Çarşamba, Aralık 31, 2014

Yeni Sene Gelsin, Evler Neşelensin

Çarşamba, Aralık 31, 2014

Ben her sene 22 Aralık’ı günlerin uzaması vesilesiyle kutlarım. Birkaç gün evvel "Noel kutlanmalı mı, kutlanmamalı mı?, hindi yenmeli mi, yenmemeli mi?" başlıklı programlardan birinde, ön Türkler tarafından 22 Aralık’ın geceyle gündüzün savaşından gündüzün zaferi olarak kutlandığı öğrendiğimde bir hoşuma gitti ve adına Nardugan denilen bayramı araştırmaya başladım.


Ön Türkler denilen, Ay takvimini kullanan, yaklaşık 2000 yıl önce yaşamış Türkler 22 Aralık gününü yeni yılın başlangıcı olarak görür, ölümsüzlüğün simgesi olarak gördükleri Akçam ağacını (son zamanlarda aksesuarlarda bolca kullanılan hayat ağacı) süslerlermiş. Bu ağaç o kadar önemliymiş ki, etrafında bayram kutlar, şarkılar söylermiş.

Nar sözcüğü ise Güneş anlamına gelirken, dugan sözcüğü ise doğmaktan türemiş. Yani öz be öz Türkçe. Bu bilgiler, çok değerli Sümerolog İlmiye Çığ’ın Sümerliler ve Türkler hakkında görüşlerinden.

DNA’ma Rumların karıştığı ara ara söylense de ben tam bir Türk’üm, biliyorum. Bilmeden kutladığım Nardugan da bunun ispatı oldu sanki.
***

Nardugan değil de Noel olsa da pırpır yüreğime fark etmez; hangi ırkın, hangi dinin ya da hangi dilin bayramı olursa olsun her bayram kutlanmaya değer. Hele ki ‘Yeni’ olan.

Yeni sene, eskisi gibi acı dolu geçmesin diyerek bu yazıyı noktalamak isterim. Bir de aşk dolu olsun. Bir de şefkat, merhamet eksik olmasın.



*Nardugan ile ilgili şahane bir yazı okumak isterseniz, şuraya bir tık alayım.



0 yorum:

Yorum Gönderme