Perşembe, Haziran 22, 2017

Kadıköy Sokaklarında Dans Ayakkabıları

Ofisten eve, evden arkadaşıma, arkadaşımdan pazara, pazardan tiyatroya, tiyatroya dükkana yürüyerek arşınladığım Kadıköy sokakları bana artık toz-duman, bana artık yıkıntı-döküntü. Bir taraftan da topuklu ayakkabı giymeyi seviyorum. Ne yapsam derken aklıma dansçıların ayakkabıları (aslında tiyatrocuların ayakkabılarını düşündüm; ama piyasada tiyatrocu ayakkabısı diye bir şey yok) geldi. 9 pont (yaklaşık 6 cm) topuk beni tatmin eder, gerçek deri de yormaz diye düşündüm. Bu sebeple karşıma çıkan İpek Kundura ayakkaplarını uzun uzadıya inceledim. Hepsini tek tek inceledim; ancak ilk kez kullandığım bir marka olduğu için biraz çekindim. Sonra bir baktım; yıllarca giydiğim Seç Kundura, İpek Kundura'nın ayakkaplarını kullanıyormuş.
İpek Kundura
Yıldızlı Pekiyi
Kendime gerçek deriden bir dans ayakkabısı aldım; çünkü Kadıköy'ün hafriyat kamyonlarıyla dolu kaldırımlarından dans ederek yürümek istiyorum. Ayakkaplarımı aldım ve bir kız çocuğu olduğum için ayağımdan bir süre çıkarmadım. 
İpek Kundura

Neden Gerçek Deri Ayakkabı?

  • Öncelikle doğal malzemeden. Suni derilerde malzemeyi deriye benzetmek için türlü işlemlerden geçiriyorlar. Bu işlemlerin oldukça zararlı olduğunu, daha keskin bir ifadeyle kanserojen olduğunu belirtmeliyim.
  • Derinin yapısı gereği yumuşak olacak, dolayısıyla ayağınızı saracak. 38 ayak numaralı her insanın ayağı fabrikadan çıkmadığı için birbirinize benzemez. Ayakkabının esneyerek sarması, ayakkabı için olmazsa olmazdır. 
  • Deri küçük gözenekler içerdiği için ayağınızın içinde nefes almasını sağlar. Böylece mantar gibi hastalıkları, dolayısıyla ayak kokusu riskini en aza indirgersiniz.  Deri ayakkabınızı ise bir gün dinlendirmeniz yeterlidir. İki çift deri ayakkabınız olsun, size bir şey olmaz.

İpek Kundura hakkında:

Beyoğlu'nda el yapımı gerçek deri ayakkabılar yapan İpek Kundura, hem klasik, hem de trend parçalar yapıyor. Ayak numaraları standart (Genellikle 37,5 giyiyorum, buradan da 37,5 aldım.) Ayrıca belirtmeliyim ki, 33 numara ayakkabı gördüm. Küçük ayaklıların güzel ayakkabı bulmakta ne kadar zorlandıklarını biliyorum. Hem ayakkabı seçenekleri, hem de geniş numara skalası ile iyi bir hediye seçimi olabilir. 

İpek Kunduraİpek Kundura
Deri ayakkabınıza iyi bakarsanız sadece kumaş parçalarını (bağcık gibi) değiştirerek yıllarca ilk günkü gibi eşlik etmesini sağlayabilirsiniz. Kullan-at bir hayatınız varsa o başka. 


Ayakkabıların el yapımı olduğunu buradan da görebilirsiniz:



İpek Kundura iletişim bilgileri için: 

Adres: Kuloğlu Mahallesi Kocaağa Sok. Bali Apartmanı No:4/4 Beyoğlu,İstanbul
0212 249 06 17 - 0535 980 57 52

Şükür bu hafta da haftanın tasarımcısını seçtik.

Dans ayakkabılarıyla Utku,
Yorum Yok

Perşembe, Haziran 01, 2017

Joko'nun Doğum Günü

Bu sezon benim için, tiyatro seyirciliğim bakımından dolu dolu, bir taraftan da doyamadığım bir sezon oldu. Sezonun bitmesini akşam eve gidip ağlayarak geçireceğim.

