Perşembe, Mayıs 28, 2015

Balıklar da Rakı ve Manzara Seviyor: Del-Mare Ristorante

Gün geçmiyor ki, aklıma bir meyhane takılmasın. Bu kez bir meyhaneden öte alkollü restoran dememiz daha doğru olacak sanki.

Balıklar da Rakı ve Manzara Seviyor: Del-Mare Ristorante

Del-Mare Ristorante çok uzun süredir gitmek istediğimiz, ancak tadilat, sezon gibi engellerle ötelediğimiz bir keşifti. Ötelememiz iyi bir tesadüf de olmuş aslında: çünkü o şahane manzarayı içerde oturarak heba edemezdik. (Bütün gece manzaraya baktığımızı sanmayın, konulara, anılara, dedikoduya o kadar çok dalmışız ki, yavaş yavaş yedik ve yine mekanı biz kapattık.)
Rakı
Öncelikle şunu yazmalıyım, Del-Mare tam bir deniz ürünleri restoranı. Evet belki Egedeki kadar geniş bir ot/sebze çeşitliliği yok ama ot/sebze mezeleri de küçümsenemeyecek kadar şahane.
"Tüm mezeleri deneyelim" ekibi olarak en çok zeytinyağlı enginarı(9/10) beğendik. Deniz börülcesi(8/10), ahtapot salatası(8/10), levrek marine'nin(9/10) hakkını da yemeyelim. Ben levrek marine'ye gömüldüm. Ara sıcak için ahtapot gayet iyi fikir. Biz biraz şımarıklıkla kendimize ızgara mantar bile yaptırdık. Yemeğe çok yer kalmadı, yine de devam ettik.
Del-Mare RistoranteDel-Mare Ristorante

Del-Mare RistoranteDel-Mare Ristorante
Beylerbeyi-Çengelköy-Kuleli hattında denemediğimiz alkollü restoran kaldı mı bilmiyorum. Vakit oldukça diğerlerini de yazmak isterim. Bu hatta yeniden gitmek isterim diyebileceğim yerlerden birisi Del-Mare Ristorante.
***
Del-Mare Ristorante şahane manzarasının yanında şarap tercih edilebilecek nefis bir yer. Siz bize bakmayın. Balıklar rakı çok seviyor ne yapalım!
Biri çıkıp size "Utku yanlış biliyor, rakı mekanı değil bu, meze mekanı değil bu, meyhane değil bu" derse cevabım şudur: "Bu benim suçum."  
***
Del-Mare Ristorante iletişim bilgileri için şurdan buyrun.

 Meyhaneler

1 Yorum

Pazar, Mayıs 24, 2015

Kelebeklere Yakından Bakın: İstanbul Kelebek Çiftliği

Kelebeklere Yakından Bakın: İstanbul Kelebek Çiftliği

Annemlerin İstanbul'u ve bizi ziyaret etmesini fırsat bilerek gittiğimiz yeni bir mekan: İstanbul Kelebek Çiftliği (daha önce Atatürk Arboretumu'nu bayıla bayıla burada yazmıştım.)
İstanbul Kelebek Çiftliği'ni sevdiğim bloglardan biri olan handeledim.com'da görüp "annemler gelse de gitsek listem"e ekledim. 23 Nisan'ın hafta sonuna yakın olmasından mütevellit, İstanbul'da gezilecek yer kalmadı yakarışlarımız ile maaile ziyarete gittik. Şansımıza hava güzeldi, çiftlik ziyaretimiz henüz kelebeklerin yanına girmeden çimlerde başladı. 
Yaşını doldurmamış, her yere emekleyen yeğenimin çimlerde debelenmesiyle günümüz başladı. Ailenin her arabasını kapıda karşıladık. 
İstanbul Kelebek Çiftliği
İstanbul Kelebek Çiftliği'ne girmeden önce bir tanıtım filmi izliyorsunuz. Ardından kapalı olan seraya alınıyorsunuz. Rehber size eşlik ediyor, her sorunuza da cevap veriyor. Bu sera kelebeklerin yaşamına uygun bir sıcaklıkta olduğu için sizin için sıcak olabilir. Kışın bile gitseniz, ince bir şeyler giymenizi öneririm.

İstanbul Kelebek Çiftliği

İstanbul Kelebek Çiftliği
Kelebeklerin özeline girdik.  ):
İstanbul Kelebek Çiftliği

İstanbul Kelebek Çiftliği
Renk renk benekli kelebeklere dokunabilir, onları besleyebilirsiniz. Çocuğunuz için iyi bir etkinlik olacaktır. 
Kelebek sayısı oldukça azdı bizim ziyaretimiz esnasında. Yaptıkları o kadar kıymetli ki, desteklenmeyi hak ediyor. Umuyorum ki önümüzdeki zamanlarda daha çok sayıda ve çeşitte kelebek karşılar ziyaretçileri.

