Pazartesi, Ekim 31, 2016

Kendinizi berbat hissetmeniz için şahane bir fırsat: Sadece Diktatör

Kendinizi berbat hissetmeniz için şahane bir fırsat: Sadece Diktatör

Sadece Diktatör, Emek Sahnesinin 2015-16 sezonunda sahneye koyduğu, benimse Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivalinde seyrettiğim ve bu festivalde en kalabalık seyirciyi gördüğüm oyun. Kabul etmek gerekir ki; Barış Atay artık popüler bir muhalif isim.
 Sadece Diktator
Görsel instagram.com/emeksahnesi 'nden
Diktatörlü oyun ismi, Devlet Benimli tanıtım, saraylı dekor işin içine girince; seyirci ne haklı olduğunu görmek için saatler önce sıraya girmişti. Haklıydı, mağdurdu, sürekli onayladığı ve onaylandığı bir akşam geçirmek istiyordu; ancak oyuna girince pek de öye olmadı: Muhalif seyirci oyundan "İşte bak ne kadar mağduruz" diye çıkamadı; "Eyvah biz ne yaptık, ne yapıyoruz?" dedi.
Sadece Diktatör'de canlı canlı seyrettiğimiz diktatör örneklerinin dışında, kitaplardan okuduklarımızın referans alındığı çok belli. Popülist diyaloglarla boğulabilecek bir metin, yerli yerinde ve deri toplu şekilde o ince çizgide ilerlemiş. Tam da bu nedenle oyunun yazarı Onur Orhan nefis iş çıkarmış. 
***
Bazı tiyatrocuların oyunlarına hiç gitmememin nedeni, oyun bitip alkışı aldıktan sonra sahnede kalıp ne yapıp ne yapmamamız gerektiğini söylemeleri, sağ olsunlar. Barış Atay'ın da böyle olmasından ödüm kopuyor. Bu konudaki paniğim kişisel, biliyorum.
Barış Atay'ın Gezi günlerinden kalma uzun uzadıya ancak temposu düşmeyen konuşmaları hafızamda yer aldığı için bir saatten fazla süre tek başına sahneyi doldurmasına şaşırmadım. Bu belki de onun en iyi yaptığı şey.
 Sadece Diktatör
Görsel instagram.com/emeksahnesi 'nden

Sadece Diktatör diyor ki

"Sadece Diktatör oyunu, tıpkı 14. Louis gibi "devlet benim" diye haykıran diktatörün sarayında geçiyor.
Barış Atay'ın diktatör rolüyle tek başına taşıyacağı bu çatışma, diktatörlüğü sistem içerisindeki tarihsel döngüsünü ve bunun sonucu, bir diktatörün kendi içsel hesaplaşması ve halk ile kurduğu paradoks ilişkiyi temel alıyor."

Yazar, yönetmen, oyuncu diyor ki

Onur Orhan: -Diktatörü Dünya lideri görenler için- "Kendini onaylama tehlikesi var onların."
Caner Erdem: "Bugünün gerçekleri bunlar ve ne kadar tokat yememiz gerekiyorsa yiyelim ki kendimize gelelim. Şu durumda romantikliği bir kenara bırakıp gerçekği bütün varlığıyla önümüze serelim istedik. Bu yüzden tokat atmaktan çekinmedik."
Barış Atay:"Seyirci oyunda gülmek istese de gülemiyor kendisine baktığımda yüzünü çeviriyor, utanç ve çaresizlik hissediyor. Onlara bağırdığım zaman titriyor."
Bu cümleleri aldığım, oyunun yazarı Onur Orhan, yönetmeni Caner Erdem ve oyuncusu Barış Atay'ın Kaan Koç ile Evrensel için yaptığı röportajı okumanızı tavsiye ederim.
***
Sadece Diktatör, tek kişilik bir oyun olmasından da fırsatla yurt içi ve yurt dışında çok sayıda şehre konuk oluyor. Fırsat bu fırsat; gidin ve diktatöre "Katil!" diye bağırın. 

