Pazartesi, Aralık 22, 2014

İçinize Doğaya Dokunma Hissi Verecek: Atatürk Arboretumu

Pazartesi, Aralık 22, 2014



Annemlerin İstanbul’u ve bizi ziyaretini fırsat bilerek gittiğimiz ‘kaçamak’ alanını yazmak için sabırsızlanıyorum. Neyden kaçıyoruz?, diye sorarsanız, şehirden kaçabilirsiniz, betondan kaçabilirsiniz, kalabalıktan kaçabilirsiniz. Sizin tercihinize kalmış.
***
Atatürk Arboretumu (Canlı Ağaç Müzesi) yaklaşık 2 senedir ‘gidilecekler listemde’ sırası sürekli değişerek bekliyordu. Bahçeköy (Sarıyer)’de olması nedeniyle kolay ulaşılamayacağı için hafta sonu bir tam günü bu müzeye ayırdık. 

***
Arboretum kelimesi ağaç anlamına gelen 'arbor' ile farklı canlı türklerinin bulunduğu yer anlamına gelen 'etum' kelimelerinin birleşiminden meydana geliyormuş. Dünyanın farklı noktalarına has (Güney Amerika, Uzak Asya, Orta Doğu,vb) yüzlerce ağaç türünün bir arada olduğu nefis bir alan. Öyle ki, her ağacın altında farklı yapraklar var; sonbaharda orda bulunmanın en güzel yanı bu olsa gerek. Bizim ziyaret mevsimimiz kendisini sonbahar sanan kış olduğu için çamurlu ancak romantik bir gezi oldu.
                           
 

 ***
Ne fotoğraf çekmeyi, ne çekilmeyi, ne de doğa fotoğraflarını severim. Ancak bütün gün fotoğraf çekmek ve çekilmek istedim. Onlarca fotoğraf çekildik, kendimi iyi fotoğraf çeken biri sanmaya bile başladım. 
'Dawn' açılmayı bekliyor
'Cennet Bambusu'
'Bahar Dalı'
*** 
Asfalt yollardansa sık ağaçların olduğu bölümlere attık kendimizi. Düşe kalka koşmak istedik; koştuk da. Rengarenk solucanlar, kendini yaprak sanan kahverengi karizmatik mantarlar ve minik kuş evleri gördük. Aşırı doz oksijenden yorgun düştük, yorulduk. Yeteri kadar dinlenip, Baharda çiçeklerin açılışına katılmayı planlıyoruz.
***
Gitmeden önce yapmanızı önerdiğim birkaç not:
1. İçinize doğaya dokunma hissi dolacağı için çamura batsa da üzülmeyeceğiniz ayakkabı ve giysilerinizle gitmenizi öneririm. 
2. İçeri tripod sokmak yasak, ancak profesyonel fotoğraf makineniz buraya aşık olacak.
3. Cumartesi için pek de fena olmayan ziyaretçi sayısına rağmen iki aracı ücretsiz olan otoparka rahatça park edebildik. Toplu taşımayla gelmek isterseniz, Bahçeköy hatları buradan geçiyor. 
4. Önceden hafta sonları sadece üyelere giriş hakkı verilirken, şimdilerde biletli ziyaretçilere de açık olduğu için haftanın (hatta yılın) her günü gidebilirsiniz.
5. Müzeye giriş 10 TL, öğrenci giriş 5 TL.
6. Biz Türkler iki yeşil gördüğümüzde termosa çay koyduğumuz için dışardan yiyecek-içecek getirilmemesi özellikle belirtilmiş. Türklük yapmayın, müzede yemek yenmez, ayıp!

Çok kişisel notum: çayır-çimende konsept düğün fotoğrafı trendi bitsin artık. Üşüyen gelinlerin zoraki gülümsemeleri doğayı üzüyor olmalı.
***
Eğer aşık değilseniz, hemen aşık olun gidin; aşıksanız zaten gidin.
Gidiniz efe'm...

0 yorum:

Yorum Gönderme