Joko'nun Doğum Günü

Henüz sezon bitmemişken, yıl boyunca 'Aaa sen henüz gitmedin mi?' şaşkınlıkları ile geçirdiğim ve soluk soluğa yetişmiş olmamın hem hüznü hem de keyfiyle nasıl seyrettiysem, daha önce karşılaşmadığımızı düşündüğüm koltuk komşum bana, ne kadar tutkulu bir seyirci olduğumu, bunu onu çok mutlu ettiğini söyledi. Sahnedekiler o kadar tutkuluydu ki, seyirciyi içine aynı şekilde alıyordu.

Sezonun Ödüllerini Kapan Joko'nun Doğum Günü

Sezon boyunca ödülleri kapan Joko'nun Doğum Günü'nü ödülleri almaya başlamadan önce de seyretmek isterdim. Ödülün oyunu değiştirdiğini çokça gördüm. Olumsuz gibi görünse de olumsuz bir cümle kurmadım. Genellikle ödüllerden sonra sahnede daha gergin olduklarını düşünüyorum. Sanki artık hata yapma lüksleri yokmuş gibi davranıyorlar. Oysa ki, hata yapma lüksü, tiyatro için nefis bir şans. 
Roland Topor oyunu toplumun ezen ve ezilen taraflarını fiziksel bir ezme ve ezilme bakış açısı ile yazmış. Ersin Umut Güler'in yorumu ile oyun, bir soylu, bir doktor ve dişiliği ile öne çıkan bir kadının Joko'nun sırtına çıkmak istemesi, Joko'nun başta garipsemesine rağmen iş arkadaşlarından annesine kadar herkesin etkisi ile normalleştirmeye başlaması ile çarkın dişlilerince daha da ezilen kravatlı işçi Joko'yu ve dolayısıyla hepimizi konu ediyor. Konu itibariyle ezilene üzülebilirsiniz; ancak oyun ezilenin de ezilme sürecinin bir parçası olduğunu gözünüzün önüne seriyor. 

Öncelikle söylemem gerekir ki, ben de herkes gibi Joko rolüyle Tolga İskit'e bakakaldım. 
Oyunun ne vermek istediğini, sade ve ince fikirli dekorun verdiğini düşünüyorum. Sahneye teknoloji ile derinlik kazandırarak, tiyatronun verdiği öyleymiş gibi hakkını kullanırken, bir taraftan da derli toplululuğu ile dikkatimizi tek noktada ve sürekli tuttu. 
Oyundan çıktıktan sonra oyundaki sesin ne kadar berbat olduğunu düşündüm. Beni o kadar rahatsız etti ki, kendimi eve kapatıp sessizlik istedim. Üzerinden biraz zaman geçince sistemin rahatsız ediciliğini ses ile vermelerinin ne kadar iyi fikir olduğunu düşündüm. Dans adımları, pirinç ayıklama, örgü örme, böbreğe, dalağa dalma, hepsi birbirinden zorlu, rahatsız edici ve bir kadar da uyumluydu.
Oyun beni hem karakterleri, hem de sesi ile öyle rahatsız etti ki, seyrettiğimden bu yana boynumda ağrıyı hissediyorum. Sanki seyrederken ben de Wanda'yı, doktoru ve Sir Barnett'i taşıdım. 
Bir de kafamın içinde "Bir de sizleri taşımaya başladığımdan beri yere bakıyorum hep, daha önce göğe bakardım." sözü dolanıyor.
Ben kendi ödüllerimi Makbule Mercan, Tufan Dağtekin ve Selçuk Göldere'ye verdim, gitti. 

Sezon açılsın da, gidin. Tammam?

Yazan: Roland TOPOR
Çeviren: Mine G. KIRIKKANAT
Yöneten: Ersin Umut GÜLER
Oynayanlar:
Tolga İSKİT
Ayşe TUNABOYLU
Cenk Dost VERDİ
Efe ÜNAL
Merve DAĞLI
Yasemin ERTORUN
Burak ÜZEN
Sercan DEDE
Hareket Tasarımı: Selçuk GÖLDERE
Production Design, Sound Design, Animasyon Post Production: Tufan DAĞTEKİN
Kostüm Tasarımı: Makbule MERCAN
Işık Tasarımı: Alev TOPAL
İllüstrasyonlar: Can BADUR
Oyun Fotoğraflar: Orhan Cem ÇETİN - Saygın SERDAROĞLU

Yolcu Tiyatro web sitesi: http://www.yolcutiyatro.com/tr/
*Fotoğraflar Yolcu Tiyatro'nun web sitesinden.
Utku,
2 Yorum