Pazartesi, Haziran 29, 2015

Köy Enstitülerinin Son Temsilcilerinden Mehmet Başaran'ı Kaybettik

Pazartesi, Haziran 29, 2015

Köy Enstitülerinin Son Temsilcilerinden Mehmet Başaran

Pazar gününe Mehmet Başaran'ın ölüm haberi ile uyandım, sarsıldım. İçime ilk anda anlamadığım bir hüzün oturdu. Tüm gün onu düşünerek geçirdim.
***
Mehmet Başaran

Mehmet Başaran'ın Yaşamı

1926 Lüleburgaz, Ceylanköy doğumlu Mehmet Başaran, çiftçi ailesinin desteği ile Kepirtepe Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünde okur. Öğretmenlik ve sendika kuruculuğu yapar. Çeşitli dergilerde yayınlanan, "Anamın türkülerindeki yanıklığı acaba verebilir miyim?" diyerek yazmaya heveslendiği şiirleri ile ödüller alır.
Kendisi gibi köy enstitülü eğitimci ve yazar olan Hatun Başaran ile hayatını birleştirir. 
Filiz ve Deniz adında iki kızı olur. Filiz Başaran resim sanatını; Deniz Başaran ise ailesi gibi edebiyatı tercih eder, halkın duygularını, acılarını yazmaya gayret eder, ancak dönemin siyasi dalgalarına direnemez ve intihar ile yaşamına son verir. Babası Mehmet Başaran kızının ardından şiirlerini derlediği "Hoşça Kal Dünya"nın yayınlanmasını sağlar:
"Çocukların çocukluklarını, gençlerin gençliklerini yaşayamadığı döneme kafasıyla, yüreğiyle karşı çıktı. Cezaevlerindeki açlık grevleri sürerken onlara katılırcasına 3 Ağustos 1989'da yaşamına son verdi." notunu düşer.

Ayrıca bu toprakların en acılı şiirlerinden birini tarihe işler:
"...
Onarmış gibi duvarlarını kentin
Dayanıklı olsun diye tüm acılara
Tuzladık kaya tuzuyla bedenini
Yuduk kırk bir çeşit ot katılmış sularla
Ve güllerin ve dikenlerin ve kırların acemisi
Kesilmesin diye dar geçitlerde soluğun
En mavi sözcüklerle seslendik sana
'Deniz' dedik öpüp başımıza koduk tuzu ekmeği"


Evlat acısı öyle çok dokunmuş olmalı ki; Hatun Başaran, kızının ardından kansere yenik düşer. Mehmet Başaran eşinin ardından kanserli günlerini "Can Evimde Mor Isırgan" kitabını yazar. 
***

XXVII. Salihli Şiir İkindileri'nde Mehmet Başaran

Mehmet Başaran tüm bunlardan yıllar sonra Ülkü Tamer'in de katıldığı XXVII. Salihli Şiir İkindileri (Bahar 2002) 'nde tanışmıştık kendisiyle. Şiirlerini kendi sesiyle dinlemiştik.
***
Ölüm haberini aldığımda çok üzüldüm. Köy Enstitüleri kültüründen geriye bu kültürden beslenen köy enstitülüler kalmıştı. Ortalama bir insan yaşamının üstünde yaşadığını, benden de çok daha fazla hatırlanacağını düşünürsek üzülmem lüzumsuz biliyorum. Ancak bu ölüm bana köy enstitülerinin iyiden iyiye hayal hatta masal olarak kalacağını hatırlattı. Görmediğimiz, bilmediğimiz, yalnızca sonucunu görerek analiz ettiğimiz bir kültür yok oluyor. Köy enstitüleri gibi (30 yıl devam etmiş, belediye değişince sona ermiş olan) Salihli Şiir İkindileri de geçmişteki bir güzellik olarak kalacak. Ne istediler bu güzelliklerden bilmiyorum. 
Mehmet Başaran başta olmak üzere, tüm güzel köy enstitülüleri ve şiir ikindilerine katılan tüm güzel insanları anıyor ve kendilerine selam gönderiyorum.

0 yorum:

Yorum Gönderme