Pazartesi, Ekim 30, 2017

Fular Bağlama Teknikleri

En sevdiğim iki aksesuardan birisi fular. Yaz kış, en sıradan giysiyi hemen şenlendiriyor. Az tüketme kararımda bana çok destekçi oldu. Yeni bir gömlek almaktansa, var olan gömlekle kullanıp hava kattım.
Zaten fular bağlamayı sevenler kendi stillerini bulmuşlardır; ancak yeni başlayanlar için fular bağlama çeşitleri.

Fular Bağlama Teknikleri

Boyunda kısa fular (Utku'nun seçimi)

-Parizyen, yaka üstüne, önden üçgen, tamamen dolama, vs 


Boyunca ince fular

 

Boyunda küçük kare fular 

 

Boyunca büyük kare fular

Boyunda uzun fular

El bileğinde fular

Ayak bileğinde fular

 

Çantada fular

Kemerde fular

 

Trençkot üzerinde fular (Thank you Burberry)

 

Saçta fular

-Saç bandı olarak, topuz üstüne, kuyruk üstüne, eşarp olarak, vs

Satın alma orucumun en önemlinin destekçilerinden biri, fular, eşarp ve yemeniler oldu. İpek ya da pamuk kumaşlardan şahane fularlar oluyor. Artan kumaşlarınızdan da yapabilirsiniz. Üzerini işleyebilirsiniz, boyayabilirsiniz, baskı yapabilirsiniz. 
Birkaç örnek de müthiş Leandra Medine'den olsun. Tek fularla çeşitlilik. Seviyorum kız seni. 




Utku,

Fularların devamı burada:


Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 23, 2017

Evde Sirke Yapımı

Yılın en güzel zamanı kesinlikle yemiş zamanı. Sarı sıcak. Güneşten kemiklerimize kadar ısınmışız. Üzüm, yemiş tatlı meyveler dallarda, asmalarda. Çiçekli ipek elbiseler falan. Ohh. 
Dünyanın da en güzel meyvesi de yemiş herhalde Belki de bu yüzdendir ki bütün Anadolu incir derken, bir yemiş diyoruz; çünkü tüm yemişlere bedel. Aydınlılar ağlamasın, en iyisi de yediveren bence. 
Güzellemeyse güzelleme. Ağacı, dalları da bir o kadar güzel. Gevrek dalları sayesinde merdiven, vs ihtiyaç duymadan tepelere çıkabilirsin. Kentli bir Y kuşağısıysan çıkamazsın. Kardeşim ve benim çıktığımızın iki katını 50lerini aşmış annem ve babam rahat rahat çıkıyor. Bizde bir challange havası.
Elimizdeki meyveleri kesiyoruz






















Neyse efendim, yediveren yemişinin bitmesini ağlayarak geçirirken, kışa da sirkesini yapayım dedim ve yaparken birkaç fotoğraf çektim. (Yazıyı da yazdıktan iki ay sonra paylaşıyorum) Sirke yapmak çok kolay, hele ki benim gibi domestik olmayan biri yapıyorsa, herkes yapar. Bu sirkeyi yapıp evden koşarak uzaklaşıp kendimi dans pistine atmıştım. 

Evde Sirke Yapımı

Malzemeler (Her şey göz kararı)

  • Ekolojik meyve (Kullandığınız su kadar)
  • İçme suyu 
  • Sirke anası ya da fermente sirke (1 tl cam kavanoz için küçük fincan sirke yeter)
  • Cam kavanoz
  • Pamuklu bez
*Nohutmuş, bulgurmuş, balmış, şekermiş, boşverin hepsini.

Sirke Kurmak

Sirke kurmak oldukça kolay. Yemiş üzerinden gidersek;
  1. Yemişleri kestim. 
  2. İçme suyunu ve yemişleri cam kavanoza koydum. 
  3. Sirke anasını üzerine bıraktım. 
  4. Kavanozun ağzını pamuklu bezle kapattım.
  5. Karanlık ve oda sıcaklığında bir dolaba koydum. 
Sirke anasını ekliyoruz

