu nedenle en fazla dört günlük yaptığım tatillerimde saçımı şampuanlama stresim olmuyor. Yine de zeytinyağı sabunu zorda kaldığımda, yardımcı oluyor.
Vücut temizliğimde zeytinyağı sabununu tatilde de kullanıyorum.

Makyaj çantası

Makyaj malzemelerinde de endüstriyel ürünler kullanmaya devam ediyorum. Mutlaka #CrueltyFree ve bitkisel makyaj ürünlerimden biri bitmeden başka bir ürün satın almıyorum, ayrıca birkaç malzemeye indirdim.
*
Hakkım olan tatilimi bütün bir yıla yaydığım için şımarık olduğumu biliyorum. Kimsenin olmadığı bir kumsalda saatlerce kitap okumak da, sabaha kadar dans etmek de ayrı güzel. Kendinizi bundan mahrum etmeyin. 
İyi tatiller,
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Temmuz 20, 2017

Doğal Malzemelerden Kişisel Bakım Ürünleri

Ekolojik yaşamın ve #SıfırÇöp sürecinin önemli bir aşaması, kullanım süresinin kısa olmak zorunda olduğu ürünleri doğal malzemede almak oluyor; çünkü sentetik malzemeler doğrudan olmasa da dolaylı olarak doğaya karışıyor. 
Makyaj pamuğu, regl pedi gibi kullan-at malzemelere göre biraz daha uzun süreli kullanılan ürünleri çevreci olanlarla nasıl değiştirebiliriz?

Doğal Malzemelerden Kişisel Bakım Ürünleri

Nahıl doğal malzemelerden banyo seti
Nahıl'ın doğal malzemelerden banyo takımı

Diş Fırçası

Diş fırçası, kullanım süresi kısa olmak zorunda olan ürünlere iyi bir örnek. Madem bir diş fırçasının bir ömrü var (üç ile altı ay arası), çevre ve sağlığımız için en iyi malzemeden almamız gerek. Daha önce burada biraz bahsetmiştim. Bambu bir diş fırçası iyi bir tercih olacaktır. Ben HumbleBrush kullanıyorum. Diş macununu kullandığım ve oldukça memnun olduğum BioPlante markasının da bambu diş fırçası var.
Bambu diş fırçası
Bambu diş fırçası
Ekolojik diş macunu ve diş fırçası

Tarak

Atalarımız, analarımız "Kel başa şimşir tarak" demişse bir bildikleri vardır. En kaliteli tarak malzemesi şimşirdir. Deri kumaşı kestikten sonra tırtıkları düzeltmek için şimşir kullanıyoruz. Buradan saçın kırılmasını engellediğini (çatallaşmış saç telini birleştirdiğini) düşünebiliriz. 
Üstelik plastik tarak gibi elektriklenmeye de neden olmaz. 
Şimşir tarak
Şimşir tarak
Saçınızı kimyasallardan kurtarın

Pamuklu Çubuk / Kulak Çubuğu

Sadece kulak temizleyici olarak değil; makyaj düzeltmeye de yaradığı için çokça kullanıyoruz. Çubuğunun plastik olması nedeniyle hayatımdan tamamen çıkarmaya çalıştım; ama oldukça zor oluyor. Bu nedenle ben de alternatiflerine baktım. Ahşap ve kağıt çubuklu olanları var. 
Kağıt çubuklu Organyc ve İpek'e bakabilirsiniz. 

