Ekoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ekim 23, 2017

Evde Sirke Yapımı

Yılın en güzel zamanı kesinlikle yemiş zamanı. Sarı sıcak. Güneşten kemiklerimize kadar ısınmışız. Üzüm, yemiş tatlı meyveler dallarda, asmalarda. Çiçekli ipek elbiseler falan. Ohh. 
Dünyanın da en güzel meyvesi de yemiş herhalde Belki de bu yüzdendir ki bütün Anadolu incir derken, bir yemiş diyoruz; çünkü tüm yemişlere bedel. Aydınlılar ağlamasın, en iyisi de yediveren bence. 
Güzellemeyse güzelleme. Ağacı, dalları da bir o kadar güzel. Gevrek dalları sayesinde merdiven, vs ihtiyaç duymadan tepelere çıkabilirsin. Kentli bir Y kuşağısıysan çıkamazsın. Kardeşim ve benim çıktığımızın iki katını 50lerini aşmış annem ve babam rahat rahat çıkıyor. Bizde bir challange havası.
Elimizdeki meyveleri kesiyoruz






















Neyse efendim, yediveren yemişinin bitmesini ağlayarak geçirirken, kışa da sirkesini yapayım dedim ve yaparken birkaç fotoğraf çektim. (Yazıyı da yazdıktan iki ay sonra paylaşıyorum) Sirke yapmak çok kolay, hele ki benim gibi domestik olmayan biri yapıyorsa, herkes yapar. Bu sirkeyi yapıp evden koşarak uzaklaşıp kendimi dans pistine atmıştım. 

Evde Sirke Yapımı

Malzemeler (Her şey göz kararı)

  • Ekolojik meyve (Kullandığınız su kadar)
  • İçme suyu 
  • Sirke anası ya da fermente sirke (1 tl cam kavanoz için küçük fincan sirke yeter)
  • Cam kavanoz
  • Pamuklu bez
*Nohutmuş, bulgurmuş, balmış, şekermiş, boşverin hepsini.

Sirke Kurmak

Sirke kurmak oldukça kolay. Yemiş üzerinden gidersek;
  1. Yemişleri kestim. 
  2. İçme suyunu ve yemişleri cam kavanoza koydum. 
  3. Sirke anasını üzerine bıraktım. 
  4. Kavanozun ağzını pamuklu bezle kapattım.
  5. Karanlık ve oda sıcaklığında bir dolaba koydum. 
Sirke anasını ekliyoruz

Sirke Kurduktan Sonra Yapılması Gerekenler ve Olacaklar

  • Sirkenizi sirke anası ile yaparsanız, üstüne (üçüncü fotoğraftaki gibi) bıraktığınızda meyveler yukarıya çıkmayacaklar, dolayısıyla çürüme olmayacak; ancak sirke eklerseniz günde bir karıştırmanız gerekecek.
  • Karıştırmak için cam ya da çelik kaşık öneririm. (Zaten lütfen plastiği hayatınızdan çıkarın artık)
  • Sirke olurken, başında sirke sineği olacak. Bu sinekler, yararlı bakteriler gibi can dostlarımız. 
  • Ortam koşullarına ve meyveye bağlı olarak önce sirke anası oluşmaya başlayacak. Bundan sonra karıştırmanıza gerek yok.
  • Akabinde meyveler çökmeye başlayacak. 
  • Meyveler tamamen çökünce sirkeyi kullanabilirsiniz, yaklaşık 2 ay. En iyisi en az 6 ay bekletmek elbette.
  • Sirke oluştuktan sonra süzebilirsiniz.
Fermente olmaya hazır

