Perşembe, Şubat 16, 2017

Çantada #SıfırÇöp: Su Şişeni Katla, Çantana At

Sıfır Çöp mevzusunda derine indikçe daha çok eğlenmeye başladım. Görüyorum ki, daha sağlıklı, doğayla dost ve kişiselleştirilebilen ürünlerin kullanımı her geçen gün artıyor. Bu ürünler hediye veriliyor. Yeni markalar çıkıyor. Şahane!
Parkta, bahçede, sokakta, ofiste ve kahvecide yanımda olan termos bardak örneklerini paylaşmıştımŞimdi biraz da yanınızda taşıyabileceğiniz su şişelerini örneklendirmek istedim.
Benim meyve suyu şişem
Önden not: Yeni bir su şişesi/matarası alma zorunda değilsiniz. Pet su şişenizi de kullanabilirsiniz, bu da sizi yeteri kadar tatlı yapar. Eğer kişiselleştirmek isterseniz diye bu örnekleri buldum

Sıfır Çöp Adım 8: Su Şişeni Katla, Çantana At

Bir pet şişe doğada yaklaşık 500 yılda yok oluyor. Mavi kapakları tekerlekli sandalye için toplayıp şişenin kendisini terk edip gitmeniz doğanın 500 yılına mal oluyor. Boşken katlanan ya da çantanızın içindeki diğer eşyalar gibi yassı olan, bu nedenle de az yer kaplayan su şişelerinden edinip sürekli yeni şişe almak, dolayısıyla da atmak zorunda kalmazsınız. Boş şişeyi katlayın, çantanıza atın.
Ben su yerine, evde yaptığımız meyve sularını ve ayranı taşımak için kullanıyorum; çünkü ambalajlı ürün tüketmiyorum.

Katlanır Şişelere Birkaç Örnek:

MemoBottle Su Şişesi
Hydaway Su Şişesi
Suco Su Şişesi
Tchibo Su Şişesi
Katlanır Su Şişesi
Silikon su şişesi

Çok basit

  • Kendine bir katlanır su şişesi al ve yanında taşı. Suyun bittikçe ister doldur, istersen katla çantana at. 500 yıl geri dönüşmeyen pet şişelerden kurtul. 
Yorum Yok

Pazartesi, Şubat 13, 2017

Kahvecide #SıfırÇöp: Baristaya Kendi Bardağını Uzat

Üzgünüm kahveciler, çok sevdiğiniz zincir kahveci karton bardağı doğada çözünmediği gibi geri de dönüşmüyor.
Starbucks

Ofiste Kağıt ve Plastik Bardaklar 

"Ofiste de Sıfır Çöp" yazılarını okuduysanız, görmüşsünüzdür. (Okumadıysanız okuyun: v1 ve v2) Kağıt ve plastik bardağı bırakmak, diğer tüm ofis alışkanlıklarımızı bırakmaktan zor oldu. Günde yaklaşık 8-9 saat, sigara içmiyorsa, yerinden hiç kalkmadan çalışan beyaz yakalının şöyle bir kalkıp dolaştığı etkinliklerden birisi sebilin yanına gidip yanındaki plastik bardaktan su veya çay/kahve makinesinin yanına gidip karton bardaktan çay/kahve içmek.
Hazırda karton ve plastik bardak tutmamamızın ilk günleri oldukça zor geçti. Her defasında dirençle karşılaştık. Hatta birkaç kez biz de teslim olup bardakları yeniden koyduk.
Ancak son denememizde porselen, cam ve termos bardaklara ve cam mataralara geçişini sağladık. Büyük direndik! Burada öncelikli hedefimiz gün içerisinde içtikleri her suyu başka bir bardakta içmelerini önlemekti; sonra bir baktık ki, kullan-at bardaklar tamamen bırakılabiliyor. 