Vücut ve Yüz için Kese, Sünger, Fırça ve Lifler

  • Benim en sevdiğim temizleyici kalıp sabunu içine attığım pamuklu ipten örülmüş kese. Sağlıklı olduğu kadar pratik de. 
  • Vücut temizleyici için doğal sünger de çok iyi alternatif. Hazır yaz mevsimindeyken, tatil yerlerinden de alabilirsiniz. 
Doğal sünger
Doğal Sünger
  • Hayvan kıllarından ve ahşap gibi doğal malzemeden de yapılan banyo fırçaları var. Bu ürünler de çok başarılı. Domuz ve at kılı çokça kullanılıyor. Bu ürünleri banyo sonrası da kullanabilirsiniz. Kan akışını hızlandırıp selülit oluşumunu engelliyor. Ben Eda Taşpınar markasını kullanıyorum. Memnunum.
At kılı fırça
At kılı fırça
  • Veganlar için: Konjac süngeri (görsel1) ve palmiye lifinden yapılan keseler (görsel2) de kullanılabilir. 

Konjac SüngeriPalmiye lifi kese


  • Lif deyince kabak lifini atlamayalım. Kabak lifi memleket topraklarında da yetiştiği için hem üretici ile doğrudan temas kurabiliyorsunuz, hem de oldukça uygun fiyata satın alabiliyorsunuz. Tam bir kabak lifi en fazla 15 TL. 10 parçaya bölüp, vücut lifi, yüz lifi ve bulaşık lifi olarak kullanabilirsiniz. Hatta yüzey temizleyici (ovucu) dahi olabilir. Kesilmiş şekillendirilmişleri de var.
Kabak lifi
Kabak lifi

  • Kese için ipek keseyi tavsiye ederim. 

İpek kese
İpek kese
*Banyo takımı için Nahıl'ın doğal ürünlerinden yapılan takımlarına bakabilirsiniz. Ben yukarıda görselde de bulunan takımı çok beğendim. 

Ponza taşı (Topuk ponzası)

Ponza taşı zaten doğal malzeme. Ahşap saplı ya da sapsız ponza alırsanız, bu sorunu da kolaylıkla halletmiş olursunuz. 
Ponza
Ponza
*Madendeki ismi pomza olan taş, rafa gelince nasıl ponza oldu, çok merak ediyorum.
*
Görselleri İnternet'ten aldım. Üzerindeki yazılar nerelerden olduğunu gösterir. Bakabilirsiniz. 
*
Ez cümle: Plastik / sentetik ürünler aşındıkça yani kullanıldıkça doğaya salınır ve uzun süre doğada yok olmaz. Bunun yerine doğal malzeme kullanmakta hem sağlığımız hem de çevremiz için fayda var. Doğal malzemeler nelerdir: pamuklu ip, ipek kese, domuz, at, keçi gibi hayvanların kılları, bambu, şimşir gibi bitkilerden elde edilen ahşaplar, kabak lifi, ponza. Geri dönüştüreceksek, bunları dönüştürelim. 
Önce kendini dönüştür,
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Haziran 29, 2017

Hayvanlara Zarar Vermeden Güneşten Korunmak Mümkün

Hayvanlara Zarar Vermeden Güneşten Korunmak Mümkün

Günlük bakımımın olmazsa olmazı herhalde güneş koruyucularıdır. Yaz-kış evden/ofisten çıkmadan mutlaka kullanırım. Makyaj öncesinde kullanımda da şahane bir makyaj bazı; ancak içindeki toksik maddeler ve hayvanların denek olarak kullanılması nedeniyle bir süredir kullanmamaya bile karar verdim.
Resim yazısı ekle

Birinci alternatif: Hindistan cevizi yağı

Hindistan cevizi yağı, kişisel bakımınızda kullanabileceğiniz müthiş bir alternatif. Fevkalade kokusu ve tadı da cabası. Hindistan cevizi yağı doğal 20 SPF korumalı. 20 SPF de hassas olmayan ve yetişkin bir cilt için yeterli bir koruma. 
Ancak Hindistan cevizi yağı ince bir yağ olmasına rağmen, en nihayetinde bir yağ. Gözeneklerinizi kapatıp akne oluşumuna neden olabilir., bu konuda bir cildiye doktoru görüşmekte yarar var. Ayrıca memlekette Hindistan cevizi yağı üretimi olmadığı (ya da varsa kısıtlı olduğu) için bu kadar uzak mesafeden bir ürün getirmek dolayısıyla diğer sorunları (küresel ısınma,vs) beraberinde getirir. Yine aynı nedenle, maliyetini düşürmek için başka yağlarla karıştırabilirler ve ne aldığımızı bilmiyor olabiliriz. Zeytinyağı gibi, yerelde üretilebilse, üretimin peşine düşebiliriz mesela.