Sirke Kurduktan Sonra Yapılması Gerekenler ve Olacaklar

  • Sirkenizi sirke anası ile yaparsanız, üstüne (üçüncü fotoğraftaki gibi) bıraktığınızda meyveler yukarıya çıkmayacaklar, dolayısıyla çürüme olmayacak; ancak sirke eklerseniz günde bir karıştırmanız gerekecek.
  • Karıştırmak için cam ya da çelik kaşık öneririm. (Zaten lütfen plastiği hayatınızdan çıkarın artık)
  • Sirke olurken, başında sirke sineği olacak. Bu sinekler, yararlı bakteriler gibi can dostlarımız. 
  • Ortam koşullarına ve meyveye bağlı olarak önce sirke anası oluşmaya başlayacak. Bundan sonra karıştırmanıza gerek yok.
  • Akabinde meyveler çökmeye başlayacak. 
  • Meyveler tamamen çökünce sirkeyi kullanabilirsiniz, yaklaşık 2 ay. En iyisi en az 6 ay bekletmek elbette.
  • Sirke oluştuktan sonra süzebilirsiniz.
Fermente olmaya hazır

Sirke Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Sirke yapan bakteriler şekerle beslenir. Meyvenin şekerini kullandıkları için sirkede şeker kalmaz ya da az kalır. 
  • Sirkeyi içmek ya da gıdada kullanmak istiyorsanız, ek şeker koymayın. Şeker, sirkenin daha kısa sürede olmasını sağlarken, bir yandan da sirke yapan bakteriler önce bu şekeri kullanacağı için meyvenin şekeri kalır. Endüstriyel olmasa da, şeker şekerdir. 
  • Sirke oluşumunda hava alması önemli ki alkol uçacak; ancak içine böcek girmesini de engellemek için tülbent gibi pamuklu bir bez işinizi görür.
  • Çürüme yeşil, fermentasyon kırık beyaz olur.
  • Elmadan elde edilen sirke anası, armut için kullanılabilir. 
  • Bu şartları sağlıyorum ama sirkem olmuyor diyorsanız birkaç öneri:
    • Sirkeyi yararlı bakteriler yapar. Çamaşır suyu ise bakteri öldürücüdür ve sizin güzel yararlı bakterilerinizi de öldürür. Evinizde uzak köşeyi bile çamaşır suyu ile temizliyorsanız, sirke oluşmaz.
    • Zararlı bakteriler, yararlı bakterilerden baskın oluyorsa da sirke oluşmaz. Mesela ekolojik meyve kullanmamış olabilirsiniz. Semt pazarından aldığınız meyvelerde fazlaca pestisit (böcek ilacı) ve herbisit (ot ilacı) olduğu için de sirke oluşmaz.
    • Zararlı bakterilerin çok sevdiği başka bir şey daha var ki, kir. Kavanoz, kaşık, meyveleri ekolojik temizleyicilerle temizleyip ondan sonra yapmanızı öneririm. 
    • Özellikle meyveleri yıkayıp kuruduktan sonra yapmalısınız. Çünkü meyvelerin doğal kalkanları (florası) da sirke oluşumunu sağlayacak.
    • Kavanozun ağzını tamamen kapatırsanız, hava almaz ve sirke oluşmaz.
Sirkeyi tonik, temizleyici ve saç açıcı olarak kullansam da, bu kez kışın içmek için yaptım. Şahane bir probiyotik. Gıdayı hiç mesele etmeyen kişilerin dahi bildiği gibi "Bağırsak florası için fermente gıdalar almalıyız." 
Milyon kez yazdım ama milyon birinci kez yazayım. Evde sirke yaparak; ambalaj çıkarmayacak, hayvanların denek olarak kullanılmasına neden olmayacak, zararlı/zehirli kimyasalların giderden denizlere boşalmasına göz yummayacak, yararlı bakterilerinizi mutlu edecek, daha sağlıklı olacak, daha az para harcayacak, gıda israfını önleyeceksiniz ve dahası.
Ay canım çekti.
Utku,
Yorum Yok

Perşembe, Ekim 19, 2017

Sabun Cevizinden Sıvı El Sabunu

Bayram tatilinde annemlerde el sabunu kalmamıştı. Fırsattan istifade çamaşır makinesi için kullandığımız sabun cevizleriyle el sabunu yaptım. Soran çok olduğu için de birkaç video çektim. Video çekmek çok çileliymiş, bu fedakarlıktan sonra silmeye kıyamadım, buraya da ekliyorum. 

Sabun Cevizinden Sıvı El Sabunu

Sabun cevizinden sıvı el sabunu
Sabun cevizinden sıvı el sabunu
Sabun cevizin nasıl sevdiğimi, beni biraz tanıyan, okuyan hemen anlar. Şimdilik çamaşır makinesinde, sıvı el sabununda, şampuanda, yüzey temizleyicide ve yağ çözücüde kullanıyorum. Şahane bir alternatif. Pratik ve ucuz. 

Nasıl Yapılır?

