Perşembe, Haziran 02, 2016

Tek Başına Tatile Çıkmak

Perşembe, Haziran 02, 2016

Yıllardır hayalini kurduğum ama cesaret edemediğim "deneyimi" 30. yaş günümde kendime hediye ettim: tek başına tatile çıktım. Tatil planımdan bir hafta öncesinde kafama koymuşum; ancak etrafımdaki herkes gibi yapamayacağıma o kadar emindim ki, son ana kadar plan yapamadım. 
Altı üstü iki günlüğüne İzmir'den bile daha yakın olan Selanik'e gidecektim. 
Yanıma alacaklarımı bile evden çıkmadan hemen önce hazırladım, biletimi de son dakikada aldım. Otel odasını yolda kiraladım. Bir ay önce Amsterdam'da kaybolmamak için indirdiğim çevrim dışı harita uygulamasına Selanik haritasını yükledim, gezmek istediğim yerleri ve otelimi de yine yolda işaretledim. 
 Kavala
Kavala,Yunanistan
Sonuç olarak, farklı bir deneyime kendimi attım. 
***

Tek başına tatile çıkmanın nefis tarafları var:

Zaten dar olan zamanınızı sadece sizin görmek istediğiniz yerlerde geçirebiliyorsunuz.

Şehir müzelerini gezmek herkese zevk vermediği için, dışarıda arkadaşlarımın beklediğini bilmek hep hızlanmama ya da müzelere hiç girmememe neden oluyor. Selanik'in müzecilik anlayışını çok sevdim ve arkeoloji müzesini saatlerce gezdim. Müze kapanmasaydı; daha da yavaş gezebilirdim. Türkçe hazırlanmış broşürün yanında, tüm arkeolojik kalıntıların ayrıntılı İngilizce anlatımı var. Ayrıca kordondaki Beyaz Kule'nin Selanik tarihi ile ilgili ayrıntılarını Türkçe ses kaydı ile de vermişler. Selanik planınınız varsa Beyaz Kule'den başlamanızı öneririm.

Spontane plan yapabiliyorsunuz.

Tesadüfen yanından geçtiğim amfi tiyatroda halkın etkinliğine katıldım (Yunanca olduğu için hiçbir şey anlamadım, Makedonya Dayanışma Gecesi gibi bir şeydi bence). Biramı aldım, sigaramı yaktım; sadece müzik dinledim. Keza iki gün boyunca merak ettiğim diğer her yere (dükkan, kilise, bar,vb) kafamı uzattım.

Başkaları ile tanışırken daha rahat olabiliyorsunuz.

İnsanlarla ne diyeceğini düşünmeden sohbet ettim. Bir sürü şey öğrendim ve öğrettim (öyle tahmin ediyorum). Yanımda arkadaşım varken, bir başkasına ihtiyaç duymuyorum; bu da daha konservatif bir zaman geçirmeme neden oluyor. Arkadaşlarımla gitseydim, o gün tanıştığım 3 farklı ülkeden kişilerle biramı tokuşturamazdım, sanırım.

Anı, şehri, insanları, profilleri ve lezzetleri tüm ilginizle yaşayabiliyorsunuz. 

 Selanik
Selanik, Yunanistan

Yaklaşık 3 yıl önce de Yunanistan'a gitmiştim; birbirimize bu kadar benzediğimizi bu gittiğimde fark ettim. Fotoğraf makinem çantamda olduğu zamanlarda, herkes Yunanca konuştu benimle, hatta adres soran bir sürü kişi oldu. İki gün boyunca sadece şehri, gelip geçen insanları izledim. Daha önce işaretlediğim yerlerde yemekler yedim, tüm odağım yediğim yemekte, içtiğim biradaydı. 

Tüm sorumlulukları aldığınız için tatil dönüşünde daha cesur ve atak bir insan oluyorsunuz. 

"Ayy ben yapamam." dediğim bir şey yaptım tek başına tatil yaparak. Dilini hiç bilmediğim bir ülkeye gittim ve çok da iyi olmadığını düşündüğüm İngilizcemle iki günümü geçirdim. Hatta ikinci gün İngilizce bilmeyen çokça insanla karşılaştığım Kavala'ya gittim. İstanbul'a döndüğümde kendime olan güvenim 1-2 seviye artmıştı. 
***
4-5 günün üstünde tek başına tatil yapsam sıkılabilirdim belki de; ama 2 gün kafamı boşaltmama çok iyi yardımcı oldu. Hatta kendime rakı sofrası bile kurdum. Kendi kendime memleketi kurtardım. İşe bisikletle gidip gelmeye orada karar verdim.
***
Sorun yaşamamamın birkaç nedeni olduğunu düşünüyorum:
  • Sırt çantama çok az eşya koydum, hiçbir yere ve kişiye bağlı kalmadım. 
  • 3 saat yürüyüp yarım saat dinlenerek farklı yemekler yedim ve farklı biralar içtim. Bir taraftan da telefonumu şarj ettim. Oturduğum yerleri ya daha önceden haritada işaretlemiştim, ya da o anda paşa gönlüm oraya oturmak istedi.
  • Tatili yurt dışında yaptığım için, daha güvende olduğumu söyleyebilirim. Cennet vatanımcılar, sorry!
  • CityMaps2Go uygulamasına Selanik haritasını yükledim ve bloggerlerden mekan önerisi aldım. 
  • Yanıma 1-2 tane haftalık dergi aldım. Uzun molalarımda bana eşlik ettiler.
  • İngilizce bilmeyenlere derdimi Türkçe anlattım, daha kolay iletişim kurduk. (:
Tek başına gezen bunca gezgin ve gezi bloggeri varken, benim 2 günlük Selanik tatilimin lafı olmaz elbette. Ancak aslında kendi çapımda bir "çılgınlık" yaptım. Yine olsa yine yaparım. Hatta başka şehirlere bakmaya başladım bile. Arkadaşlarla, aileyle, sevgiliyle tatil yapmanın keyfi başka olsa da, bir kez dahi olsa tek başınıza tatil yapmanızı öneriyorum. "Ölmeden önce yapmanız gereken 100 şey" listesine ekleyin, derim. Hatta Selanik bu konuda iyi başlangıç olabilir. 

Tatil olsa da gitsek diyen Utku

0 yorum:

Yorum Gönderme