İstanbul Kelebek Çiftliği web sitesi için: http://www.istanbulkelebek.com/
Aşağıdaki gibi bir not da eklenmiş:
15 Şubat 2015- 31 Kasım 2015 Tarihleri arasında açılış ve kapanış zamanları; Her gün saat  10.00 – 18.00 arasında açığız.Son giriş kapanmadan bir saat öncedir.
Yorum Yok

Cumartesi, Mayıs 16, 2015

Beylerbeyi İskelesi'nde Şerif Via Balık Restaurant

Utku, bu hafta sonu şurada, şu fiyata, şunlarla bir meyhane gitmek istiyoruz. Nereye gidelim? gibi sorular aldıkça listeme daha da gurur duyuyorum. Evet.

Beylerbeyi İskelesi'nde Şerif Via Balık Restaurant

İstanbul'da yüzlerce meyhane var. Tabi ki hepsinin menüsü için emek veriliyor; ancak bazıları sadece reklam harikası.
Bu kez, fiyat/performansı oldukça yüksek bir yeri paylaşacağım: Şerif Via Balık Restaurant
Görsel yine Ahmet Coka'dan, o da olmasa...
Beylerbeyi İskelesi'nin karşısında sıralı balıkçılardan birisi Şerif Via Balık Restaurant. Hafif bir müzikle yemek yiyip sohbet edebiliyorsunuz. Masalar iç içe değil. Kız kıza oturmaktan da rahatsız olmuyorsunuz. En sevdiğim!
Neredeyse tüm mezeleri ve birkaç ara sıcak tadıp üzerine bir de ana yemek alıp, bir de üzerine meyve ile kapatmamıza rağmen, diğer meyhanelerde verdiğimiz hesabın yarısını verdik
Ayrıca favası(9/10) şahaneydi. Yediğim en iyi fava koltuğuna bile oturabilir. Girit ezmesini(7/10) de beğendik, tavsiye ederiz. 
Şerif Via Balık RestaurantŞerif Via Balık Restaurant
Beylerbeyi'nde çok meyhaneye gittim. Hatta daha önce İnciraltı Meyhanesi hakkında şuraya bi' şeyler yazmıştım. Beylerbeyi'nde dünyanın sayılı manzaralarından biri var ve meyhane/restoranlar genellikle deniz kıyısında. Oldukça güzel bir akşam yaşatıyorlar. Ancak manzarasına güvenip ortalama mezeler ve efendim ile başlayıp hadi git artık'a varan hizmet ile çoğu sınıfta kalıyor.

Bu açıdan Şerif Via Balık Restaurant'ı tavsiye ederim.

Şerif Via Balık Restaurant: http://www.viabalikrestaurant.com/

 Meyhaneler

Yorum Yok

Pazartesi, Mayıs 11, 2015

Yedik, içtik, sanırım doyduk, hesabı kim ödeyecek?

Yedik, içtik, sanırım doyduk, hesabı kim ödeyecek?

Malumunuz 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece, İlyas Peygamber ile Hızır Peygamber yeryüzünde buluşurmuş. Buluşmaları o kadar bereketliymiş ki, biz de nasiplenelim diyen yeryüzü sakinleri yani biz faniler fırsat bu fırsat dilek dilemeye başlamışız. Farklı inanışlarda, bambaşka yerlerde yaşayan faniler bu buluşmadan nasiplenmek için farklı şekillerde ritüeller gerçekleştirirler. Bizim ritüelimiz 6 Mayıs'tan sonraki ilk pazar günü maaile pikniğe gideriz, hem büyük aile yemeği gerçekleştirir, hasret gideririz; hem de aynı gün genellikle anneler gününe denk gelmesi nedeniyle anneler gününü kutlarız. 
Tatlı 'hıdırellez dilekleri'nin hepsi gerçekleşsin, dinimiz amin
Bu yıl da gelenek bozulmadı, İstanbul'da yaşayan bizim nesil, Salihli'de yaşayan önceki nesillerimizi ziyarete gittik. Erkenden çimlere yayıldık, kahvaltımızı yaptık, sohbet ettik, top oynadık (voleybol gibi bi'şeydi), mangalımızı yaktık, bir büyüğe danıştık, ülkeyi kurtardık. Biraz belediyeye kızdık, seçim barajını aşağı çektik, kapalı olan seçimlerde oyumuzu ayyuka çıkardık. "İzmir'den iş alın da, daha çok gelin", "Ne zaman evleniyorsunuz?" gibi dilek, öneri ve şikayetleri "İnşallah, inşallah" diyerek Allah'a havale ettik. Bol oksijen, bol yeşillik, bol yorgunluk ve şimdiden başlayan özlemle hafta sonunu tamamladık. (Yediklerimi yazmayayım, ayıp)
Ve yine aynı şey oldu, Salihli'den çıktığımız an, Salihli'ye gidişimizin en uzak anı olması nedeniyle hüzünlendik. 
***
"Nerelisin?" diye sorduklarında gururla "Salihliliyim" dememe rağmen, biraz İstanbullu olmuşum. İstanbullu gibi kazanıyor, İstanbullu gibi harcıyorum artık. 
Salihli güzel ama İstanbul da güzel;
ya da
İstanbul güzel ama Salihli de güzel.
***
Not: Şu an İzmir'deyim. Karşıyaka sahilde kahvemi höpürdetiyorum, çok canım arkadaşımı bekliyorum. Pazartesi günleri izin almak çok güzel. Sendrom falan yok. ^^
Yorum Yok