Cumartesi, Kasım 01, 2014

Rakı, Bir Halkla İçiyorsan, Rakıdır

Cumartesi, Kasım 01, 2014

Rakı, Bir Halkla İçiyorsan, Rakıdır

Hafta sonu planlarımın tam ortasında iki şey var: şehir dışından gelecek olan ve kendisine, sohbetine delicesine özlem duyduğum arkadaşım ve İstanbul barajlarını doldurmaya niyet etmiş yağmur. Sonbahar geldi, vatandaş şehre doldu; tiyatro, sinema, müzik derken festival üzerine festival yapılıyor; yoğun iş hayatı nedeniyle kimimizin boyun fıtığı, kimimizin migreni hortladı. Üstelik Validebağ, Kobani, Karaman, vb derken gündem yoğun. İşte bu noktada; iki kişilik “şarap mı rakı mı?” anketinden %100 ile rakı çıktı ve ben yine fellik fellik meyhane aramaya başladım. Arama motoruna “en iyi meyhaneler” yazınca çıkan sonuçlara başım döndü. Liste meyhanelerinin birçoğuna gittim, puan vermeye bile tenezzül etmiyorum. Üzerine bir sürü paramı aldılar. 
***

Şu anda İstanbul’daki favori meyhanem/balıkçım: Moda Cibalikapı Meyhanesi

Bu bağlamda, kendime bir meyhane dosyası açmaya karar verdim. Tabi ki, ben bilirkişi veya gurme değilim ama, güzel ahtapottan da anlarım yani. Ahtapot deyince aklıma gelen ilk yer ise Moda Cibalikapı Balıkçısı. Bu balıkçının aslı Cibalıkapı’ymış, ben gitmedim; ancak Moda’daki bana yetti. Şu anda İstanbul’daki favori meyhanem/balıkçım.
***
Favori meyhanem/balıkçım olmasını ilk nedeni, zurnayı kulağınıza sokan saz ekibinin olmaması, sanırım. Arkadan gelen müzikle rahat rahat, sakin sakin sohbet edebilirsiniz. Hele ki, hava güzelse bahçede oturmanızı tavsiye ederim.
Moda Cibalikapı Balıkçısı
Bir başka neden ise; samimiyetin, esnaflığın “Ne vereyim ablama/abime?” tadında  diyaloglar olduğunun düşünüldüğü şu sıralar, güler yüzlü, dinamik, güzel ve yakışıklı çalışanlarının olması. Oh be, meyhanede yaşlı tekeline son!
Girit ezmesi, ahtapot ve kalkan benim favorim meze ve yemeklerimdi mesela.
***
Nihayetinde -zar zor da olsa- Moda Cibalikapı Balıkçısını referans alarak, bir mekana karar verdik. Rezervasyonumuzu yaptırdık. Yarın akşam rakı şişesinde balık oluyoruz.
***
Rakı dedim, sohbet dedim, halk dedim, gülmek dedim; aklıma Edip Cansever geldi:

...
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.

Her satırın ayrı bir duygu verdiği kaç şiir vardır ki: Gülmek, bir halk gülüyorsa gülmektir, derken neden sokakta olduğumuzu anlatmıyor mu; dizelerini ince çizgiyle ayırırken Behçet Necatigil’e selam göndermiyor mu; Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile, Gelse de, Öyle sürekli değil derken insanın içini gıdıklamıyor mu; Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar, Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar, Mendilimde kan sesleri derken insanın göğsüne bir yumruk atmıyor mu; hatırlatmıyor mu sokaklarda vurulan o güzel çocukları!
***
Nerde kendini bilmez çocuklar, bir gece ansızın çekip gittiler...

***
Moda Cibalikapı Balıkçısı'na rezervasyon yaptırmak için: http://cibalikapibalikcisi.com/

 Meyhaneler


0 yorum:

Yorum Gönder