Sirke Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Sirke yapan bakteriler şekerle beslenir. Meyvenin şekerini kullandıkları için sirkede şeker kalmaz ya da az kalır. 
  • Sirkeyi içmek ya da gıdada kullanmak istiyorsanız, ek şeker koymayın. Şeker, sirkenin daha kısa sürede olmasını sağlarken, bir yandan da sirke yapan bakteriler önce bu şekeri kullanacağı için meyvenin şekeri kalır. Endüstriyel olmasa da, şeker şekerdir. 
  • Sirke oluşumunda hava alması önemli ki alkol uçacak; ancak içine böcek girmesini de engellemek için tülbent gibi pamuklu bir bez işinizi görür.
  • Çürüme yeşil, fermentasyon kırık beyaz olur.
  • Elmadan elde edilen sirke anası, armut için kullanılabilir. 
  • Bu şartları sağlıyorum ama sirkem olmuyor diyorsanız birkaç öneri:
    • Sirkeyi yararlı bakteriler yapar. Çamaşır suyu ise bakteri öldürücüdür ve sizin güzel yararlı bakterilerinizi de öldürür. Evinizde uzak köşeyi bile çamaşır suyu ile temizliyorsanız, sirke oluşmaz.
    • Zararlı bakteriler, yararlı bakterilerden baskın oluyorsa da sirke oluşmaz. Mesela ekolojik meyve kullanmamış olabilirsiniz. Semt pazarından aldığınız meyvelerde fazlaca pestisit (böcek ilacı) ve herbisit (ot ilacı) olduğu için de sirke oluşmaz.
    • Zararlı bakterilerin çok sevdiği başka bir şey daha var ki, kir. Kavanoz, kaşık, meyveleri ekolojik temizleyicilerle temizleyip ondan sonra yapmanızı öneririm. 
    • Özellikle meyveleri yıkayıp kuruduktan sonra yapmalısınız. Çünkü meyvelerin doğal kalkanları (florası) da sirke oluşumunu sağlayacak.
    • Kavanozun ağzını tamamen kapatırsanız, hava almaz ve sirke oluşmaz.
Sirkeyi tonik, temizleyici ve saç açıcı olarak kullansam da, bu kez kışın içmek için yaptım. Şahane bir probiyotik. Gıdayı hiç mesele etmeyen kişilerin dahi bildiği gibi "Bağırsak florası için fermente gıdalar almalıyız." 
Milyon kez yazdım ama milyon birinci kez yazayım. Evde sirke yaparak; ambalaj çıkarmayacak, hayvanların denek olarak kullanılmasına neden olmayacak, zararlı/zehirli kimyasalların giderden denizlere boşalmasına göz yummayacak, yararlı bakterilerinizi mutlu edecek, daha sağlıklı olacak, daha az para harcayacak, gıda israfını önleyeceksiniz ve dahası.
Ay canım çekti.
Utku,
Yorum Yok

Perşembe, Ekim 19, 2017

Sabun Cevizinden Sıvı El Sabunu

Bayram tatilinde annemlerde el sabunu kalmamıştı. Fırsattan istifade çamaşır makinesi için kullandığımız sabun cevizleriyle el sabunu yaptım. Soran çok olduğu için de birkaç video çektim. Video çekmek çok çileliymiş, bu fedakarlıktan sonra silmeye kıyamadım, buraya da ekliyorum. 

Sabun Cevizinden Sıvı El Sabunu

Sabun cevizinden sıvı el sabunu
Sabun cevizinden sıvı el sabunu
Sabun cevizin nasıl sevdiğimi, beni biraz tanıyan, okuyan hemen anlar. Şimdilik çamaşır makinesinde, sıvı el sabununda, şampuanda, yüzey temizleyicide ve yağ çözücüde kullanıyorum. Şahane bir alternatif. Pratik ve ucuz. 

Nasıl Yapılır?

Malzemeler

  • 10 tane sabun cevizi
  • Rendelenmiş zeytinyağı sabunu (Kalıp sabunun 10da biri kadar)
  • Biraz zeytinyağı (1 yemek kaşığı diyelim)
  • Yarım litre içme suyu
  • Portakal yağı (güzel koku için, isteğe bağlı)

Sıvı El Sabunun Yapımı

Videoda ayrıntılı yazmıştım; ancak adımları bir daha yazıyorum.
  1. İçme suyunu kaynattım.
  2. Kaynayan suyun içine sabun cevizlerini ekledim, 15-20 dk haşladım.
  3. Sabun cevizlerinin özü suya geçtikten sonra suyu süzdüm.
  4. Su sıcakken rendelenmiş zeytinyağı sabununun üzerine ekledim. 
  5. Rendelenmiş zeytinyağı sabununu sıcak suda erittim.
  6. Soğumaya bıraktım. Soğuyunca zeytinyağını ekledim. 
  7. Sıvı el sabunu için kullandığımız kaba koydum.

Sabun Cevizinin Gözlemlediğim Faydaları

  • Bir meyve olduğu için ekolojik
  • İlk aldığım paket hala bitmediği için diyebilirim ki ucuz
  • Kesinlikle temiz
  • Belirgin şekilde cilt rahatsızlıklarımıza iyi geldi.
  • Çamaşırda kullandığımda yumuşatıcıya ihtiyaç duymuyorum.
  • Ambalaj üretmediği için #SıfırÇöp
  • Piyasadaki markalar hayvanları denek olarak kullanıyor. Sabun cevizi ürünleri ise #CrueltyFree

Birkaç Not:

