Perşembe, Mart 09, 2017

Güçlü, Sade ve Ölçülü Antabus

Perşembe, Mart 09, 2017

Birinin benim yerime tercihlerimi belirlemesine zaman zaman ihtiyaç duyduğumu yazmıştım. "Bunu Ben de Yaparım" ile "Antabus" Afife Jale Ödüllerini tek kişilik dev kadrolarıyla Yılın En Başarılı Kadın ve Erkek Oyuncu ödüllerini alarak, listemde acil gidilmesi gerekenler sırasına yerleşti. Ben de fırsatını bulmuşken ardı sıra seyrettim. 
Ön bilgi: Antabus nedir? Alkolü bırakmak üzere, alkolle birlikte kullanıldığında ölüm riski taşıyan, özellikle alkolik koca için kullanılan bir ilaç.

Tiyatroda Kadın Metinleri

Son yıllarda tiyatroda kadın metinleri, oyunları çokça yazıldı, oynandı. Hepsi kıymetli, hepsi sağlam. Dert, tasa olunca; sanat da kendiliğinden doğuyor. Doğan da büyüyor haliyle.
Aylardır beklediğim Antabus'u Moda Sahnesinde görür görmez biletleri aldım. Buna rağmen en arkadan seyrettik, demek ki bekleyen sadece ben değilim. Oyundan çıktığımızda ise, sözlü olmayan bir anlaşmayla kapıda bekledik. Biraz üzerine konuşup biraz da esler vererek düşündük.

Güçlü, Sade ve Ölçülü Antabus

Antabus'un kadın karakteri Leyla, üçüncü sayfa haberlerinde bolca karşılaştığımız İstanbul'un kenar mahallesinde yaşayan; değil İstanbul'u, kendi hayatını yaşayamayan herhangi bir kadın. 
Hikayede hali hazırda herhangi diye tariflediğim bu karakter için ajitasyon yapılmamış, ama hikayesi hançer gibi kalbimize saplanıyor. Öyle ki, bu zorunlu arabesk doğalında yerine oturmuş.
Karakterin zoraki bir Anadolu aksanı yapmaması çok hoşuma gitti. Yerelin aksandan, acının acındırmadan değil de; hikayeden ve gerçeğin kendisinden verilmesi çok sarsıcı ve güçlü; Nihal Yalçın'ın oyunculuğu da, Seray Şahiner'in hikayesi de sade, sadeliğine bağlı ölçülüydü. Elbette bunun önemli bir parçası da yönetmen İlham Yazar'dı.
Nihal Yalçın çok güçlü bir oyuncu. Şu zamana kadar izlediğim hiçbir karakterinden şüphe duymadım. Henüz kendini tekrar ettiğini görmedim. İki saate yakın süre bizi Leyla olduğuna ikna etti. "Hadi çevirin sayfayı" derken tokatladı ve gitti.
Kumaş lastik saç tokasının el bileğinden saçına, sonra yine el bileğine geçmesi, sokaktaki gölgesinin savrula savrula koşması, kafasını öne atıp uyuması ve arkaya atıp uyanması gözümün önünden gitmiyor üç gündür.
*
Ailemizin kız torunu geliyor. Biz aylardır heyecanla isim arıyoruz. Deniz, Nehir, Çağla, vs ne olursa olsun, Ayşe'ye karşı yüzüm eğik.
Evet, susuyoruz, doğru.
Sana söz, artık susmak yok.
Utku,

Künye:
Genel Sanat Yönetmeni: Erdal Beşikçioğlu
Yazan: Seray Şahiner
Yöneten: İlham Yazar 
Oynayan: Nihal Yalçın

0 yorum:

Yorum Gönder