Çarşamba, Ağustos 23, 2017

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.


Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor.

                                                        

Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 

                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Yorum Yok

Pazartesi, Ağustos 14, 2017

Şatonun Altında

Her yıl olduğu gibi bu yıl da tiyatro sezonuna yaşlı gözlerle veda ederken, Ağustos geliverdi, Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali başladı ve bir nebze olsun beni mutlu etti. Bir nebze olsun, diyorum; çünkü artık hiçbir mekan bana alternatif mekanların verdiği tadı vermiyor. Fuayesi başka, seyircisi başka, oyuncunun duruşu dahi başka. 
Yine de açık havada oyun seyretmek şahane!

Sezonun "Özel Ödüllerini" Kapatan Oyun: Şatonun Altında

Şatonun Altında
Şatonun Altında sezonda neredeyse tüm jüri özel ödülü, seçili kurul özel ödülü, vs ödüllerini topladı. Bolca ödül almasının yanında alternatif tiyatro seyircisinin de dikkatini çekmiş olmalı ki, oyun farklı yerlerde karşıma çıkmıştı.  

Macbeth'e Bir de Şatonun Altından, Yer Altından Bakın

Şatonun Altında, Shakespeare'nin ünlü tragedyası Macbeth'in uyarlanmış, evrilmiş hali. Yani yazarı Shakespeare, uyarlayanları aynı zamanda oynayanları olan Pınar Akkuzu ve Gülden Arsal. Macbeth hikayesinden sapma yok; sonunda Macbeth yine ölüyor. Farklı bir son, farklı bir ana fikir beklemeyin. Ancak Macbeth'in ölümüne giden yolda grotesk, bufon ve clown stillerinden de alınan güç ve esneklikle şahane bir iş çıkmış. 
Oyun Macbeth'in karşısına çıktığı varsayılan iki cadı gözünden anlatılıyor. Bu iki cadı güldükçe, güldürüyor. Bu gülüş tatlı, keyifli bir gülüş değil; daha ziyade rahatsız edici bir gülüş. Fiziksel ve genel geçer ahlaki sınırların dışında bir anlatımı var. Sanatın şahane rahatsız ediciliği.
Sınanmamış iyiliğin kötülük potansiyelinden bahseden Macbeth'i henüz seyretmediyseniz de, oyunu anlar ve seversiniz; ancak seyretmişseniz, daha çok zevk alacaksınız.

"Hiçbir şeye inanmamak ve her şeyle dalga geçmek"

Fena bir tiyatro seyircisi olmadığını düşünen ben, oyunla ilgili biraz gezindim, gezinirken de şaşırdım. Oyun sonrasında röportajlarında dahi eğlendim. (Bu kez keyifle). Grotesk, bufon, clown stilleri üzerinden şahane bir "Şatonun Altında" röportajı için buraya bakabilirsiniz. 
*Bufonlamak: İçini boşaltmak. Oldu mu sana, bir yaş daha. 

Künye

YazanWilliam Shakespeare
Proje Tasarımı ve UyarlamaPınar Akkuzu, Gülden Arsal
YönetenGüray Dinçol
OyuncularPınar Akkuzu, Gülden Arsal
Işık: Uğur Açıkgöz
Proje AsistanıTuba Keleş
Sahne, Kostüm Tasarımı ve UygulamaFiziksel Tiyatro Araştırmaları
Görsel TasarımUğur Açıkgöz
*
Allah'ım izlenecek ne çok oyun var, tanışılacak ne çok ekip ve stil var! Sezon başlasa da yeniden seyretsek.
Utku,
*Fotoğraf Fiziksel Tiyatro Araştırmaları Facebook hesabından.
Yorum Yok

Perşembe, Ağustos 10, 2017

Gıda Topluluğu Nedir? Nasıl Kurulur?

Gıda topluluğu nedir?

Gıda topluluğu toplum destekli tarım ve/ya katılımcı onay sistemi ile birden fazla kişinin iyi tarım yapan üreticiye doğrudan ulaşarak ilişki kurması, iyi tarım ürününe ulaşması, iyi tarım yapan üreticiyi desteklemesi gibi temellere dayanan topluluk/sistemGıda toplulukları, gıda üzerinde teorik ve pratik meseleleri konuşur ve çözüm üretmeye çalışırlar (üretirler).

Gıda toplulukları nasıl kurulur?

Bu mevzuyu gözünüzde büyütmeyin. 
  1. Siz, iki iş arkadaşınız ve iki akrabanız (ablanız/ağabeyiniz) hafta sonu buluşun. Tebrik ederim, gıda topluluğunuzu kurdunuz. 
  2. Hangi ürünlere, ne kadar ihtiyacınız olduğunu belirleyin. 
  3. Saklaması ve taşıması kolay olan kuru gıda ile başlayın. 
  4. Tüketim kooperatiflerinden, gıda topluluklarından, Çiftçi-Sen'den, vs üretici listesi isteyin. 
  5. Üreticiyi arayıp elindeki ürünü ve fiyatını sorun.
  6. Gıda topluluğunuza kargo bedelini de hesaplayarak para toplayın. 
  7. Üreticiye parayı göndererek sipariş verin. (Bazen kapıda ödeme ile verilir.) 
  8. Gelen ürünü paylaşın.
  9. Sene içinde fırsat buldukça üreticiyi ziyaret edin, çayını için, sofrasına oturun, üretimi nasıl yaptığını sorun. 
  10. Önümüzdeki sene büyüyen gıda topluluğunuzla daha çok sipariş verin. 
Fotoğraf Ayşegül Çetinkalp'tan

Hangi ürünlerle başlamalısınız?

Elbette alacağınız ürünler coğrafi koşullarınıza göre değişiklik gösterecek; ancak pirinç, bulgur, nohut, fasulye, mercimek gibi kuru temel gıdadan başlamanızı öneririm. Neden kuru gıda?
  • Temel gıda olması nedeniyle sizin gıda topluluğunuzdan itiraz gelmeyecek.
  • Bozulma ihtimali düşük. 
  • Senede bir kez almanız sebebiyle takibi kolay olacak.
  • İyi tarım yapan üreticiyi bulmak diğer ürünlere göre daha kolay. 
  • Yerli ürün, yerli tohum.
Sağlıklı bir nesil için ev yemeği yetmez, o yemeğin gıda ışınlanmasına (radurizasyon) maruz kalmayan bakliyat ile yapılması gerekir. 

Gıda toplulukları benimle ilgilenir mi, mi?

Elbette evet. Hatta kocaman EVET! Neredeyse tüm gıda toplulukları daha çok gıda topluluğu kurulması için çaba gösteriyor, buluşuyor, görüşüyor, üretici ve tüketici ağını genişletmeye çalışıyor. Büyük bir kısmı sitelerinde üretici listesi yayınlıyor. 

Memleketteki tüketim kooperatifleri / gıda toplulukları

İstanbul
Ankara
İzmir
  • BİTOT - Batı İzmir Topluluk Destekli Tarım - Web sitesi (Batı İzmir; Çeşme, Karaburun, Urla, Seferihisar ve Güzelbahçe)
  • Tarım Ekonomisi Derneği - Web sitesi
  • İmece Evi Abone Sistemi - