Perşembe, Temmuz 23, 2015

Biriniz de Güzel Haber Verin Lan!

Biriniz de Güzel Haber Verin Lan!

İş ortamı öğle yemeğinde gündemden arta kalan konuların sonunda "Aslında bu topraklarda nefis sanatçılar ve onların şahane işleri var" dedikten sonra Elijah Wood'un Selda Bağcan hayranlığından bahsederken fark ettim ki Selda Bağcan'ım gelmiş. Öğleden sonra sözleşme hazırladığım 2 saat boyunca açtım Selda Bağcan'ımı, arka arkaya şarkılarından tattım. Sonra bir baktım Magusa Limanı: "Uyan Alim, uyan, uyanmaz oldun" aklımdan geçen tek şey Ali İsmail Korkmaz. Şarkının arkasında dönen videoda Ali İsmail'in fotoğrafları. Fotoğraflara bakamıyorum. Kapattım Selda Bağcan'ı. Dikkati dağıtmayacak şarkı aradım, yok. Ancak ne dediklerini anlamadığım hızlı şarkılar. 
Selda Bağcan'a hayran hayran bakılmaz da ne yapılır
Selda Bağcan'a hayran hayran bakılmaz da ne yapılır
Mesai içinde rutinde yaptığım anahtar kelime aramalarımdan yapmaya başladım, bir baktım, Twitter'a girilemiyor, sansür var. Neyse dedim, yine dikkatimi dağıtmayayım.
***
Mesai bitti, eve gittim. Yaz tatilini fırsat bilerek misafir ettiğim annemle oturduk, başladık yaptığı nefis yemekleri yemeye. O sıra televizyonda haberler. Ağlayanlar, bağıranlar, isyan edenler... "Nasıl geçti günün?" konuşmalarına geçemeden Suruç'taki katliamı; cemevleri ve camilere dönen cenazeler, hastanelere dönen yaralılar, Kobane'ye gidemeyen, annelerine dönemeyen canlar. Yine fotoğraflarına bakamıyorum. Konuyu değiştirmeye çalışıyoruz. Ceylanpınar'da öldürülen polislere geldi konu. Konuşmayı yine değiştirmeye çalıştık, bu sefer de Yeşil Yol Projesine karşı çıkan ve nedenle hırpalanan köylüler. Gündemden uzaklaşmayı beceremedik.

Salihli'den Üst Üste Can Sıkıcı Haberler Geliyor

Yemekten sonra müşterilerinin bir kısmı Salihli/Çökelek Köyünden olan eczacı arkadaşımla buluştuk. Düğün mevsimi demek; bol bol Salihli'ye gitmek, bol bol dedikodu demek. Dedikodu yapamadık. Konu döndü dolaştı Bosna Hersek'te özel görevde iken kaybettiğimiz Salihlili Cüneyt Çetin'e geldi. Hadi konuyu değiştirelim dedik, bu sefer de Salihli'de askerde iken intihar ettiği söylenen ama ölümü şüpheli olan Yağmur Durak'a geldi. Salihli'de düğünler var, elbiseler var, ne giyeceksin şunun düğününde derken, bu sefer de ölümlü iki trafik kazasından bahsederken bulduk kendimizi. Ünlü bir futbolcuyla evlenen Salihlili kızdan bahsediyorduk, ne ara konu İzmir/Basmane'de esnaftan dayak yiyen Suriyeli çocuğa geldi.
***
Yollar ölüm saçıyor, sokaklar ölüm saçıyor.
Kara yolları ölüm saçıyor, denizler ölüm saçıyor.
***
Tam aklıma güzel bir şey geliyor, sonra hemen kaçıyor. Hepiniz kötü haber veriyorsunuz. Artık tatlı konular konuşalım. Heyecan verici cümleler kurun. Biriniz de güzel haber verin lan!

En Azından Aramızdan Biri Mutlu

Yaklaşık bir ay önce çok eski bir arkadaşımın İstanbul'a atamasının olduğunu mesai bitiminde çığlık çığlığa öğrenmiştim. Ne olduğunu merak eden iş arkadaşlarıma durumu anlattığımda, aralarından birisi daha uzuuun mesaileri olduğunu bildiğinden "En azından aramızdan biri mutlu" demişti. O anda gayriihtiyari yapılan bu yoruma çok gülmüştük. Şimdi hayran olduğu Selda Bağcan'la tanışma fırsatı bulan Elijah Wood için diyorum ki: En azından aramızdan biri mutlu.
Yorum Yok

Çarşamba, Temmuz 08, 2015

Şey Hakkında Bazı Şeyler

Şey Hakkında Bazı Şeyler

Kahrolsun Bağzı Şeyler
“Şey” hatırlayamadığımız her sözcük için kullandığımız sözcük. Konuşmamızda sürekli kullandığımız, ancak hak ettiğini vermediğimiz. Bir sözlük yazarı hakkında nefis bir tesbitte bulunmuş:
Türkçemizin -maalesef- en güçlü kelimesidir. yaklaşık 50.000 aktif kelime olduğunu varsayarsak ve gündelik yaşantımızda 400 kelime ile konuştuğumuzu düşünürsek buyrunuz;

şey = 50.000 – 400

şey = 49.600 ayrı anlam.
Onbinlerce ayrı anlama gelen sözcük. Hemen hepimizin hayatının vazgeçilmez jokeri. 
***
Bizi hep bekleyen, ne kadar gidersek gidelim, bizi asla bırakmayacak o sevenimiz gibi; her döndüğümüzde, bizi kabul eden. O kadar fark etmeyiz ki, hiçbir, her, bir,vs ile birleştiririz. Önemli olan o ilk sözcüktür ki, cümlemize “şey”i de koyuveriririz.
Çoğulu eşya olan “şey”e hak ettiği değeri veriniz; değer vermiyorsanız, boşuna oyalamayınız, diğer sözcükleri haznenize yerleştiriniz. Beni sinirlendirmeyiniz.
Çünkü, Can Babanın da dediği gibi, “şey” kendini “hiçbir şey” gibi hissediyor yoksa:

şey gibi hiçbir şeyim yahu
satır yazamıyorum


sanki kendimle değil
dünyayla ölüyorum

bağırsam bağırsam bağırsam
bağırdığımı duymuyorum

tek bir musluk var açık
onunla akıyorum

istemeden istemeden istemeden
isteyereeeek

ah sen ölüm denen topla köfte
buluştuk bak cenabette

içim rakı dışım su
bu mahmur cinayette

çocuklar çocuklar çocuklar
sizlen doğmamış mıydık biz birlikte

Can Yücel

Saygılar, 
Yorum Yok

Cuma, Temmuz 03, 2015

Madımak Katliamının Yabancı Kurbanı Carina

Yürek ateşimiz Madımak katliamının üzerinden 22 yıl geçmiş, babasını hiç görmemiş Roni Hasret Gültekin 22 yaşına basmış, hala mücadelesini veren Zeynep Altıok Akatlı (Hem annesinin, hem de babasının soy ismini kullanan nefis insan) meclise girmişken; değerli aydınlarımıza mı, 37 cana mı, cehalete karşı aydınlığa mı üzülelim bilemediğimiz günler artıyor. 
Asım Bezirci, Behçet Aysan şiirleri belki şiire aşık olmamı sağlamadı; ama aşık kalmamı sağladı. Üstelik 90'lar karanlığında büyüyen, "Aman sesini çıkarma" ile neslinin bir neferi olarak; Madımak'ta kaybettiğimizi henüz bilmiyorken tanışmıştım onlarla:
...
Hoşça kal ayak izim,
Serseri sokaklarda*... 
*Beyçet Aysan 

Madımak Katliamının Yabancı Kurbanı Carina

Madımak Katliamının Yabancı Kurbanı Carina
Aralarındaki bir kişiyi yeni fark ettim: Carina Cuanna. Türkiye'ye yaptığı seyahat esnasında ilgisini çeken kültürü araştırmak için uzun bir Türkiye zamanı ayıran, Sivri ailesinin yardımını alan, Alevi kültürü ile tanışan, Sivas'a giderek daha yakından görmek isteyen, yaşamına acı bir nokta konulan ve bize güncelerini bırakan Carina. Hikayesine ulaşmak için: 
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/07/140701_carina_sivas
"Rahmi Sivri, Carina'nın cenaze töreninde şarkılar çalındığını, annesinin çaldığı ilk şarkınınsa Zülfü Livaneli'nin 'Saat Dört Yoksun' olduğunu hatırlatıyor."

Saat Dört Yoksun / Zülfü Livaneli

Bugün Saat Dört Yoksun'u Carina için dinleyin. Bu haftaki #HurraCuma 'yı Carina'nın vasıtası ile Madımak'ta kaybettiğimiz canlara göndermek isterim.

Yorum Yok