İkinci alternatif: Ekolojik, #CruetlyFree ürünler

Renkli kozmetiktense, bakım ürünlerinde çokça ekolojik ve #CrueltyFree ürün çeşidi var. Bu konuda çok şanslıyız öncelikle. Üzerine çok iyi yorumlar aldığım Cyrene'den başladım ve doğru tercih yaptığımı anladım. Cyrene, güneş kremi kokusundan hoşlanmayan hamile arkadaşımdan da iyi not aldı. 
Bu ürünle ilgili tek sorunum 50+ SPF olması. 20+ SPF bana yeterli. 
***
Cyrene size diğer ürünlerin deneme boylarından/numunelerinden de gönderiyor. Deneyerek satın almayı, işe yarayıp yaramadığını görmeyi önemsiyorum.
Şu sıra Cyrene 50+ SPF güneş kremi ve Hindistan cevizi yağını da kullanıyorum. Parfüm, vücut kokusu, vs kullanmadığım için Hindistan cevizi yağı doğal bir koku da oluyor.
Cyrene'yi nerden alabilirsiniz: https://cyrene.com.tr/
İyi tatiller. (:
Utku
Yorum Yok

Pazartesi, Haziran 05, 2017

Ekolojik Diş Fırçası ve Macunu

Daha önce de bol bol yazdığım gibi, ekolojik, zararlı kimyasallardan uzak ve #SıfırÇöp ile yaşamaya çabalayınca bu mevzuları birbirinden ayıramıyorsun; bir süre sonra gıda israfından kaçınıyorsun, etiket okumaya başlıyorsun, aldığın süt için ineğin nasıl beslendiğini bile merak ediyorsun. Vegan olmamama rağmen, kozmetik, özellikle renkli kozmetikte vegan ürünler (#CrueltyFree) kullanmaya başladım.  Benim kirpiğim daha uzun ve siyah olsun diye niye bir hayvana işkence ediliyor?

Ekolojik Diş Fırçası ve Macunu

Bio-plante diş macunu ve HumbleBrush diş fırçaları
Bio-plante diş macunu ve HumbleBrush diş fırçaları

Vegan ve Doğal Diş Macunu Bio-Plante

Evde yaptığınız ürünlerde ham maddenin yolculuğuna giriyorsunuz; hangi koşullarda, hangi ürünle yapıldığını bilmeniz; sonra ürünü bir süre kullanıp hem alerjiniz olmadığını hem de işe yaradığını görmeniz gerekiyor. Ancak diş macunu diğerlerinden biraz farklı. Ağız bakımında kendi yaptığım ürünleri kullanmaktan çekindim. Biraz araştırmadan sonra kendi birkaç marka buldum; bu markalardan birisi Bio-plante markasıydı. Bir süredir kullanıyorum ve oldukça memnunum.
İçinde paraben, florür, vs yok. Natrue organik ürünler sertifikası var. Cruelty-free olması en önemli özelliklerinden.
Ben yılların alışkanlığı ile aloe vera-nane çeşidini aldım; ancak sonraki alışverişimde tarçın-sarı sakız veya bergamot-portakal çeşitlerini de deneyeceğim.