Sıfır Çöp Adım 7: Sağlıklı, Doğaya Saygılı ve Kişisel Termos Bardaklar

3. dalga kahveciler bir başka ona sözümüz yok (onlar şahane); ancak iş için küçük bir toplantı, PC açıp çalışılacak rahat bir koltuk ya da en azından risksiz bir kahve istediğimizde illa giriyoruz Starbucks'a, Cafe Nero'ya. Ve sen, ben, o; hep birlikte yılda -ülkemizde- 2 milyar karton bardağı geri dönüştüremiyoruz. Çünkü dışı karton, içi plastik bardaklar ne kartonlarla ne de plastiklerle geri dönüşüyor. Bu nedenle her defasında yeniden üretiliyor:
Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Kurnaz, “1 ton kağıt üretmek için ortalama 10-17 ağaç kesilmesi gerektiği göz önüne alınırsa kağıt bardak için senede 500 bin ağacı, çok değil 3 sene sonra ise Belgrad Ormanı kadar ağacı yok ediyoruz” dedi.
Yeşilist "Geri dönüşümlü kağıt bardaklar geri dönüşmüyor" yazısından
Bu mevzuda önerim kendi termos bardağımızı taşımak. Sağlıklı, doğaya saygılı ve kişisel.
 Mutluyum Çünkü termos bardağı
Mutluyum Çünkü Shop

All Mug

 Karınca Design termos bardağı
Karınca Design


 Objektif Termos bardak
Objektif termos bardak

Alaaddin
 Stanley termos bardak
Stanley
Kara tahta termos bardak

Çok basit:

  • Kendine bir termos bardak al ve yanında taşı. Baristaya soya sütlü grande latte derken bu bardağı uzat. Geri dönüşmeyen karton bardaktan kurtul. 
*Şimdi düşündüm de, şahane bir hediye değil mi?

Kendi kahve bardağını kullanan erkeklerin çok havalı olduğunu düşünen Utku,


Diğer Sıfır Çöp yazıları:
Yorum Yok

Perşembe, Şubat 09, 2017

Beşiktaş'ta Süper-keyifli Bir Cumartesi Planı

İstanbul çok kaotik ve bir o kadar da güzel. Madem İstanbul'dasın, ne duruyorsun evde?
Görsel Kutan Ural'dan (Behance)
Size kahvaltıyla başlayan ve tüm gün Beşiktaş'ın nimetlerinden yararlanacağınız bir program:

BİR - Kahvaltı

Kahvaltı. Neden? Bilmeyeni dövüyorlar: kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı. Kahvaltı yeri seçimim: Pişi Breakfast & Burger.
Benim için kahvaltı hafta içi sütlü-ekmek, hafta sonu pişidir çünkü.
Görsel Zomato'dan
  • Kahvaltıcılar hakkında asıl fikrim: Dışarıda kahvaltı yapınca evimizdekine göre daha kaliteli bir kahvaltı yapıyor olmuyoruz; dışarı çıkmış oluyoruz, uzun uzadıya sohbet etmiş oluyoruz, eş-dost görmüş oluyoruz. Pişi de, nefis pişilerinin dışında, aynen böyle.
Pişi Breakfast & Burger nerde? Çelebioğlu Sokak No:14 Beşiktaş

İKİ - Kahve

Kahvaltı neden var? Kahve içebilelim diye. Kahveci seçimim: Ayıbedenler Coffee House
Hadi kahveyi anladık da, neden radyo? Süper-havalı Ati ve Emrah her Pazartesi 21-23 arası radyo başında sohbet ediyorlar çünkü.
Ayıbedenler
Ayıbedenler
  • Kahve, yerel gazoz ve ev yapımı (sahiden ev yapımı) tatlıları var. Keyif veren müzikleri var. Güzel insanlardan oluşan müşterileri var. Daha ne olsun! 
Ayıbedenler'in şimdi olsa da yesem dedirten brownie'si
Ayıbedenler nerde? Altıntaş Sokak No:23 Beşiktaş
Zomota yorumum burada.
Ayıbedenler'i takip etmek için: Instagram & Facebook