Seyirciyle doğrudan etkileşimde olan oyunları çok seven; ancak bir diktatörle etkileşimden ürkmüş olan Utku,

Oyun hakkında detay için: http://emeksahnesi.com/sadece-diktator/
Yazan: Onur Orhan
Yöneten: Caner Erdem
Müzik: Mert Carim
Kostüm: Çağla Yıldırım
Işık Tasarım: Ulaş Yatkın
Dekor: Serkan Kavurt
Oynayan: Barış Atay
Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 24, 2016

Saçınızdaki Kimyasalları Durulayın

Bir süredir "temizlemektense temizlik hissiyatı veren" zararlı kimyasallara savaş açmışken, denediğim ve sonunda mutlu olduğum bu yol, yöntem ve tarifleri zaman zaman yazmaya karar verdim.
Sabun cevizi & Defne sabunu

Saç Temizleme (Şampuan Yerine)

Öncelikle elbette temizlik. Saç şampuanları yani deterjanları yerine ne kullanılabilir? diye düşündükten sonra önce masum olduğunu düşündüğüm bebe şampuanına geçiş yaptım. Masumiyetinden şüphem olsa da, her başarısız temizleme yönteminden sonra bebe şampuanına geçtim. Radikal bir geçiş yapmaya çabalayarak safi karbonat ve içme suyunu kullandım. Bu yöntemin o kadar başarısız oldu ki, hızla şampuanlara döndüm. Bize verilen temizlik hissiyatı zorunluluğunun en çok hissettiğim geçişti. 
Üçüncü aşama yumurtalı tarifler oldu. Yumurta saçları çok iyi temizlese de, hiç pratik değildi. Ayrıca yemediğim yumurtayı saçıma sürmek de cazip değildi.
Son aşama ise sabun cevizi. 1,5 lt içme suyuna 10 tane sabun cevizi atıp yaklaşık 20 dakika kaynatıp sabun cevizlerini çıkarttım. İçine rendelediğim defne sabununu, 2 yemek kaşığı çam terebentin yağı, biraz lavanta yağı koydum. Bu yöntem oldukça kullanışlı ve pratik oldu.

Sabun cevizi hakkında detaylı bilgi için: https://sabunagaci.com/ 
Sabun cevizi almak için http://www.sabunagaci.net/

Saç temizleme için kalıp saf zeytinyağı veya defne sabunu kullanabilirsiniz. Bakımına çok önem veren bir arkadaşımın uzun süredir Arap sabunu kullandığını da ekleyeyim.

Saç Kremleri Yerine Sirke

Saç kremi iki yıl önce zararlı kimyasallara veda etme kararımın ilk adımıydı. Saç kremi kullanmadan da saçlarımı sevebilirim diye düşünmüştüm; ancak kısa sürede bunun kötü bir fikir olduğunu anladım. Sert saçlarımı tararken zorladığım için oldukça yıprattım. Bir süre direndikten sonra tararken açmak ve bir taraftan da beslemek için argan yağı, sarı kantaron çiçeği yağı ve zeytinyağı ile karışım yaptım; ancak bu kez de saçlarıma yağı püskürtürken kontrolsüzce sürüp çok kez yağlı görünmesine neden oldum. En sonunda yıkamadan önce parlaması için kullandığım elma sirkesini, saçımı temizledikten sonra kullanmaya başladım. Yaklaşık beş aydır bu yöntemi kullanıyorum ve saçlarım hem kolay açılıyor, hem yumuşadı, hem de parlaklığını hatırladı.
Eşit ölçüde elma sirkesi ve içme suyunu sprey şişesine koydum. Temizledikten sonra uçlarına sıkıyorum ve birkaç dakika bekledikten sonra duruluyorum. 

Neden elma sirkesi?

Yenen elmaların kabukları ve ortasından sirke yapmak çok kolay ve kokusu üzüm sirkesine göre yok denenecek kadar az.
Ayrıca ülkemizde 12 ay elma bulunuyor. Bu elmalardan kendi sirkenizi kolaylıkla yapabilirsiniz. 
Fotoğraf: 17apart.com'dan ve yapımı linkte

Yıpranan Saçlar için Bakım

Temiz saçlarımı yumuşatmak için kullandığım yağ karışımını bakım için kullanmaya başladım. Kontrollü şekilde sıktığım yağ karışımın içinde: argan yağı, sarı kantaron çiçeği yağı, zeytinyağı ve Hindistan cevizi yağı var.
Hindistan cevizi yağı ve zeytinyağı saçımı yıkamadan yarım saat önce de saçıma doğrudan uyguluyorum. Böylece zaman da harcamıyorum.