Geri Dönüştürülebilir ve Sağlıklı Diş Fırçası HumbleBrush

3-4 ayda bir değiştirilmesi gereken diş fırçalarının plastik olması beni uzun süredir rahatsız ediyordu; ama kalite konusunda da kaygı yaşıyordum. HumbleBrush diş fırçasını kullandığımdan beri lüzumsuz bir kaygı olduğunu anladım. Marketlerde satılan plastik diş fırçalarına dönmeyi hiç planlamıyorum.
HumbleBrush bambu fırça sapıyla doğada kısa sürede %100 geri dönüşebilir. Bambu kendi kendine yetişebilen bir bitki olduğu için zehirli gübresiz üretimi destekler. Ergonomik ve hafif bir yapısı var, üstelik görünüşü de şahane!
Buradan yetkililere sesleniyorum; katlanır veya kısa fırça sapı yapsanız da, yanımızda da taşısak. 

O zamaaan çok kolay 
#SıfırÇöp Adım #11
Sentetik, doğaya ve sağlığınıza zararlı plastik diş fırçasından kurtul: Bambu diş fırçası kullan

Bio-plante diş macunu nerede satılır?

Kendi sitesinden, çeşitli sitelerden, eczanelerden alabilirsiniz. 

HumbleBrush diş fırçası nerede satılır?

Kendi sitesinden, çeşitli sitelerden, ekolojik pazarlardan alabilirsiniz. 

Dişinize önem veriniz.
Utku,
2 Yorum

Perşembe, Mayıs 04, 2017

Ekolojik ve #SıfırÇöp Makyaj Temizleyiciler

Ekolojik ve #SıfırÇöp Makyaj Temizleyiciler

Ekolojik ürünler kullanma ve evden çöp çıkarmama sözü verdiğimden bu yana, en zorlu süreçlerden biri makyaj ürünleri oldu. Her gün makyaj yapıyorum ve aynı zamanda her akşam özenle temizliyorum; ancak bir taraftan da kıymetli zamanımı alışverişle harcamak istemiyorum. Cildimin kuruya yakın olduğunu, sigara ve alkol aldığımı ve artık 30+ olduğumu da ekleyeyim. 
Çok güzel bir konakta, şarkılar söyleyerek, anılardan bahsederek, ateşin başında nefis bir hafta sonu geçirmişken, üniversiteden Muhteşem Beşli grubumuzun güzellik ve bakımdan sorumlu devlet bakanı, makyaj temizleyicimi nasıl yaptığımı sordu. O sordu, bana sordu, temizleyicimi sordu. Dedim ki, Utku doğru bir iş yapıyorsun. 
Cilt toniği, makyaj temizleyici, temizleme pedi
Cilt toniği, makyaj temizleyici, temizleme pedi

Makyaj Temizleme Suyu / Yağı

Makyaj temizleme suyu / yağını cilt ve göz olarak ayırmıyorum. Göz makyajını temizlerse, cilt makyajını zaten temizler. Ekolojik / saf zeytinyağı harika bir makyaj temizleyici; ancak oldukça ağır. Bir yağı cilde doğrudan sürmek, açık gözeneklerin dolmasına neden olabilir. Bu nedenle lavanta suyu veya gül suyu gibi sularla seyreltilmesi ile kullanımı da kolaylaşıyor. Ben her iki suyu da, elime geçtikçe kullanıyorum. 
Lavanta suyu için Lisinia ve gül suyu için Otacı (saf gül suyu olan) oldukça iyi. 

Bütçe ne kadar etkilendi?

Eskiden kullandığım aynı etkideki ürün 800 TL (litresi). Yarım litre saf zeytinyağı 15 TL ve yarım litre lavanta suyu 15 TL diyelim. Ev yapımı, ekolojik makyaj temizleyicinin 1 litresi 30 TL oluyor. 
Düşük bütçeli, ekolojik ve zararlı kimyasallardan uzak temizleyicinin bir etkisi de #SıfırÇöp. Aynı kabı sürekli kullanıyorum.