Malzemeler

  • 10 tane sabun cevizi
  • Rendelenmiş zeytinyağı sabunu (Kalıp sabunun 10da biri kadar)
  • Biraz zeytinyağı (1 yemek kaşığı diyelim)
  • Yarım litre içme suyu
  • Portakal yağı (güzel koku için, isteğe bağlı)

Sıvı El Sabunun Yapımı

Videoda ayrıntılı yazmıştım; ancak adımları bir daha yazıyorum.
  1. İçme suyunu kaynattım.
  2. Kaynayan suyun içine sabun cevizlerini ekledim, 15-20 dk haşladım.
  3. Sabun cevizlerinin özü suya geçtikten sonra suyu süzdüm.
  4. Su sıcakken rendelenmiş zeytinyağı sabununun üzerine ekledim. 
  5. Rendelenmiş zeytinyağı sabununu sıcak suda erittim.
  6. Soğumaya bıraktım. Soğuyunca zeytinyağını ekledim. 
  7. Sıvı el sabunu için kullandığımız kaba koydum.

Sabun Cevizinin Gözlemlediğim Faydaları

  • Bir meyve olduğu için ekolojik
  • İlk aldığım paket hala bitmediği için diyebilirim ki ucuz
  • Kesinlikle temiz
  • Belirgin şekilde cilt rahatsızlıklarımıza iyi geldi.
  • Çamaşırda kullandığımda yumuşatıcıya ihtiyaç duymuyorum.
  • Ambalaj üretmediği için #SıfırÇöp
  • Piyasadaki markalar hayvanları denek olarak kullanıyor. Sabun cevizi ürünleri ise #CrueltyFree

Birkaç Not:

  • Bir sabun cevizini yaklaşık 4-5 kez kullanabilirsiniz. Kalan sabun cevizlerini kurutup saklayabilir ya da çamaşırlar için keseye atabilirsiniz.
  • Yağlı olmasını istemezseniz zeytinyağı eklemenize hiç gerek yok.
  • Evde olmadığı için ekleyemedim; ama ben güzel kokması için portakal yağı da ekliyorum.
Yoksa siz hala sabun cevizi denemediniz mi?
Utku,
*
*Fazlasını bu şişeye koydum. (:

Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 16, 2017

Oyun Atölyesi Uyarlaması ile Woyzeck

Yalnızca 23 yıllık hayatına 3 müthiş oyun sığdıran Büchner'in bitiremediği son oyunu Woyzeck bu sezon hem Oyun Atölyesinde, hem de Tatbikat Sahnesinde karşımızda. Bitirememiş olabilir, ama tamamlanarak ya da tamamlanmayarak sahneye koyulabiliyor. Bu da şahane olabiliyor. 
"Danton'un Ölümü" İstanbul'da seyrettiğim ilk oyundu. Benim için Büchner'in yeri her zaman apayrı. 

Oyun Atölyesi Uyarlaması ile Woyzeck

Woyzeck

Woyzeck Hakkında

Düşük rütbeli bir asker olan Woyzeck Marie ve gayrimeşru çocuğuna para yetiştirmek için birtakım deneylere katılarak, deneylerin de etkisiyle akıl sağlığını yitirmeye başlar. Ordunun, doktorun, toplumun ve Marie'nin baskılaması arasında kalır ve yaşama nedeni Marie'yi kendisini aldattığında şüphelendiği için planlı bir şekilde öldürür. 

Oyun Atölyesi Uyarlaması

"Oyun Atölyesi'nin Büchner'in Woyzeck'ine 2017 uyarlaması ne?" derseniz: su, fısıltı ve tabii ki kırmızı derim. Metin hali hazırda güçlü ve etkileyici; ancak sahne tasarımının hakkını hiç de yemek istemem. (Oyun Atölyesi kostüm tasarımına ve dekor tasarımına sahne tasarımı diyor) Özlem Karabay çok iyi iş çıkarmış. 
Woyzeck'in sevdiği kadının eteğinin ve adamın pantolon fermuarının gibi günahlı bölgelerin kırmızı olması ve günah arttıkça kırmızının da artmasını çok sevdim. En çok da hem alt sınıf hem de üst sınıftan tarafından ezilen Woyzeck'in de üzerinde kırmızı bir şerit olması benim için önemliydi. Ezildiği, sıkıştırıldığı için bireyin saf, masum, günahsız olmadığı kesin, nitekim Woyzeck de bu adaletsiz, baskıcı ve suçlu toplumun bir parçası. 
Dans ile bir arada olan su sesini ve fısıltıları da çok sevdim. Woyzeck'in yani bireyin iç sesi gibiydi.
Woyzeck Afişi
Oyunun afişini tasarlayan Ethem Onur Bilgiç'e de hayranlığımı çok öncelerden. Kendisinin şahane illüstrasyonlarını buradan takip edebilirsiniz.
Acaba yalnızca bebeğin ve içkilerin beyaz olması tesadüf mü? 