Saç Parfümü 

Saç parfümü en sevdiğim bakım ürünlerinden birisiydi. Bunun yerine bakım için kullandığım yağ karışımının içine sevdiğim esans yağlarından eklemeye başladım. Benim tercihim lavanta yağı

Saç Jölesi 

Saçlarımı bir senedir kısa kullandığım için bu geçiş de epeyce zor oldu. Yoğun araştırmalarım sonunda keten tohumu ile bir jöle yapmayı becerdim.
4 yemek kaşığı keten tohumunu, 4 çay bardağı içme suyunda kıvamı tutana kadar karıştırarak haşladım. Ardından ocaktan aldıktan sonra soğuyana kadar karıştırmaya devam ettim. Bu esnada kıvamı jöle kıvamına geldi. İşlemin sonunda bir tülbent keten tohumlarını koydum ve süzülmesi için beklettim. Tülbentten süzülmesi zor olduğu için biraz manuel sıktım.
Elde ettiğim jöleyi buzdolabında tutuyorum. Saçlarım bu jöleyle kıvam alıyor. Çokça sürmemeye çalışıyorum; çünkü kalıntılar kepek gibi görünüyor. 

Deniz Tuzu Spreyi 

Bu sezonun trendi deniz tuzu spreyini evde yapmaya karar verdiğimde webde çokça tarifle karşılaştım. Tüm tariflerin temel iki maddesi deniz tuzu ve içme suyu. Deniz tuzunun suda kolayca (kısa sürede) çözünmesi için sıcak su kullandım. Bir su bardağı sıcak içme suyu için 2 yemek kaşığı deniz tuzu kullandım. Daha az ya da daha çok kullanılabilir. Saçın sabitlenmesi için alkol (Malibu kullandım, evet) ve bakım yapması için favori yağlarımdan olan Hindistan cevizi yağı kullandım. Tüm malzemeyi sprey şişesine koyup karıştırdım. Neredeyse yazı, nemli saçıma sürdüğüm bu karışımla geçirdim. 

Bu geçişler esnasında asıl hedefim fazla kimyasaldan uzaklaşma olsa da, boya ile küstürdüğüm saçlarımı cilveleşir hale geldik. 

Güzel not: Bir süredir şimşir tarak kullanıyorum. Şimşir tarağımı Sakarya Taraklı'ya yaptığımız günübirlik gezimizde Sabri Usta'dan aldım. Şimşir, saç kırıklarını önlemede çok faydalıdır. Atölye Feri deri çantalarımızı için derideki hataları/boşlukları şimşir ile dolduruyoruz, eklemek istedim.
Taraklı'da Sabri Usta'nın el yapımı şimşir tarakları
Önemli not: Saçlarımın kuruya yakın, kalın telli ve gür olduğunu ve haftanın her günü şekillendirdiğimi eklemek isterim.

Haydi hayırlı bakımlar,
Utku

İlginizi çekebilir: 
Krem deodorant yapımı
Çikolatalı dudak nemlendiricisi yapımı
Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 17, 2016

Meme Kanserine Karşı Deodorant Yapıyoruz

Yok bulaşık makinesi deterjanı, yok makyaj temizleyici, yok saç kremi derken; çok uzun yıllardır kullandığım, memnun kaldığım ve kendim yapmaya başladığım bir üründen bahsedeyim: Krem Deodorant

Evde Krem Deodorant Yapımı ve Kullanımı

Koyu losyon kıvamında olduğu için kullanımı zor gibi görünse de, yaz aylarında bile günlük ihtiyacı karşıladığı için uzun vadede çok pratik. Temiz cilde küçük parça sürdüğünüzde, tüm gün tutuyor. Koku, ıslaklık ve renk yapmıyor. 