Cilt Toniği 

Makyajımı temizledikten sonra kendi yaptığım toniği kullanıyorum. Fermente elma sirkesi ile gül suyunu eşit oranda karıştırıyorum. Öncelikle şunu vurgulayayım ki elma sirkesinin kokusu yok. Gül suyu ile birleşince gül kokusu baskın oluyor.
Bu tonikle sıfır siyah nokta.
Fermente elma sirkesi için Fermente Mutfağıma bakabilirsiniz.

Bütçe ne kadar etkilendi?

Eskiden kullandığım cilt toniğinin 1 litresi 500 TL'ydi. Ekolojik elma sirkesinin yarım litresi 15 TL ve yarım litre gül suyu 15 TL diyelim. Ev yapımı 1 litre ekolojik cilt toniği 30 TL.
#SıfırÇöp 'ü hatırlatıyorum.

Makyaj Temizleme Pamuğu / Bezi / Pedi

#SıfırÇöp 'ün en önemli adımı ise ağartıcılı pamuk diskini bırakmak. Bir Buldan gezisinden gelen havluyu 10cm x 10cm küçük parçalar olarak kestim. Her kullanımda yıkıyorum. Haftada bir de yıkama filesine koyup makineye atıyorum. Çamaşır makinesi temizleyici olarak sabun cevizi kullandığımı hatırlatıyorum. 

Bütçe ne kadar etkilendi?

Kullan atma. Kullan, kullan, sonra yeniden kullan.
***
Cildinize doğrudan temas eden temizleyicileri önermek riskli. Bu ürünler testten geçirilmediği için sizde alerjik reaksiyon yapabilir; ancak sizde alerjik reaksiyon vermemesi için, hayvanların denek olarak kullanıldığı ürünleri bırakmaya değer. 
Başka bir temizlik mümkün!
Utku
***
Diğer Sıfır Çöp yazıları:


Yorum Yok

Perşembe, Nisan 20, 2017

#SıfırÇöp 'te Cevat Kellecilik

Sıfır Çöp Adım 1 yazısını yazdığımda, ABD'li bloggerin sıfır çöp iddiasına karşı Türkiye'de çıkan yüksek sesleri yazmıştım:
  • Çikolata da mı almıyor?
  • Diş fırçasını n'apıyor?
  • Soğanı soymuyor mu?
  • Regl olmuyor mu? Ped kullanmıyor mu?
Şimdiden söyleyeyim: bunların hepsinin cevabı var.

Birtakım yasalar gereği ve tüketici eğilimi nedeniyle Türkiye'de açıkta bazı gıdalar alınamıyor. Üzerinde bakanlık onayının olması gerekiyor. Bu nedenle zaten açıkta bulmak özellikle kentli yaşam için oldukça zor; ancak bu zorlukları az da olsa aşabiliriz. Belli mi olur, belki de tamamen aşarız.
Çantamızdaki küçük plastiklerden kurtulmuştuk; şimdi sırada:
#SıfırÇöp 'te Cevat Kellecilik
Çantam ve içindekiler

Adım 10: Cevat Kellecilik/Çantadaki Büyük Plastiklerden Kurtul

Alışveriş çantası

Alışveriş çantası ya da file geri dönüşümü desteklemenin, #SıfırÇöp fikrinin ilk adımı. Altın bir madalyon gibi taşınmalı alışveriş çantası. Artık Türkiye'de yasaklanması gündemde. En azından satılarak kontrol altına alınması planlanıyor.
Güzel alışveriş çantası örneklerini listelemiştik, buyrun.

Bez çanta/kese

Ham bezden farklı boylarda kendi keselerinizi yapın. Üzerine istediğiniz şekilde boyayabilir, baskı yapabilir ya da yaptırabilirsiniz. Dikiş dikemiyorsanız; Kadıköy'de çokça dükkanda küçük keseler satıldığını görüyorum.

Beslenme çantası

#SıfırÇöp 'ün ekolojik yaşamın bir parçası olduğunu geçtiğimiz günlerde yazmıştım. Ambalajlı ürünleri yemeyi reddettiğimden bu yana, yemeğimi taşımaya başladım. Özellikle kahvaltımı. Bunun için çok seçenek var. Tupperware ve Gondol ürünleri sağlıklı ve sağlam. Öneririm.

