Perşembe, Aralık 10, 2015

Rahatsız Edici Vahşi Bir Komedi: Bira Fabrikası

Perşembe, Aralık 10, 2015

Hep Moda Sahnesi'ndeki oyunları yazıyor olmamdan dolayı, ben bile sadece oradaki oyunlara gittiğimi sanmaya başladım. Sanırım diğer sahneler yalnızca kafamda, rüya, hayal, halüsinasyon.

Bira Fabrikası

Prömiyerinden bu yana takvime her alındığında gitmeye karar verdiğimiz, ancak bi' nedenle beceremediğimiz Bira Fabrikası'na gittik. Peşin peşin yazayım; oyun isminin aksine alkol, alkol düzenlenmesi, toplumda alkol algısı ile direkt bağlantısı yok. 
Oyun, güç, erkeklik, militarizm, demokrasi üzerine kurgulanmış müthiş vahşi, bir o kadar trajikomik.
***
Yıllarca itilip kakıldığını düşünen, toplumun gözünde değerli olmak için şiddeti kullanan, topluma demokrasi getirmek için suç işlemeyi göze almış görünen, aslında bütün parayı alıp eğlence dünyası kaçmayı planlayan iki iç savaş askeri Yüzbaşı Ölümü Sallamaz (Necip Memili) ve Onbaşı Asalak'ın (Onur Ünsal) bölgede yakılıp yıkılmayan yer kalmayınca, para edeceğini düşündükleri fabrikanın nasıl çalışacağını ve dolayısıyla para kazandıracağını öğrenmeye çalışırken önce fabrikada işçi olan Schwanchen (Gürsu Gür) ardından da fabrikanın sahibesi Moulin Rouge baş dansçısı Patron Beyazbüyü (Melis Birkan) ile yollarının kesişmesi ile başlayan, rahatsız edici seviyede vahşi.
Bira Fabrikası
Melis Birkan'ı tiyatro sahnesinde seyredeceğimi hiç düşünmezdim. Düşünmeyerek doğru yapmışım. Sinemada nasıl parlıyorsa, tiyatroda bi' o kadar sönük; sinemada konuşma tarzı ne kadar sempatik geliyorsa, tiyatroda bi' o kadar antipatik kalıyor. Sözlerinin yarısını anlamadım. Aksanı bir İstanbul Türkçesi oldu, bir Almanya'da yaşayan Türk. Sayısız temsilinde olan bir oyun için kötü bir dalgalanma.

Necip Memili'yi hiç sahnede seyretmemiştim. Enerjisini bayıldım. Oyunu kendisi götürdü, tabi başrol olmasının da rolü vardı. TVdeki şöhretinin de bu enerjide katkı sahibi olduğunu düşünüyorum.
Oyundan mı, Türkçeleştirme / yerelleştirme mi, yoksa Necip Memili'in yorumundan mıydı, bilemem ama güldürmek için anlık Doğu Anadolu aksanı yapmak ve küfür etmek ucuz bir komedi. En dramatik sahnelerde güldüren, güldürürken de utandıran bir oyun için biraz basit kalmış.
Necip Memili, karakteri oyunun ilk anından son anına kadar aynı çizgide anlattı; bütünlüğü korudu. Tutarlılığı sayesinde, böyle bir karakterin olduğuna beni inandırdı.
***
Militarist gücün karakterini erkekliği üzerine oturtması, bel altı esprileri, sokak ağzından öte cinsiyetçi küfürleri, "Eee savaş işte" fikri altında vahşi iktidar duygusu ile çok güzel verilmiş. Ancak bu durum karakterleri yansıtmaktan çıkıp oyuna yayılmış. Komik bir oyun olmasındansa gülünç bir oyun olmasına engel olamamış. Sürekli güldük, diyemiyorum. Ancak diğer seyirciler bizimle aynı fikirde değildi, onlar sürekli güldü. Biz oyunu anlamadık, sanırım.
Kostüm ve sahne tasarımını minimalde tutması, minimalde "her şeyi" anlatması daha önce "Hamlet"te en sevdiğim noktaydı ki Bengi Günay için şöyle yazmıştım.
***
Benim bu hislerim, "Ben bestseller okumuyorum." şımarıklığım gibi olabilir. Oturup sakince düşünmeliyim. 
Kafamdaki Kemal Aydoğan karizması ile de uyuşmamış olabilir.

http://www.modasahnesi.com/bira-fabrikasi
Yazan: Koffi Kwahule
Çeviren: Ezgi Coşkun
Yöneten: Kemal Aydoğan
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Yönetmen Asistanları: Ferhat Asniya, Ahsen Özercan
Müzik: Dandadadan
Oynayanlar: Onur Ünsal, Necip Memili, Melis Birkan, Gürsu Gür
oynayanlar: onur ünsal, necip memili, melis birkan, gürsu gür

0 yorum:

Yorum Gönderme