Malzemeler:

  • 3 ölçü mısır nişastası (Nem emer)
  • 1 ölçü karbonat (Kötü koku giderir)
  • 1 ölçü çay ağacı yağı (Mikrobu önler)
  • 3 ölçü Hindistan cevizi yağı (Kıvamı tutana kadar ekliyorum aslında)

Yapılışı:

Toz ve sıvı halde bulunan tüm malzemeyi homojen hale gelene kadar karıştırın. Bu karışımı kapaklı cam bir kavanoza koyun. Bu kadar. 

Hindistan cevizi yağı 24 derece sıcaklığın altında katı hale geçtiği için, katı haldeki yağı benmari usulü eriterek sıvı hale getirebilirsiniz.

Küçük not: Malzemelere limon yağını eklerseniz, hem hafif bir hoş koku verirsiniz, hem cildinize renk dengesi sağlarsınız (limon renk açar), hem de tüyleri zayıflatırsınız. 

Malzemeler nereden alınır?

Tüm malzemeleri aktar, bakkal/market ve sanal (İnternet) marketlerden alabilirsiniz. 

Meme Kanserine Karşı Savaşı Biz Kazanacağız

N'apıyoruz? Ozon tabakasını delmiyoruz! Doğada uzun yıllar yok olmayan maddeleri hayatımızdan çıkarıyoruz. Meme kanseri ile savaşıyoruz. Kim demiş, savaşın kazananı olmaz diye. Olur, biz kazanacağız!

Sevgiler,
Utku


*Ölçü derken 3 çay kaşığı mısır nişastası ekliyorsanız, 1 çay kaşığı karbonat ekleyin. Ben küçük ölçüler kullanıp sıklıkla yapmayı tercih ediyorum; ancak ev ortamında bir yıl bozulmadan saklayabilirsiniz.
*Kıyafetlerinizde renk yapmıyor. Yaparsa da yıkanınca geçiyor. 
Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 10, 2016

Sonunda: Bir Delinin Hatıra Defteri

Kapalı Gişe, Karaborsa, Kimlik No ile Bilet Kuyruğundaki Delilerin Hatıra Defterleri 

Ben de her ErdalBeşikçioğlusever gibi Ankara Devlet Tiyatrosundaki Bir Delinin Hatıra Defteri oyununu uzun süre takip ettim. Hele ki Behzat Ç'deki Akbaba'nın Evi bölümündeki efsane tiradından sonra, hor görülen memur Popriçin'in platonik bir aşıktan delirerek kendini İspanya Kralı sanmasına kadarki süreci Erdal Beşikçioğlu'ndan seyretmek gerekirdi. Bir tiyatrocunun dizisi üzerinden konuşarak anlatmak istediğimi basitleştirmek istemem; ama Behzat Ç hem konu, hem anlatım hem de oyunculuk olarak efsaneydi. (Ayrıca müzik, ayrıca ışık, ayrıca..)
www.tatbikatsahnesi.com 'dan 
Hali hazırda kapalı gişe altyapılı bu oyuna Behzat Ç'den sonra daha fazla gitmek isteyen yalnızca ben değildim elbette. Özellikle Ankaralıların yıllar yılı öve öve bitiremedikleri Bir Delinin Hatıra Defteri biletleri açıldıktan sonra 10 dakika sonra bittiği ve alınan biletler karaborsaya düştüğü için Ankara DT tarafından kimlik numarası ile satılacağı bile söylenmişti.
Ankara DT'de bilet bulsak atlayıp İstanbul'dan Ankara'ya gidecektik, olmadı; ancak içki sofrasında en çok kavga ettiğim arkadaşlarımdan biri bileti uzatınca bir süre onun suyuna gitmeye karar verdim. İstediği üç saat liberal olacağım. 

Kötü Bir Sahne Örneği: Uniq Hall

İlk kez Uniq Hall'da bir oyun seyrettiğim için öncelikli mekandan bahsedeyim: Hayal kırıklığı. Muazzam ve iyi tasarlanmış bir yerleşkede kötü bir sahne tasarımı örneği: Balkon sahneye çok uzak, ses sistemi kötü. Başka bir oyun seyretseydik, muhtemelen söylenenleri anlamazdık. 
Uniq Hall ile ilgili eklemem gereken başka bir konu var; şehrin göbeğinde görünse de yaya trafiğinin olmadığı bir yolda gidiliyor. İTÜ Ayazağa Metro durağından servis kalkıyor; ancak oyun sonunda yeterli servis yoktu. Yeterli taksi de olmadığı için yürümek zorunda kaldık. Özellikle etkinlik bitişine ek servis koymaları gerekirdi.
Yine de nefis oyunlara ev sahipliği yaptığı için bu ayın sonunda gideceğim başka bir oyunda kesin yargıda bulunacağım.