  • Bir sabun cevizini yaklaşık 4-5 kez kullanabilirsiniz. Kalan sabun cevizlerini kurutup saklayabilir ya da çamaşırlar için keseye atabilirsiniz.
  • Yağlı olmasını istemezseniz zeytinyağı eklemenize hiç gerek yok.
  • Evde olmadığı için ekleyemedim; ama ben güzel kokması için portakal yağı da ekliyorum.
Yoksa siz hala sabun cevizi denemediniz mi?
Utku,
*
*Fazlasını bu şişeye koydum. (:

Yorum Yok

Perşembe, Ekim 05, 2017

Ekolojik Tarıma #SıfırÇöp 'ün Etkisi

Eve hibrit veya GDO tohum, kimyasal gübre ve ilaçlı gıda girmeyecek iddiamı yalnızca iyi beslenmek için sürdürmüyorum. Gıdanın politik bir duruş olduğu hepimizce aşikar. Ben yememeye direniyorum, direneceğim. İnanın, o hafta ekolojik bir elma bulamazsam, almıyorum. Yemezsem ölmem, yersem sürünürüm. 
İnsanlar delirmeye başladığımı düşünmeye başladı bile. Bense akıllandığımı düşünüyorum. Elmanın değerini biliyorum. Çekirdeğine, sapına, kabuğuna kadar. Damak tadım gelişti. Bir de çeşitlerine bakmaya başladım. Hangi elma hangi mevsimde çıkar, hangi bölgede yetişir, ana vatanı neresidir? Bir sürü güzel bilgi ile donanıyorum. Bu ilgimi bilen kişiler bana elma gönderiyorlar bazen. Şahane insanlarla tanışıyorum.
Geçtiğimiz hafta son karpuzlardan (yukardaki) aldık. Karpuzun kendisi küçük, çekirdekleri büyüktü. Tadı ise resmen bal gibi. Şekerli renkli su karpuzlara inat, nefisti.

Ekolojik Tarıma #SıfırÇöp 'ün Etkisi

Gıda için atalık tohum, zehirsiz gübre ve öldürmeden uzaklaştıran ilaç yeterli değil; toprak da, su da, hava da önemli. 
Geçenlerde öğrendim ki, domatesini yediğim, tohumuna rağmen gün be gün verimsizleşen bahçenin verimsizleşme nedeni yakınındaki üzüm bağlarına ilaç atılmasıymış. İlaç dediğimiz, hormon, zehir. 
Topraktaki tek zehir tarım ilaçları da değil elbette. Bildiğiniz gibi evdeki çöp de toprağa atılıyor ve dolayısıyla evdeki kimyasallar da toprağı zehirliyor, verimsizleştiriyor. 
Ekolojik tarım yalnızca tohum ve gübre ile olmaz. Plastik ve sentetikten uzak durmak da ekolojik tarımın olmazsa olmazı. Almadığınız plastik poşet, polyester tişört, suni deri ayakkabı, elma ağacının kurumasını, elmanın plastikleşmesini, elmayı yiyen çocuğunuzun zehirlenmesini önleyecek.
Ekolojik hayat bir bütündür; yediğiniz elmayı korumak için evden çöp de çıkarmamanız gerekecek; evden çöp çıkarmamak içinse, eve çöp olabilecekleri almamanız. Vazgeçmeniz gereken ilk malzeme ise kullan-at ürünler. İçtiğiniz kahve bardağı dönüşmediği için kahve ağacının zehirlenmesine neden oluyor.
*
Burada veganlığa bağlamayı isterdim; ama yapacak başka işlerim var. Bunu da başka zamana bırakayım. 
#SıfırÇöp hakkında ne kadar ciddiyim, bir kısmı burada.
Elmanıza, karpuzunuza sahip çıkın. 
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Temmuz 27, 2017

Ölsün Polyester, Yaşasın Doğal

Bu yazı, stil sahibi, elbisesinin dikişine dikkat eden, sağlığına önemseyen, çevreye duyarlı, bütçesine dikkat eden kişiler için. 250 çift ayakkabınız olduğundan övünç duyuyorsanız ya da kredi kartınızı boşaltıp mağazaya koşuyorsanız, yazıya devam etmenize gerek yok.