Künye

Orijinal Adı: Woyzeck
Yazan: Georg Büchner
Çeviren: Haluk Bilginer
Yöneten: Muharrem Özcan 
Sahne Tasarımı: Özlem Karabay 
Müzik: Çağrı Beklen 
Işık Tasarımı: Kemal Yiğitcan 
Koreograf: Orçun Okurgan 
Korrepetitör: Sibel Demir 
Oynayanlar 
Woyzeck: Emre Yetim 
Marie: Ayça Koptur 
Yüzbaşı: Aydın Şentürk 
Doktor: Sefa Tantoğlu 
Bando Çavuşu: Sinan Arslan 
Andres: Yiğit Çakır 
Çırak: Dilara Topuklular 
Panayırcı: Numan Aydın 
Margaret: Hazal İspirli 
Yönetmen Asistanı: Gözde Kırgız 
Yönetmen Asistanı: Mithat Ozan Küren 
Yönetmen Asistanı: Timuçin Başgül 
Sahne Tasarımı Asistanı: Pınar Demir
Oyun Atölyesi Twitter adresi

Canım Kadıköy Tiyatrolar Platformu, canım Kadıköy Tiyatro Şenliği. 
#tiyatroiyidir
Yorum Yok

Perşembe, Ekim 05, 2017

Ekolojik Tarıma #SıfırÇöp 'ün Etkisi

Eve hibrit veya GDO tohum, kimyasal gübre ve ilaçlı gıda girmeyecek iddiamı yalnızca iyi beslenmek için sürdürmüyorum. Gıdanın politik bir duruş olduğu hepimizce aşikar. Ben yememeye direniyorum, direneceğim. İnanın, o hafta ekolojik bir elma bulamazsam, almıyorum. Yemezsem ölmem, yersem sürünürüm. 
İnsanlar delirmeye başladığımı düşünmeye başladı bile. Bense akıllandığımı düşünüyorum. Elmanın değerini biliyorum. Çekirdeğine, sapına, kabuğuna kadar. Damak tadım gelişti. Bir de çeşitlerine bakmaya başladım. Hangi elma hangi mevsimde çıkar, hangi bölgede yetişir, ana vatanı neresidir? Bir sürü güzel bilgi ile donanıyorum. Bu ilgimi bilen kişiler bana elma gönderiyorlar bazen. Şahane insanlarla tanışıyorum.
Geçtiğimiz hafta son karpuzlardan (yukardaki) aldık. Karpuzun kendisi küçük, çekirdekleri büyüktü. Tadı ise resmen bal gibi. Şekerli renkli su karpuzlara inat, nefisti.

Ekolojik Tarıma #SıfırÇöp 'ün Etkisi

Gıda için atalık tohum, zehirsiz gübre ve öldürmeden uzaklaştıran ilaç yeterli değil; toprak da, su da, hava da önemli. 
Geçenlerde öğrendim ki, domatesini yediğim, tohumuna rağmen gün be gün verimsizleşen bahçenin verimsizleşme nedeni yakınındaki üzüm bağlarına ilaç atılmasıymış. İlaç dediğimiz, hormon, zehir. 
Topraktaki tek zehir tarım ilaçları da değil elbette. Bildiğiniz gibi evdeki çöp de toprağa atılıyor ve dolayısıyla evdeki kimyasallar da toprağı zehirliyor, verimsizleştiriyor. 
Ekolojik tarım yalnızca tohum ve gübre ile olmaz. Plastik ve sentetikten uzak durmak da ekolojik tarımın olmazsa olmazı. Almadığınız plastik poşet, polyester tişört, suni deri ayakkabı, elma ağacının kurumasını, elmanın plastikleşmesini, elmayı yiyen çocuğunuzun zehirlenmesini önleyecek.
Ekolojik hayat bir bütündür; yediğiniz elmayı korumak için evden çöp de çıkarmamanız gerekecek; evden çöp çıkarmamak içinse, eve çöp olabilecekleri almamanız. Vazgeçmeniz gereken ilk malzeme ise kullan-at ürünler. İçtiğiniz kahve bardağı dönüşmediği için kahve ağacının zehirlenmesine neden oluyor.
*
Burada veganlığa bağlamayı isterdim; ama yapacak başka işlerim var. Bunu da başka zamana bırakayım. 
#SıfırÇöp hakkında ne kadar ciddiyim, bir kısmı burada.
Elmanıza, karpuzunuza sahip çıkın. 
Utku
Yorum Yok