ÜÇ - Evden Kaçış Oyunu

Evden kaçış oyunu. Neden? Kahvaltıda aldığımız kahveyi ve kahvecide aldığımız kafeini kullanmamız gerekiyor: Dehşet Konağı ya da Gizemli Konak. Neden 'ya da'? Korkmak istiyorsanız, 'Dehşet Konağı' oluyor, istemiyorsanız, ışıklar açılıyor ve sorular değişiyor (zorlaşıyor) 'Gizemli Konak' oluyor.
Gizemli Konak'ta Son Oda Ekibi
Gizemli Konak'ta Son Oda Ekibi
  • Biz korku yerine macera arayan bir ekibiz; dolayısıyla Gizemli Konak'ı tercih ettik. Uzun süredir gitmediğimiz için hamlamışız. Çıktık; ama NŞA üstünde yardım aldık. Bunca oyundan sonra hala daha bizi şaşırtan oyun görmek nefis bir şey. Üstelik oyunda çok eğlendik. Korku oyunu sevenlerdenseniz daha da çok seveceğinize eminim. 
Dehşet Konağı / Gizemli Konak nerde? Küçük Remzi Sokak No: 4 Beşiktaş
Takip etmek için Instagram & Facebook

DÖRT - Meyhane

Meyhane. Neden? Oyunu kritik etmek için. Çünkü evden kaçış oyunlarının en eğlenceli kısmı çıkışta kritik etmek. 
Meyhane seçimim: Sıdıka Meze Restoranı
Görsel Zomato'dan
Neden? Müthiş ahtapot dışında, İstanbul'da özlediğimiz Ege otları var. Ebegümeci, şevketi bostan, hardal, turp otu,vs. Rakı💗turp otu 
  • Klasik meyhanelerinin tadı başka, alternatif meyhanelerin başka. Sıdıka, alternatif olanlardan; süper-havalı insanların arasında başınız dönebilir. 
  • Siz isterseniz; evden kaçış oyununuz ve Beşiktaş'taki güzel gününüz dışında, 16. !f Bağımsız Filmler Festivalini, Türkiye tercihinizin güçlü mü-huzurlu mu olduğunu, Once Upon a Time in Mexico ve No filmlerini, evde yaptığınız birayı, o biraya hazırladığınız etiketi, gıda egemenliğini ve politikalarını, çocuğunuzu Kanada ya da İsveç'te büyütmek istediğinizi konuşabilirsiniz. 
Sıdıka Meze Restoranı nerde? Şair Nedim Caddesi No: 38 Beşiktaş


Yorum Yok

Pazartesi, Şubat 06, 2017

Yaşasın Savaş!

Yıllar önce Barış Manço'nun ölümünün ardından Ali Kırca'nın hazırladığı ve sunduğu Siyaset Meydanı'nda kendisine özel bir program yapılmıştı. Siyaset Meydanı çocukları bilirler, programda sabaha kadar eğitim, müzik, tiyatro, siyaset, sokak, vs tartışılır, üzerine anekdotlar anlatılır, şarkılar söylenirdi; ne tuhaf. (Sanırım her şey yarım kaldı, ne tuhaf)

Barış Manço öldükten 3 yıl sonra:

15 yıl evvel kompozisyon dersinde Edebiyat öğretmenimizin Barış konulu bir yazı beklemesi ile bu program aklıma gelmişti. O zaman video içerik siteleri olmadığı için aklımda kaldığı kadarıyla yazmıştım.
Orada Barış Manço'nun abisi Savaş Manço savaş sonrası gelen barışın insanlara etkisi dolayısıyla barış günleri olduğunu, bu günlerde kardeşi Barış Manço'yu çok kıskandığını isimlerini değiş tokuş yapmak üzere istek, hediye ve rüşvete başvurduğunu gülerek anlatmıştı. 
*
Evet, herkes, her zaman barış istedi, barış istemeye devam ediyor. Evet barış çok güzel bir şey.
Ancak savaşın hakkını yemek istemem. Yaşam savaşı. Var olma savaşı. Onur savaşı. Ekmek savaşı. Keşke hiç savaşmak zorunda kalmasak fikrinin çok ötesinde; iyi ki mücadele var, iyi ki savaş var, iyi ki savaşımız var. 
Tiyatrolar var olma savaşı vermeseydi; alternatif tiyatro olacak mıydı? İlerde bir gün Türkiye'de bugünün tiyatrosuna dair bir kitap yazıldığında bu mücadeleden bahsedilmeyecek mi?
Dünyanın en iyi şiirleri insanlık savaşlarının ortasında yazılmadı mı?
En iyi şarkılar güzel günlere hasretle çıkmadı mı?
Yahu en güzel günlerimiz Gezi günleri değil miydi? 
*