Ölsün Polyester

Ben cumhurbaşkanı olsam; plastik poşetle birlikte polyesteri topyekun yasaklar, rahatlarım. Diktatörlükse diktatörlük. Sürekli temizlik dahi polyester tişörtün yazın verdiği koku azabından kurtarmıyor. Kullan-at tişörtler çevreye plastiği yayarken, yıkadığında dahi plastik partiküller denizlere salınıyor. 
Kullanıp atmaya, tüketmeye, sevmemeye, bağlanmamaya, kıymet vermemeye o kadar çok alışmışız ki, bunu artık normal de sayıyoruz üstelik. "Amaan iki giyer atarsın". Halbuki en sevdiğimiz tişörtümüz orta okuldan beri giydiğimiz eskiyen, parçalanan, rengi solan tişörtümüz. 
Neyse melankoli denizinde bir yolculuğa çıkmadık; ancak nerde o eski elbiseler deme hakkımı da kullanmak isterim. Annemin 20li yaşlarında diktiği ipek gömlekler, ilk günkü gibi dolabımda. Rengi solmadı, dikişi atmadı, aşınmadı. 

Öncelikle doğal kumaşlar nelerdir?

İpek, pamuk, keten, kaşmir, yün, kürk, deri, vs

Neden doğal kumaşlardan yapılan giysileri giymeliyiz?

  • Doğal kumaşlar çevreye zarar vermeden çözünür. Doğadan gelen doğaya gider yani. 
  • Daha uzun süre dayanır. 
  • Toksik madde içermediği için kanserojen gibi zararlı etkileri olmaz. 
  • Terletmez, kötü kokmanıza neden olmaz
  • Hava aldığı için mantar gibi sorunlara  neden olmaz
  • Tarzınızı, stilinizi tamamlar. 
  • Ayakkabı gibi ürünlerde ayağınızın şeklini alacağı için ayağınıza zarar vermez.
  • Evladiyeliktir, kıymetli eşyalarınızdan olur. 

Doğal kumaş yeterli mi?

Değil. Kumaşın rengi belirleyen boyalar da, kumaşlar kadar tehlikeli. Kimyasal boyalar yerine kök boyası kullanılan ürünler kullanılmalı. 

Doğal kumaşları nasıl anlarız?

İşte burası en zor kısmı; çünkü sadece pamuklu bir kumaşın dahi çok sayıda farklı dokuması var. Farklı dokumalar da kumaşın yumuşaklık ya da inceliğini değiştirebilir. Üstelik yeni teknolojiler sayesinde, doğal ham maddelerle kumaşın kimyasal yapısını bozmadan fiziksel yapısının değişimi ile gibi daha kullanışlı kumaşlar da yapılabiliyor. Etiket okumayı öğrenmeniz önemli. Polyester, elastan, polyamid, polar, vs sentetiktir. Deri nasıl anlaşılır, derseniz, cevabım burada var.

Doğal kumaşlardan yapılan giysiler pahalı, benim bütçem o kadar fazla değil. Ne yapmalıyım?

Evet doğal kumaşlar pahalı. Satın almak pahalı olduğu kadar, bakımı da pahalı. Ancak yaşamınızın tamamına baktığınızda fiyatı daha da uygun olacaktır. Nasıl? 
Ucuz etin yahnisi pek olur da diyebiliriz, ucuz alan pahalı alır da, az çoktan fazladır da. Kolay kolay eskimediği için eskiyip yenisini aldırmayacaktır. 10 yıldır kullandığım deri ayakkaplarım örneğin; birkaç kez topuğu aşındı o kadar. Güzel pamuklu tişörtler yıkandıkça dönmez. Annemin ipek gömleklerinden bahsetmiştim. Bu örnekler artabilir. 
Eğer ki vitrinleri takip ediyor ve her sezon birkaç çift ayakkabı alıyorsanız, (Aklıma, 250 çift ayakkabısı olduğunu ve kendini sosyalist olarak tarifleyediğini aynı röportaj içinde söyleyen manken geldi; en son mafya sevgililerini birbirine kırdırmıştı.) bu yazıya boşuna başlamışsınız zaten. Bu yazı, tüketimi azaltarak mutluluğun alışverişte olmadığını bilen kişiler için. Eğer bir stiliniz varsa, zaten sevdiğiniz bluza veda etmek istemeyeceksiniz. 

Vegan doğal kumaşlar nelerdir?

Açıkçası ipek, ipek böceğinden; kaşmir, deri, yün, kürk koyun gibi hayvanlardan elde edildiği için, veganlar için alternatifler oldukça azalıyor. Ancak pamuklu kumaşlar, farklı dokunarak çeşitlendirildi. Ananas, Hindistan cevizi, muz gibi meyve kabuklarından da deriye benzer alternatif kumaş elde edildiğinin müjdesini almıştık. Ne kadar sürede yaygınlaşır bilmiyorum, ama merakla bekliyorum.
Modal, tencel ve viskon da kayın ağacından olduğu için veganlar için uygundur. 

Ne yapılabilir?

