Ölüm Hastalığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ölüm Hastalığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Aralık 05, 2016

Taşra Kabare'den Ölüm Hastalığı

En sevdiğim oyunlar, seyirciyi sahnede karşılayan oyuncuların olduğu oyunlar. Öncelikle buradan başlayayım. "Biz hazırız, nerede kaldınız?" diyorlar sanki. "Ölüm Hastalığı" da Cemal Toktaş'ın bizi hali hazırda sahnede beklediği oyunlardan.
Fotoğraf: tasrakabare.com'den

Marguerite Duras'ın Ölüm Hastalığı

Marguerite Duras'ın aynı adlı novellasından sahneye uyarlanan "Ölüm Hastalığı" bu sezon Taşra Kabare'de Mehmet Ada Öztekin'in yönetmenliğiyle, Cemal Toktaş ve Nergis Öztürk'ün oyunculuğuyla 18 Kasım'dan itibaren sahneye taşındı. Duras'ın 68 yaşında ve şaraplı günlerde yazdığı her kelimesinden anlaşılan metni modern yalnızlık, çaresizlik ve çözümsüzlük gibi duyguları çerçevesinde bir aşk anlatıyor.

Novella nedir?

Öykü olmak için fazla uzun, roman olmak için fazla kısa metin.

Bir mekan olarak Taşra Kabare

Taşra Kabare'nin alternatif sahnesi Sofa Sahne'yi "Aşk Dersleri" ile açan seyirciler arasında ben de vardım ve bunu ballandıra ballandıra anlatmıştım. "Aşk Dersleri"nin öncesi ve sonrası ile Taşra Kabare'yi bol bol ziyaret eder oldum. Hem sakin, hem de eğlenceli Kadıköy'e yakışır bir mekan.

Taşra Kabare'nin Ölüm Hastalığı

Metin, eski aşk destanlarından uzaklaşmaya çalışsa da bu destanları referans alarak modern çağın aşk anlayışını tanımlama üzerine kurulmuş. Eski aşk anlayışını beyazlar içindeki kadın, yeni aşk anlayışını da siyahlar içindeki erkek tasvir ediyor. Ve aslında tüm olanlar erkeğin kafasının içinde olup bitiyor. 
Erkek bu metni yüksek sesle bize okuyor, arada es verip kafasındaki kadının cevaplarını duymamızı sağlıyor.
Erkek karakteri oynayan Cemal Toktaş'ın sesinin sadece duvara yansıtılan video ile bize ulaşması, oyununu ise sahnede sessiz oynaması fikrine bayıldım. Sahne, dekor, ışık, kostüm, oyuncu ve seyircinin dışında, oyun için yeni bir kanal olmuş. Dijitalle manuel iyi bir uyum tutturmuş. Yalın bir dekor ve durağan bir metne rağmen bu sayede oldukça akıcı bir hal almış. Ancak bu dijital kanal çoğunlukla Cemal Toktaş'ın dediklerini anlamaya çalışmakla geçti. Kelimelerin ağzından daha anlaşılır çıkmasına özen gösterilmeliydi. Erkek karakterin melankolik havasına katkıda bulunsa da, oyundan kopmamıza neden oldu.
Oyunun yazarının kim olduğunu bilmeyen kardeşime, çıkışta yazar hakkında ne düşündüğünü sordum: yazarın kadın olduğunu ve metnin yakın zamanda yazıldığını hemen anladı.

Canım Alternatif Tiyatro Seyircisi

Alternatif tiyatro seyircisi gibisi yok. Oyunu, oyunun ritmini bozmamak için nefes bile almadan izliyor neredeyse. 
Bir hafta önce seyrettiğimiz başka bir oyunda, evinin salonunda dizi izliyor gibi arada sohbet eden, neredeyse ayva kesip bıçağın ucuyla yanındakine uzatacak, onayladığını daha doğrusu anladığını anlamamız için kafa sallamayı ihmal etmeyen, sessize alarak kapattığını sandığı ama arada ışığını açarak mesajlarını kontrol eden, alay edilmeyi hak eden özel tiyatro seyircisi, oyun güzel olsa dahi önermemi engellemiş, hatta neden uzun süredir özel tiyatroya gitmediğimi hatırlatmıştı. 

***
Sesteki aksiliklere rağmen; Marguerite Duras tanınması gereken bir yazar, Taşra Kabare Sofa Sahne ziyaret edilmesi gereken bir sahne, alternatif tiyatro kucaklanması gereken bir oluşum. 
Özel not: Bu gibi oyunlarda seyircinin de oyunda sigara yakma hakkı olmalı. Sigara içmeyenin eli bile gider.

Kendisi de bir alternatif tiyatro seyircisi olan ve kendini pohpohlamadan geri durmayan Utku,

Künye:
Yazan: Marguerite Duras
Çeviren: Nilüfer Güngörmüş Erdem, Haldun Bayrı
Yöneten: Mehmet Ada Öztekin
Oyuncular: Cemal Toktaş, Nergis Öztürk
Ölüm Hastalığı bilgi ve rezervasyon için buraya tıklayın. 
Yorum Yok