Yaşasın Savaş diye düşündükten, yazıyı yazdıktan 15 yıl sonra:

Barış istiyoruz diye sokaklarda koşmak istediğimiz bu günlerde bu yazıyı, dolayısıyla programı düşündüm. Bu kez aklımda kaldığınca yazmak istemedim, videoyu aradım. "Savaş kötü bir şey değildir, onur savaşı vardır." diyen nefis bir insanın olduğunu, onun da Atilla Özdemiroğlu olduğunu görünce kalbim dalga dalga çarpmaya başladı.
Canım Atilla Özdemiroğlu.
*1:55'te Savaş Manço konuşmaya başlıyor.


Lisede yazdığım yazıyı bulabilmeyi çok isterdim. 15 yıldır üzerine fikir değiştirmediğim ender konulardan biri hakkında yazılı kanıtım olması iyi olurdu.
Hem Barış Manço'ya, Hem Atilla Özdemiroğlu'na, hem de Siyaset Meydanlı çocukluğumuza selam olsun.
Utku,

Yorum Yok

Perşembe, Şubat 02, 2017

Bi' Cilveli Kahve İçer misiniz?

"Geleneklerimizi Yaşatalım" köşemizde bu hafta: Cilveli Kahve

100 yıldan kısa süredir hayatımızda olan ve vazgeçilmezimiz haline gelen çaydan önce yıllar yıllardır bizimle olan kahvenin elbette ki yöresel yorumu olacaktı. Dibekte dövüleni, sakız ilave edileni, sütlüsü, uzun uzadıya demleneni ve dahası. Kendi adıyla, kendi sunumuyla ya da yapılışı ile çeşit çeşit kahve. Bunların içinde hem adı, hem sunumu, hem yapılışı, hem de yapılma nedeniyle belki de en farklısı: Cilveli Kahve.

Bi' Cilveli Kahve İçer misiniz?

Cilveli Kahve 15. yüzyıldan bu yana Manisa'da (Akhisarlılar kendilerine ait olduklarını söylerler; ama patentini Manisa aldı) kız isteme törenlerinde servis edilirmiş. Bu geleneği sürdüren birileri var mıdır bilmiyorum; ama Manisa Yeni Han'da içebilirsiniz. 
Cilveli Kahve
Cilveli Kahve dibekte dövülen kahvenin klasik yöntemle pişilirken iki baharat eklenmesi ile oluyor. Bu iki baharat kahveye toz haline getirilerek eklenen yıldız anason ve damla sakızı. 
Yıldız Anason
Damla Sakızı

Kahve çifte kavrulmuş ve öğütülmüş badem ile servis edilir. Yanında bir kaşık verilir. Önce kaşıkla bademler yenir, sonra kahveler içilir. Dibe çöken bademler, her yudumda ağza gelir ve hoş bir tat verir.
Mesir macunundan sultan çayına kadar şifalı ve lezzetli baharatlardan yapılan nefis yiyecek, içecekleri olan Manisa'ya özgü bir ürün daha cilveli kahve. Manisalıların hasta olmaya hakları yok. 
*
Güzel not: Bu yazıyı yazıp kenara koymuştum; ancak cayaski.com'da Bi' cilveli cay içer misiniz? yazısını okuyunca yayınlamak istedim. Cilveli çayı görüyorum ve artırıyorum: Bi' cilveli kahve içer misiniz?
Çaysever ama kahvenin de hakkını veren Utku,
Yorum Yok