  • Evvela en önemlisi, ihtiyaç fazlasını almayın. İhtiyacınız tahmin ettiğinizden çok daha az. Kendinize bir süre herhangi bir şey satın almama yasağı koysanız, almadığınız zamanda hiçbir şey kaybetmediğinizi göreceksiniz. Satın alma orucu tutun. 
  • Doğal malzemeleri kullanan markaları tercih edin.
  • Sevdiğiniz, bildiğiniz markalardan kumaş, ip, boya, vs doğal malzemeleri kullanmalarını talep edin.
  • Bütçeniz yeni giysi almaya yeterli değilse, takas pazarlarından yararlanın. Takas pazarlarında, sadeleştirilmiş bir dolap isteyen kişilerin giysileri çok olmaya başladı. Genellikle de hiç giymedikleri giysileri getiriyorlar. Tahmin ettiğinizden daha iyi giysiler göreceksiniz.  
  • Biraz retro giyinmeyi de seviyorsanız, ikinci el kıyafetler satan yerlere bakın.
  • Etiket okumayı öğrenin. 
  • Kendi kıyafetlerinizi dikin, diktirin. Bu mevzuyu gözünüzde büyütmeyin. Bu benim en büyük şımarıklığım olabilir. Pantolonumdan gömleğime, ayakkabımdan çantama benim bedenime uygun, istediğim renk ve dokuda kumaşla yaptırıyorum. Makineniz varsa ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, Terzihane size Bir Değişik Dikiş imkanı sunuyor. Youtube kanalında kolay dikişi öğretiyor. 
Derseniz ki, sentetik kumaşlar geri dönüştürülen malzemeden yapılıyor. Geri dönüştürülmesi, plastiğin her kullanımda biraz aşınarak doğaya saçılmasına neden oluyor. Plastik ambalajları geri dönüşüm kutusuna gönderdiğiniz için içiniz rahatsa, çok da rahat olmasın. Doğrudan olmasa da dolaylı olarak çevreye zarar veriyorsunuz. Konuyla ilgili nefis bir video ekliyorum. Bi' gidip bakın. 
*
Kürkü özellikle yazdım. Kürk kullanmaktan rahatsız olmadığım gibi, özellikle kullanıyorum. Suni kürk kullanabileceğimi hiç sanmıyorum. İhtiyacınızdan fazlasına sahip olmayın, böylelikle bir tavşan size bir kürk olmak için öldürülmez.
*
Daha önce Özgür Kazova dan bahsetmiştim. Kök boyası ve doğal kumaş kullanmalarının dışında, politik duruşları, örgütlenme biçimleri ile de kalbimizin sahipleri. 
N'apıyoruz, önce kendimizi dönüştürüyoruz,
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Temmuz 20, 2017

Doğal Malzemelerden Kişisel Bakım Ürünleri

Ekolojik yaşamın ve #SıfırÇöp sürecinin önemli bir aşaması, kullanım süresinin kısa olmak zorunda olduğu ürünleri doğal malzemede almak oluyor; çünkü sentetik malzemeler doğrudan olmasa da dolaylı olarak doğaya karışıyor. 
Makyaj pamuğu, regl pedi gibi kullan-at malzemelere göre biraz daha uzun süreli kullanılan ürünleri çevreci olanlarla nasıl değiştirebiliriz?

Doğal Malzemelerden Kişisel Bakım Ürünleri

Nahıl doğal malzemelerden banyo seti
Nahıl'ın doğal malzemelerden banyo takımı

Diş Fırçası

Diş fırçası, kullanım süresi kısa olmak zorunda olan ürünlere iyi bir örnek. Madem bir diş fırçasının bir ömrü var (üç ile altı ay arası), çevre ve sağlığımız için en iyi malzemeden almamız gerek. Daha önce burada biraz bahsetmiştim. Bambu bir diş fırçası iyi bir tercih olacaktır. Ben HumbleBrush kullanıyorum. Diş macununu kullandığım ve oldukça memnun olduğum BioPlante markasının da bambu diş fırçası var.
Bambu diş fırçası
Bambu diş fırçası
Ekolojik diş macunu ve diş fırçası

Tarak

Atalarımız, analarımız "Kel başa şimşir tarak" demişse bir bildikleri vardır. En kaliteli tarak malzemesi şimşirdir. Deri kumaşı kestikten sonra tırtıkları düzeltmek için şimşir kullanıyoruz. Buradan saçın kırılmasını engellediğini (çatallaşmış saç telini birleştirdiğini) düşünebiliriz. 
Üstelik plastik tarak gibi elektriklenmeye de neden olmaz. 
Şimşir tarak
Şimşir tarak
Saçınızı kimyasallardan kurtarın

Pamuklu Çubuk / Kulak Çubuğu

Sadece kulak temizleyici olarak değil; makyaj düzeltmeye de yaradığı için çokça kullanıyoruz. Çubuğunun plastik olması nedeniyle hayatımdan tamamen çıkarmaya çalıştım; ama oldukça zor oluyor. Bu nedenle ben de alternatiflerine baktım. Ahşap ve kağıt çubuklu olanları var. 
Kağıt çubuklu Organyc ve İpek'e bakabilirsiniz. 