Matara

Cam şişe almanızı tercih ederim; ancak taşımak için hafif birkaç seçeneği buraya koymuştum.

Kahve termos

Üzgünüm zincir kahveciler, üzerine isminizin yazıldığı o bardak doğada çözünmüyor. İmzanız yıllar yılı doğada kalıyor. Kaynak burada
Havalı ve kişisel birkaç termos önerisini de buraya koyayım. 

Yıkanabilir ped ve pamuklu kesesi

Bir süre araştırma yaptıktan sonra sertifikaları olduğu ve yerli marka olduğu için NeoComfort kullanmaya başladım. Bunu da uzun uzadıya anlattım. #SıfırÇöp 'te bana en iyi geri dönüş şüphesiz yıkanabilir ped oldu.

Doldurulabilir Krem Kabı

Çok da sevmediğiniz ama elinizde onun deneme boyu olan kremle uğraşmayın. Kendinize güzel bir teneke kap bulun, kullandığınız kreme bu kaba koyun. Ben Hindistan cevizi yağı kullanıyorum ve yanımda bu yağı taşıyorum. Hindistan cevizi yağı artık ülkemizde kolayca bulunuyor. Üstelik 20 faktör güneş koruması ve nefis kokusu var. Parfüm kullanmadığım için de iyi bir alternatif.
Şımarıklığım: Hindistan cevizi yağı dışında sprey şişede zeytinyağı da tutuyorum. Çünkü Egelilik.

Mesele ne biliyor musunuz? Normalleştirme ve yaygınlaştırma. "Ben yapsam ne olur ki!" deme. Elinden geleni yap ve doğruyu normalleştir.

Cevat Kelle benim için karşımdaki ile aynı nesilden olup olmadığımı anlama konusunda referans noktam.
90s forever!
Utku

Diğer Sıfır Çöp yazıları:
Yorum Yok

Pazartesi, Nisan 17, 2017

Kişisel Bakımda #SıfırÇöp: Yıkanabilir Ped

#SıfırÇöp mevzusuna boğmaya devam etmek için biraz da özel meselelere giriş yapmak isterim. Konuşulmasının ayıp olmadığını, kullanıp atmanın ayıp olduğunu düşünüyorum, ona göre. 

Sıfır Çöp Adım 9: Kullan-at Pedden Kurtul

Regl olmaya başladığımdan bu yana marketten aldığım, en kalitelisi olduğunu düşündüğüm marka kullan-at pedi kullandım. Memnuniyetsiz değildim; ama rahim ağzı kanseri, koku, mantar vs korkular nedeniyle organik pamuklu bir pede geçmek istedim. Kullandığım organik pamuklu kullan-at ped çok daha fazla pahalıydı, ayrıca her yerde bulunmuyordu; ama İnternet'ten alıp stokluyordum. Organik pamuk kullan-at pedden de memnuniyetsiz değildim; ama bir pedin 200 yıl doğada çözünmediği öğrenince yıkanabilir pedleri araştırmaya başladım. 
NeoComfort, normal boy ped
İki markadan bana daha çok güven verdiği için NeoComfort markasını tercih ettim. Birkaç ay, dolayısıyla birkaç dönem, yoğun olmayan zamanlarda kullanarak alışmaya çalıştım. Sonra şu zamana kadar vücuduma yazık ettiğimi düşünmeye başladım ve tamamen yıkanabilir pedlere geçtim. Hala daha çantamda/ofisimde bir tane yedeklesem de, elim hiç gitmiyor.
NeoComfort markasının pedleri (ki diğerleri de böyledir) teninize değdiği pamuk ağartıcı kullanılmayan bir pamuk olduğu için, teninize hiç zarar vermiyor. Yumuşak olması nedeniyle ped kullandığınızı unutturuyor. Plastik olmadığı için hava alıyor ve koku yapmıyor. Kullan-at pedlere göre emiciliği daha yüksek. Bir regl dönemi içinde daha az ped kullanıyorum. Hiç taşırmadı.