Klasiğin Yeniden Yorumlanması

Bir Delinin Hatıra Defteri, Genco Erkal ile Dostlar Tiyatrosu dahil çokça tiyatroya konuk olmuştu; ancak bu kez sahne tasarımına bir vinç dahil oluyor ki, vincin kasasına sıkışmış Popriçin için Erdal Beşikçioğlu ayrıca seyredilir. Kendini bacaklarından astığı dakikalarca sesinde hiç değişiklik olmadan oyuna devam etmesi, soluksuz seyrettirdi. 
Kapıyı oyundan çok kısa bir süre önce açtıkları için bir süre kuyrukta kaldık; bu bizde memnuniyetsizlik yaratsa da, oyunun gereği olduğunu içeriye girince anladık. Seyircileri sahnede karşılayan ve oyun içinde seyircilere dokunan oyuncu ile tiyatro, bambaşka oluyor. Tiyatronun sinemadan farkının seyircinin de oyunun bir parçası olduğunun en güzel kanıtı gibi geliyor bana. 

Bir Delinin Hatıra Defteri'ni seyredin, okuyun, kendi hatıralarınızı not tutun,
Utku


Yazan: Nikolay Vasilyeviç Gogol
Uyarlayan ve Yöneten: Cem Emüler
Işık Tasarım: Musatafa Bal
Ses Efekti Tasarım: Tayfun Gültutan
Yönetmen Yardımcısı: Erdal Beşikçioğlu
Sahne Amiri: Yunus Daştan
Oynayan: Erdal Beşikçioğlu

Tatbikat Sahnesi için: http://www.tatbikatsahnesi.com/
Erkan Taşdöğen'in sunumu ile Ankara DT ve Erdal Beşikçioğlu'nun Radyo Tiyatrosu için: 

Yorum Yok

Pazartesi, Ekim 03, 2016

Çantalar Çiçek Açsın

Meyve ağaçları baharda çiçek açar, bizim içimiz baharda kıpırdanır, çiçekler, böcekler yine baharda akla gelir; ancak bir yanımız yaprak döker, bir yanımız da bahar bahçe iken gönlümüzü, ruhumuzu renklendirmenin tam vakti. Bunun için yağışlar başlamamışken, çantalarımıza çiçekler koyabiliriz. 
Aslında çantaya çiçek koymak fikrini yıllar evvel Floransa'da görmüştüm. Süper-havalı bir kadın günlük kıyafetini çantasına koyduğu bir çiçekle renklendirmişti. Kafamın içinde fotoğraf gibi kaldı. Geçtiğimiz yıl Pinterest'te bol bol fotoğraf görünce bir kenara kaydetmek istedim. Şimdi ise "Griye çiçeklerle direnebilirim" diye düşündüm.


Güzün çiçek olmaz ki demeyin; işte size güzel güzün çiçeklenenler

Sırasıyla Zinya, Aşk Mercanı Sarmaşığı, Medine Çiçeği, Portakal Nergisi (Aynı Safa), Kuduz Otu, Tatlı Sultan Çiçeği:

Portakal Çiçeği (Aynı safa) özel notu: Müthiş bir kokusu vardır. Ayrıca kurusunun çayı nefis bir nemlendirici özelliğe sahip. Şampuanınıza ve losyonunuza ekleyebilirsiniz. 
Siklamen, bebek nefesi çiçeği, çuha çiçeği, rudbekya (güneş şapkası çiçeği), yıldız çiçeği (dalya), şeker tabağı çiçeği, gerbera da bu günlerde çiçeklenen nefis çiçekler. 

Geçtiğimiz yıl Stiledi'de Çantalarda Çiçek Trendini yazmıştım. Şuradan bulabilirsiniz.

Bisikletler ve saçlardan sonra çantalarda da çiçekler. Pek güzel.
Utku

Pinterest Çantalarda Çiçekler Panom:

Yorum Yok