Vücut ve Yüz için Kese, Sünger, Fırça ve Lifler

  • Benim en sevdiğim temizleyici kalıp sabunu içine attığım pamuklu ipten örülmüş kese. Sağlıklı olduğu kadar pratik de. 
  • Vücut temizleyici için doğal sünger de çok iyi alternatif. Hazır yaz mevsimindeyken, tatil yerlerinden de alabilirsiniz. 
Doğal sünger
Doğal Sünger
  • Hayvan kıllarından ve ahşap gibi doğal malzemeden de yapılan banyo fırçaları var. Bu ürünler de çok başarılı. Domuz ve at kılı çokça kullanılıyor. Bu ürünleri banyo sonrası da kullanabilirsiniz. Kan akışını hızlandırıp selülit oluşumunu engelliyor. Ben Eda Taşpınar markasını kullanıyorum. Memnunum.
At kılı fırça
At kılı fırça
  • Veganlar için: Konjac süngeri (görsel1) ve palmiye lifinden yapılan keseler (görsel2) de kullanılabilir. 

Konjac SüngeriPalmiye lifi kese


  • Lif deyince kabak lifini atlamayalım. Kabak lifi memleket topraklarında da yetiştiği için hem üretici ile doğrudan temas kurabiliyorsunuz, hem de oldukça uygun fiyata satın alabiliyorsunuz. Tam bir kabak lifi en fazla 15 TL. 10 parçaya bölüp, vücut lifi, yüz lifi ve bulaşık lifi olarak kullanabilirsiniz. Hatta yüzey temizleyici (ovucu) dahi olabilir. Kesilmiş şekillendirilmişleri de var.
Kabak lifi
Kabak lifi

  • Kese için ipek keseyi tavsiye ederim. 

İpek kese
İpek kese
*Banyo takımı için Nahıl'ın doğal ürünlerinden yapılan takımlarına bakabilirsiniz. Ben yukarıda görselde de bulunan takımı çok beğendim. 

Ponza taşı (Topuk ponzası)

Ponza taşı zaten doğal malzeme. Ahşap saplı ya da sapsız ponza alırsanız, bu sorunu da kolaylıkla halletmiş olursunuz. 
Ponza
Ponza
*Madendeki ismi pomza olan taş, rafa gelince nasıl ponza oldu, çok merak ediyorum.
*
Görselleri İnternet'ten aldım. Üzerindeki yazılar nerelerden olduğunu gösterir. Bakabilirsiniz. 
*
Ez cümle: Plastik / sentetik ürünler aşındıkça yani kullanıldıkça doğaya salınır ve uzun süre doğada yok olmaz. Bunun yerine doğal malzeme kullanmakta hem sağlığımız hem de çevremiz için fayda var. Doğal malzemeler nelerdir: pamuklu ip, ipek kese, domuz, at, keçi gibi hayvanların kılları, bambu, şimşir gibi bitkilerden elde edilen ahşaplar, kabak lifi, ponza. Geri dönüştüreceksek, bunları dönüştürelim. 
Önce kendini dönüştür,
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Mayıs 04, 2017

Ekolojik ve #SıfırÇöp Makyaj Temizleyiciler

Ekolojik ve #SıfırÇöp Makyaj Temizleyiciler

Ekolojik ürünler kullanma ve evden çöp çıkarmama sözü verdiğimden bu yana, en zorlu süreçlerden biri makyaj ürünleri oldu. Her gün makyaj yapıyorum ve aynı zamanda her akşam özenle temizliyorum; ancak bir taraftan da kıymetli zamanımı alışverişle harcamak istemiyorum. Cildimin kuruya yakın olduğunu, sigara ve alkol aldığımı ve artık 30+ olduğumu da ekleyeyim. 
Çok güzel bir konakta, şarkılar söyleyerek, anılardan bahsederek, ateşin başında nefis bir hafta sonu geçirmişken, üniversiteden Muhteşem Beşli grubumuzun güzellik ve bakımdan sorumlu devlet bakanı, makyaj temizleyicimi nasıl yaptığımı sordu. O sordu, bana sordu, temizleyicimi sordu. Dedim ki, Utku doğru bir iş yapıyorsun. 
Cilt toniği, makyaj temizleyici, temizleme pedi
Cilt toniği, makyaj temizleyici, temizleme pedi