Yıkanabilir Ped Nasıl Yıkanır?

Gün içinde kullandığım pedleri, akşam leke kalmaması için soğuk suda bekletiyorum ve ardından makinede yıkıyorum. Bildiğiniz gibi, leke zaman ve sıcaklıkla kalır. Zaman geçirmeden soğuk suda beklettiğim için, leke kalmıyor. Kalsa da önemli değil; çünkü leke kir değildir. 
Daha önce saç temizleyici (şampuan), sıvı el sabunu ve çamaşır temizleyici (çamaşır makinesi deterjanı) olarak kullandığım sabun cevizinden bahsetmiştim. Yıkanabilir pedler için de sabun cevizi kullanıyorum. Temizlik ve yumuşaklık konusunda sorun yaşamıyorum. 
Elbette önemli not: Regl dönemim, tanıdığım/gördüğüm en dakik şey. Gününü şaştığını çok az gördüm. Bana rahatsızlık vermez pek, sakince gider. Beni biraz sinirlendirir o kadar. Yakınım dışında kimse regl dönemin olduğuma ima eder cinsiyetçi tabirler kullanamaz. O kadar tatlıdır.
Sizin için tamamen geçiş zor olsa da, en azından kullan-at pedleri yarıya indirebilirsiniz.

Çok basit: 

  • NeoComfort satış sayfasına (aşağıda) uğra, yoğunluğuna göre normal ya da gece pedi al. Kullan-at pedlerden ister peyderpey, ister birdenbire kurtul. 
NeoComfort pedlerini satın almak için buraya uğrayın. Sonra geri gelin, bekliyorum.
Utku,

Diğer Sıfır Çöp yazıları:
Yorum Yok

Perşembe, Nisan 13, 2017

#SıfırÇöp ile, Zararlı Kimyasallardan Uzak ve Ekolojik Yaşam

Yaklaşık dört sene önce ilk adımını attığım, ancak tamamen geçiş yapmakta ağır davrandığım zararlı kimyasalları hayatımdan çıkarmaya başlama sürecinin, yaşamımın her noktasına eriştiğini ve tüketim alışkanlığımı evirdiğini; ardı sıra yazdığım #SıfırÇöp sürecime büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim. Gıda israfı, zararlı kimyasallar, sıfır çöp, gıda egemenliği, tüketim çılgınlığı gibi meselelerin birbirinden çok da uzak kavramlar olmadığını, zinciri halkaya çevirirsek daha başarılı olacağımızı ve tahmin ettiğimizin üzerinde sonuç alabileceğimizi düşünüyorum. 
Bu nedenledir ki, tam bir yıldır tüm hayatımı çevreleyen #SıfırÇöp ile, zararlı kimyasallardan uzak ve ekolojik yaşamın temel olarak özetini geçmek istedim.

#SıfırÇöp ile, Zararlı Kimyasallardan Uzak ve Ekolojik Yaşam

#SıfırÇöp ile, Zararlı Kimyasallardan Uzak ve Ekolojik Yaşam

Ne yapıyorum?

  • Meyve ve sebzeleri mevsiminde taze, mevsimi dışında kuru tüketiyorum. 
  • Ambalajsız ve işlenmiş ürün tüketmiyorum. Çok acıkırsam, dayanamayıp yiyorum. Bu nedenle çekmecede hiç tutmuyorum ve kendimi aç bırakmıyorum. (Bu maddeyi daha sonra detaylandırmak isterim: ekmekten yoğurda, yumurtadan bakliyata, pekmezden bala sağlıklı, geleneksel, küçük üreticinin yanında, lezzetli ekolojik yaşam)
  • Ambalajsız ürünleri ve ambalajını geri isteyen markaları önceliklendiriyorum. Bazen ambalajı geri istemeseler bile veriyorum. 
  • AVM ve marketlere girmiyorum. Tüketim kooperatiflerinden, ekolojik pazarlardan, semt pazarlarında, tatildeki yerel üreticiden, vs alışveriş yapıyorum ya da ham madde alıp ben yapıyorum. Bir kısmını ailemden sağlıyorum.
  • Alışveriş çantasını, bez çantadefalarca kez yazdım; ama yine yazayım.

