Perşembe, Temmuz 28, 2016

Farklı Suriye

Suriye Topraklarına Dair, Öğrendiğimde Beni Şaşırtan, Sizi de Şaşırtacağını Düşündüğüm Bilgiler:

30 yıllık hayatımda çok savaş gördüm. Çünkü her savaşın akşam yemeği masasında konuşulduğu bir ailede büyüdüm. Hayat bize mutlu olma şansını vermemişti, biz Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçalamıştı.
Palmira Önce-Sonra kaynak
***

Yaşamımdan geçen, geçerken iz bırakan savaşlara rağmen, beni hiçbirisi Suriye İç Savaşı kadar etkilemedi. Bazen nedenin yaşım dolayısıyla hormonlarım olduğunu düşünürken, çoğunlukla sosyal medyayı suçluyorum.
Öyle ya, hep cinayet vardı, hep katliam vardı; biz en iyi ihtimalle akşam haberlerinde alıyorduk haberini, o da bir-iki dakikalık bantlarla. 
Koskoca yaşamım, koskoca 30 yılım, 20. yüzyılın sonu 21. yüzyılın başına denk geldiğinden mütevellit Orta Doğu Savaşlarının içine düşmüşüz. 50.000 yıllık insanlık tarihinde (ki en yakın atadır sadece)  kendimizi nimetten sanmamızın çok da anlamı yok aslında.
Din savaşları dediğimiz süreç de en nihayetinde 2.000 yıl önce başladı. Öyle ya biz kimiz ki!
***
Ne 'Cennet vatanımcı', ne de 'Sorsalardı Norveçli olmak isterdim'cilikle yazıyorum: Suriye'nin 5 yılının farkında olan bir Batılı olarak çok şaşırdığım, sizin de şaşıracağınızı düşündüğüm birkaç madde yazmak istedim.

Bilinen İlk Şarkı


İnsanlık tarihinin bilinen en eski şarkısı (yaklaşık 3400 yıl önce) şimdiki Suriye topraklarında, Lazkiye'ye yakın Ugarit Antik Kentinde bulundu. Zengin Mezopotamya kültürünün bir yansıması olacaktı elbette. Yazıyı okurken, bir taraftan da bu şarkıyı dinleyin, belki siz de benim gibi anlamlandırmaya çalışırsınız:




Türkiye Dışında Toprak Parçası 

Türkiye'nin başka ülkenin toprakları dahilinde olan tek toprak parçası Süleyman Şah Türbesi Suriye'deBu bilgiyi 2015'te yaşadığımız krizden dolayı bilmeyen yok ama yine de eklemek istedim.

Şam Fıstığı

Şam fıstığı ve Antep Fıstığı aynı mıdır? Değildir. Değilmiş. Şam fıstığı Antep fıstığına göre daha iri ve etliymiş. Siirt fıstığı gibi sanırım. 
Ayrıca Şam da Halep'e haksızlık yapmış. Halep'te üretilen fıstıklara dağıtım yeri olduğu için ismini vererek kendi reklamını yapmış. Sahrap Soysal'ın ilgili yazısı:

Neden Halep değil; Şam fıstığı yazısı için tıklayın.

Sultan Vahdettin'in Mezarı

Roma'da ölen Osmanlı İmparatorluğunun son padişahı Sultan Vahdettin'in mezarının Türkiye'ye girmesi yasak olduğu için Şam'da Süleymaniye Külliyesinde. Borcundan dolayı naaşını vermek istemeyen İtalya'ya borçlarını karşılayacak parayı Suriye vermiş üstelik. 
Sultan Vahdettin hakkında Vikipedi yazısı için tıklayın.

Tedmur Cezaevi

Palmira denildiğinde bizim aklımıza ilk önce IŞİD'in elinden kurtarılan Palmira Antik Kenti geliyor; ancak bir kısım Suriyelilerin aklına türlü işkenceleriyle siyasi suçluların yattığı Tedmur (Palmira) Cezaevi geliyor. 

IŞİD'in 2. Gelir Kaynağı

Palmira demişken, Palmira Antik Kenti üzerinden bir iddiayı da yazmakta fayda var: IŞİD'in petrolden sonra en önemli gelir kaynağının tarihi eser kaçakçılığı olduğu ve özellikle Avrupalıların bu eserlere özel ilgi gösterdiği. Yıkım videolarını yayınlanan Ninova Antik Kentinin ve Ninova Müzesinin eserlerinin British ve Louvre Müzelerinde olması bu iddiayı kanıtlıyor gibi. Üstelik yıkım videoları gösteriyor ki, Suriye ve Irak'taki eserler sadece replika. Avrupalılar, Orta Doğu ve tarihi eser denildiğinde aklıma hep bu fotoğraf geliyor ve içim acıyor:
Talan edilen ülkelerinin tarihi eserlerini Louvre Müzesinde gören Iraklılar kaynak

Suriye Asıllı Ünlüler

Ulusal gazete galeri haberi ile devam edeyim. Suriye asıllı ünlüler için bakınız: Teri Hatcher, Steve Jobs: 

Suriye'de Kumsal Keyfi

Beni en çok şaşırtan, hala daha şaşırtmaya devam eden; tıpkı Türkiye toprakları gibi, şu anda Suriye'nin batısında (Lazkiye civarında) denize giriliyor olması. Instagram'da Lazkiye etiketini ararsanız, savaş fotoğrafları değil; kumsal, parti, kokteyl fotoğrafları göreceksiniz. Fotoğraflar için tıklayın.

 https://www.instagram.com/explore/tags/latakia/

"Hatay benim şahsi davamdır." diyen Atatürk, bağımsızlaştırmak üzere hasta yatağından çıkmasaydı; Hatay -bölgesi itibariyle PYD ya da hükümet elinde olabilirdi ama- IŞİD'in öncelikli tehditlerinden birisi olacaktı. Belki de Ali İsmail'in ya da Abdocan'ın kaderi bambaşka olacaktı. Sanırım, coğrafya kadar geçmiş ve bugünkü tarih de kader. 