Makyaj Temizleme Suyu / Yağı

Makyaj temizleme suyu / yağını cilt ve göz olarak ayırmıyorum. Göz makyajını temizlerse, cilt makyajını zaten temizler. Ekolojik / saf zeytinyağı harika bir makyaj temizleyici; ancak oldukça ağır. Bir yağı cilde doğrudan sürmek, açık gözeneklerin dolmasına neden olabilir. Bu nedenle lavanta suyu veya gül suyu gibi sularla seyreltilmesi ile kullanımı da kolaylaşıyor. Ben her iki suyu da, elime geçtikçe kullanıyorum. 
Lavanta suyu için Lisinia ve gül suyu için Otacı (saf gül suyu olan) oldukça iyi. 

Bütçe ne kadar etkilendi?

Eskiden kullandığım aynı etkideki ürün 800 TL (litresi). Yarım litre saf zeytinyağı 15 TL ve yarım litre lavanta suyu 15 TL diyelim. Ev yapımı, ekolojik makyaj temizleyicinin 1 litresi 30 TL oluyor. 
Düşük bütçeli, ekolojik ve zararlı kimyasallardan uzak temizleyicinin bir etkisi de #SıfırÇöp. Aynı kabı sürekli kullanıyorum.

Cilt Toniği 

Makyajımı temizledikten sonra kendi yaptığım toniği kullanıyorum. Fermente elma sirkesi ile gül suyunu eşit oranda karıştırıyorum. Öncelikle şunu vurgulayayım ki elma sirkesinin kokusu yok. Gül suyu ile birleşince gül kokusu baskın oluyor.
Bu tonikle sıfır siyah nokta.
Fermente elma sirkesi için Fermente Mutfağıma bakabilirsiniz.

Bütçe ne kadar etkilendi?

Eskiden kullandığım cilt toniğinin 1 litresi 500 TL'ydi. Ekolojik elma sirkesinin yarım litresi 15 TL ve yarım litre gül suyu 15 TL diyelim. Ev yapımı 1 litre ekolojik cilt toniği 30 TL.
#SıfırÇöp 'ü hatırlatıyorum.

Makyaj Temizleme Pamuğu / Bezi / Pedi

#SıfırÇöp 'ün en önemli adımı ise ağartıcılı pamuk diskini bırakmak. Bir Buldan gezisinden gelen havluyu 10cm x 10cm küçük parçalar olarak kestim. Her kullanımda yıkıyorum. Haftada bir de yıkama filesine koyup makineye atıyorum. Çamaşır makinesi temizleyici olarak sabun cevizi kullandığımı hatırlatıyorum. 

Bütçe ne kadar etkilendi?

Kullan atma. Kullan, kullan, sonra yeniden kullan.
***
Cildinize doğrudan temas eden temizleyicileri önermek riskli. Bu ürünler testten geçirilmediği için sizde alerjik reaksiyon yapabilir; ancak sizde alerjik reaksiyon vermemesi için, hayvanların denek olarak kullanıldığı ürünleri bırakmaya değer. 
Başka bir temizlik mümkün!
Utku
***
Diğer Sıfır Çöp yazıları:


Yorum Yok

Perşembe, Nisan 13, 2017

#SıfırÇöp ile, Zararlı Kimyasallardan Uzak ve Ekolojik Yaşam

Yaklaşık dört sene önce ilk adımını attığım, ancak tamamen geçiş yapmakta ağır davrandığım zararlı kimyasalları hayatımdan çıkarmaya başlama sürecinin, yaşamımın her noktasına eriştiğini ve tüketim alışkanlığımı evirdiğini; ardı sıra yazdığım #SıfırÇöp sürecime büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim. Gıda israfı, zararlı kimyasallar, sıfır çöp, gıda egemenliği, tüketim çılgınlığı gibi meselelerin birbirinden çok da uzak kavramlar olmadığını, zinciri halkaya çevirirsek daha başarılı olacağımızı ve tahmin ettiğimizin üzerinde sonuç alabileceğimizi düşünüyorum. 
Bu nedenledir ki, tam bir yıldır tüm hayatımı çevreleyen #SıfırÇöp ile, zararlı kimyasallardan uzak ve ekolojik yaşamın temel olarak özetini geçmek istedim.

#SıfırÇöp ile, Zararlı Kimyasallardan Uzak ve Ekolojik Yaşam

#SıfırÇöp ile, Zararlı Kimyasallardan Uzak ve Ekolojik Yaşam

Ne yapıyorum?

