Özgecan Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özgecan Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Şubat 16, 2015

Özgecan Aslan'ın Ardından

Ülkenin, dolayısıyla yazılı ve görsel medyanın, en çok da sosyal medyanın favori gündemi Özgecan Aslan’ın bedenine vahşice dokunulması, yaşam ve özgürlük hakkının elinden alınması oldu. Başka bir konudan bahsetmeye, başka bir haberleri post etmeye, şarkı paylaşmaya utanır olduk. Aklımızda sadece ve sadece onun gözleri kaldı. Bir taraftan detaylar bizi rahatsız etse de, son dakikalarını nasıl geçirdiğinin detayları okur olduk. Bu detaylar geldikçe daha da çıldırdık. Kimimiz kendimizi onun yerine koyduk, kimimiz annesinin yerine, ve hatta caninin kızlarının yerine. Sonuç olarak her an başımıza gelebilecek bir durum içimizi titretti.
Özgecan Aslan
Tüm hafta sonu Facebook profilimi ne zaman açsam, bu haberlerle karşılaştım. Özgecan’ın nereli olduğu, kaç yaşında olduğu, hangi mezhepten olduğu, hangi okulda okuduğu, hangi seminerlere katılmış olduğu, bu seminerden neler edindiği, caninin nereli olduğu, hangi siyasi fikre sahip olduğu, hangi diziyi izlediği, kızlarını ne kadar sevdiğini, olayın nerede olduğu, saat kaçta olduğu,vs detaylarının hepsini yaladık yuttuk, üzerine yorumlar yaptık, komplo teorileri kurduk, caniyi 8'de 8 suçlu bulup içimizi rahatlattık. Mazallah kız gece dışarda olabilirdi, içkili olabilirdi, evden kaçmış olabilirdi, eşcinsel olabilirdi.
Tabii ki “idam gelsin” yorumlarını da es geçmedik, en kötü ihtimalle “Zaten hapishanede bunları yaşatmıyorlarmış” dedik. Biz bu bilgiyi sağdan soldan öğrenirken, bazı bilirkişi “abiler” vur emri verdi bile.
En muhteşem(!) iki yorum da kızın yanında biber gazı taşımasının manidar bulunduğu ve zaten alevi olduğu için abdestsiz olması bakımından cehennemlik olması yorumlarıydı. Bu rahatlık, bu vicdansızlık nerede satılıyor acaba!
***
Facebook akışımdaki yaklaşık 600 kişinin yorumlarına göz gezdirdim biraz. Sanırım yaşadığım yer, eğitim seviyesi gibi nedenlerden dolayı daha yumuşak yorumlar yapılıyor. En azından mezheple falan ilgilenilmiyor. Ama “idam” kaçınılmaz yorum tabii ki. Birkaç kez yakalamış bulundum.
Herkesin en ağır ceza, hatta idam yorumlarını yapabilmesi, kendilerine güvenlerini gösteriyor tabii ki. Çünkü onlar, tecavüz etmeyi bırak, taciz etmezler, akıllarından geçirmezler, tecavüz videolarını tıklamazlar, kadınların göğüslerine değil mutlaka gözlerine bakarlar, dokunsa da dokunmasa da haklarında hikayeler anlatmazlar, birine kızınca anana şunu yapacağım, bacına bunu yapacağım demezler, sözlerine, kimliklerine değer verirler, korunacak mal olarak değil, özgür birey olarak görürler. Çok şanslıyım etrafımdaki her erkek böyleymiş. Sevgili arkadaşlar bu şarkı hepimize gelsin. Ne güzel söylemiş Sevgili Sezen: Kıvır kıvır kıvır ziller elinde...

Özgecan, nerde okuduğunun, kaç yaşında olduğunun, nereli olduğunun hiç önemi olmadığı bir bireydi. Biz hepimiz suçluyuz canının yanmasında. Gidip bir aynaya bakalım, sonra yeniden konuşalım. Özgecan’a olamadı, size iyi akşamlar...
Yorum Yok