Biraz cesaret toplasa Lazkiye'ye gidecek olan Utku
Yorum Yok

Perşembe, Temmuz 14, 2016

Bir Bursa, İki Farklı Anlayış: Gölyazı ve Cumalıkızık

Bir Bursa, İki Farklı Anlayış, İki Farklı Köy

10 günlük bayram tatilini sonlandırırken, Ege köylerinden/kasabalarından hızımızı alamayınca kendimizi Bursa'nın iki farklı köyüne attık. Arada yaklaşık 30 kilometre olan bu iki köyde 30 kilometreden çok daha fazla anlayış farkı var.

Gölyazı vs. Cumalıkızık

Oradan Kaçma İsteği Uyandıran Cumalıkızık

Cumalıkızık, Bursa
Fotoğraf cumalikizikkoyu.com'dan

Önceliğimiz Cumalıkızık'tı. Erken Osmanlı döneminde kurulan ve o dönemden bu yana yerleşim olan Kızık köylerinden birisi Cumalıkızık. (Kızık boyu, Bozokların boylarından birisi.) Köy, 2000'lerin başında ulusal kanallardan birinde yayınlanan bir diziye ev sahipliği yapmasıyla patlama yaşadı. UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesine seçerek onurlandırdığı köy, bu turizm patlamasından sonra hızla ticarileşti. 
İnternette biraz dolaşırsanız, özellikle sözlükçülerin nefretini göreceksiniz; ziyaret ettiğinizde ise, bu nefretin nedenini. 
Cumalıkızık turisti görmekten usandığımız 'Arap turisti' gibi; alışveriş odaklı, fotoğraf çekip sosyal medyada yayınlama meraklısı, anı yakalayamayan, yaşayamayan, yüksek sesle konuşan çocuklarına 'Bağırma' diye bağıran,.. Esnaf ise marketten aldığı malzemelerle sanki köylüler sürekli 20 çeşit ile kahvaltı yapıyor gibi, yenen yenmeyen her türlü kahvaltılığı sofraya koyan. (Cevabı bilmediğimiz sorularda formülü yazıp puan beklediğimiz klasik sınavlar gibi: 20 çeşidi tamamlamaya çalışılan kahvaltılar.)
***

Oraya Kaçma İsteği Uyandıran Gölyazı

Gölyazı, Bursa
Kaynağı bulamadım ):

Cumalıkızık'a göre planladığımız güzergahımıza, yakınınından geçeceğimiz için, Gölyazı'yı ekledik. Asıl ziyaret noktamız olmamasına rağmen, tadı damağımızda kalan Gölyazı, Nilüfer'e bağlı ve Uluabat Gölü üzerinde bir yarımada. Bu köy de tıpkı Cumalıkızık gibi, ulusal kanalların dizilerine ev sahipliği yapmış. 


Gölyazı, Bursa

Dizilere ev sahipliği yapmasına rağmen, Gölyazı'da esnaf, yolda yemek üzere 2 elma satın almak için konuştuğumuz, 'Alın, alın bunları da sonra yersiniz' diyerek 2 elma parasına 5 elma veren teyzemiz, sabah saatlerinde tuttuğu balıkları meydana getirip açık arttırmayla satan balıkçı, balığı görerek alan restorancı.
Gölyazı'nın turisti sevgilisinin koluna girip gölü izleyen genç, şöyle bir turladığı sokaklarda ikinci kez karşılaştığında selam veren çift, bisiklet yolunu kullanan bisikletçi.

Gölyazı, BursaGölyazı, Bursa
Gölyazı'daki her 10 evden 9'unda -anlaşmışlar gibi- Atatürk posterleri var

Nilüfer Belediyesi, her ödülü her güzel sözü sonuna kadar hak ediyor. Belediye gibi belediye. Şehir merkezinden ücretsiz servis kaldırdığı gibi, yarımadada taşıt trafiği olmaması için araçları dışarıda park ettirip otoparktan da ücretsiz servis kaldırıyor.
Gölyazı'nın ciddi bir sorunu var aslında: temizlik. Nilüfer Belediyesinin bu sorunu halledeceğine eminim. 
Her yıl Haziran başında düzenlenen Leylek Festivalini gezi listenize ekleyebilirsiniz. Belediyenin bir sonraki Hazirana kadar, temizlik sorunu düzelteceğini düşünüyorum.
***
Peki hangisi size göre: Gezilerinizi Instoş'a fotoğraf koymak için yapıyorsanız, Cumalıkızık'a; taze balık yemek için yapıyorsanız Gölyazı'ya gidin. Instoş'a fotoğraf koyun, koymayın demiyoruz. Hobi olarak yine koyun. Ama o fotoğraftan bir saniye öncesi ve bir saniye sonrasını es geçmeyin.
***
NOT: Cumalıkızık'a Bahar aylarının başlarında yeniden gidip bir şans daha vermeyi planlıyoruz. Sokaklarda çok turist olmazsa, rahatça fotoğraf çekebilir, gerçek esnafla tanışabiliriz, diye düşünüyoruz. 
***
Burası bir gezi blogu değildir; bu nedenle bu yazı bir gezi yazısı değildir. Sizin için Gölyazı hakkında güzel birkaç yazı ekledim:
Çok Gezen Adam'ın yazısı için tıklayın.
Nereye kaçsak'ın yazısı için tıklayın.

İlk fırsat bulduğunda Gölyazı'ya gitmeyi hayal eden Utku 
Yorum Yok