Bakım ve temizlik malzemeleriniz neden kendim yapmaya başladım?

  • Kontrolsüzce artan kimyasallardan uzak durmak için
  • Gerçek olduğu söylenen ancak olmayan malzemeler nedeniyle kendimi aptal gibi hissetmek istemediğim için
  • Hakkı yenen üreticilerin hakkını korumak için
  • Metropol dışında bir şehirde yaşamaya alışmak için
  • Malzemeleri neden kullandığımı öğrenmek / bilinçli tüketim için
  • Neden kullandığımı bile bilmediğim malzemeler maaşımı bırakmaktan sıkıldığım için
  • Hayvanların işkence altında denek olarak kullanılmalarını kabul edemediğim için
  • Yıllar yılı çözünmeyen ambalaj atıklarını çöpe atmak istemediğim için (Norveç'teki ölüm nedeni midesindeki naylon poşetler olan balinayı duymuşsunuzdur)

Neden burada yazıyorum?

  • Tarifleri unutmamak için (#KendimeNot)
  • Ne kadar kolay olduğunu göstermek için
  • Soran arkadaşlarıma kısa yoldan ulaşmak için
  • Bu yolla tanıştığım insanlarla ortaklaşmak için

Gelişme (Henüz bir yılın sonunda rutinim olanlar)

  • Yalnızca ihtiyacım olduğu kadar satın almaya başladım. Gıda israfını ve gereksiz maliyeti de önlemiş oldum.
  • Alışverişe ayırdığım gereksiz zaman azaldı. Bizi AVMlere mahkum bırakan alışverişleri bıraktım. 
  • Damak tadım kesinlikle gelişti. Önceleri yememeye çalıştığım (kendimi zorladığım) yiyecekleri, artık yiyemiyorum(midem almıyor)
  • Malzemeleri, aromatik yağları, yiyecekleri, hatta peynirlerin ne sütünden olduğunu tanımaya başladım
  • Ne yediğimi, ne sürdüğümü az da olsa bilir hale geldim.
  • Kuru olan ve her geçen gün daha da kuruyan cildimi yağlarla nemlendirdim. Başka hiçbir nemlendiriciye ihtiyaç duymadığım gibi, artık cildimin kuru halini hatırlamıyorum bile.
  • Bu yağlardan oluşan bakım ve temizlik ürünleri parmaklarımla uygularken bir de baktım, tırnaklarıma da yaradı. (artık kırılmıyorlar, kendi rengine döndüler ve uzuyorlar.)
  • Kimyasal kullanmadığımız için yere ya da tezgaha düşen yiyeceği atmamaya başladık
  • Daha çok temizleyicinin beni daha çok temizlediği hissinden kurtuldum.
  • Daha az uğraştığım ama daha sağlıklı ve bakımlı görünen saçlarım ve cildim var. Zamanımı kendime ayırıyorum.
  • (Sadece son bir yılda değil ama) Kilo verdim ve bu kilomu koruyorum. (Ki yaşamak için yemek yemem; yemek yemek için yaşarım.)
Detaylar yaz yaz bitmez. Kısaca not almaya çalıştım. Nasıl yaptığımı, nerelerden alışveriş yaptığımı, ne kadar zaman ve para harcadığımı not tutmaya, zaman zaman yazmaya devam edeceğim.

Bize dayatılan temizlik hissine karşı çıkan Utku,

Yorum Yok