  • Meyve ve sebzeleri mevsiminde taze, mevsimi dışında kuru tüketiyorum. 
  • Ambalajsız ve işlenmiş ürün tüketmiyorum. Çok acıkırsam, dayanamayıp yiyorum. Bu nedenle çekmecede hiç tutmuyorum ve kendimi aç bırakmıyorum. (Bu maddeyi daha sonra detaylandırmak isterim: ekmekten yoğurda, yumurtadan bakliyata, pekmezden bala sağlıklı, geleneksel, küçük üreticinin yanında, lezzetli ekolojik yaşam)
  • Ambalajsız ürünleri ve ambalajını geri isteyen markaları önceliklendiriyorum. Bazen ambalajı geri istemeseler bile veriyorum. 
  • AVM ve marketlere girmiyorum. Tüketim kooperatiflerinden, ekolojik pazarlardan, semt pazarlarında, tatildeki yerel üreticiden, vs alışveriş yapıyorum ya da ham madde alıp ben yapıyorum. Bir kısmını ailemden sağlıyorum.
  • Alışveriş çantasını, bez çantadefalarca kez yazdım; ama yine yazayım.

Bakım ve temizlik malzemeleriniz neden kendim yapmaya başladım?

  • Kontrolsüzce artan kimyasallardan uzak durmak için
  • Gerçek olduğu söylenen ancak olmayan malzemeler nedeniyle kendimi aptal gibi hissetmek istemediğim için
  • Hakkı yenen üreticilerin hakkını korumak için
  • Metropol dışında bir şehirde yaşamaya alışmak için
  • Malzemeleri neden kullandığımı öğrenmek / bilinçli tüketim için
  • Neden kullandığımı bile bilmediğim malzemeler maaşımı bırakmaktan sıkıldığım için
  • Hayvanların işkence altında denek olarak kullanılmalarını kabul edemediğim için
  • Yıllar yılı çözünmeyen ambalaj atıklarını çöpe atmak istemediğim için (Norveç'teki ölüm nedeni midesindeki naylon poşetler olan balinayı duymuşsunuzdur)

Neden burada yazıyorum?

  • Tarifleri unutmamak için (#KendimeNot)
  • Ne kadar kolay olduğunu göstermek için
  • Soran arkadaşlarıma kısa yoldan ulaşmak için
  • Bu yolla tanıştığım insanlarla ortaklaşmak için

Gelişme (Henüz bir yılın sonunda rutinim olanlar)

  • Yalnızca ihtiyacım olduğu kadar satın almaya başladım. Gıda israfını ve gereksiz maliyeti de önlemiş oldum.
  • Alışverişe ayırdığım gereksiz zaman azaldı. Bizi AVMlere mahkum bırakan alışverişleri bıraktım. 
  • Damak tadım kesinlikle gelişti. Önceleri yememeye çalıştığım (kendimi zorladığım) yiyecekleri, artık yiyemiyorum(midem almıyor)
  • Malzemeleri, aromatik yağları, yiyecekleri, hatta peynirlerin ne sütünden olduğunu tanımaya başladım
  • Ne yediğimi, ne sürdüğümü az da olsa bilir hale geldim.
  • Kuru olan ve her geçen gün daha da kuruyan cildimi yağlarla nemlendirdim. Başka hiçbir nemlendiriciye ihtiyaç duymadığım gibi, artık cildimin kuru halini hatırlamıyorum bile.
  • Bu yağlardan oluşan bakım ve temizlik ürünleri parmaklarımla uygularken bir de baktım, tırnaklarıma da yaradı. (artık kırılmıyorlar, kendi rengine döndüler ve uzuyorlar.)
  • Kimyasal kullanmadığımız için yere ya da tezgaha düşen yiyeceği atmamaya başladık
  • Daha çok temizleyicinin beni daha çok temizlediği hissinden kurtuldum.
  • Daha az uğraştığım ama daha sağlıklı ve bakımlı görünen saçlarım ve cildim var. Zamanımı kendime ayırıyorum.
  • (Sadece son bir yılda değil ama) Kilo verdim ve bu kilomu koruyorum. (Ki yaşamak için yemek yemem; yemek yemek için yaşarım.)
Detaylar yaz yaz bitmez. Kısaca not almaya çalıştım. Nasıl yaptığımı, nerelerden alışveriş yaptığımı, ne kadar zaman ve para harcadığımı not tutmaya, zaman zaman yazmaya devam edeceğim.

Bize dayatılan temizlik hissine karşı çıkan Utku,

Yorum Yok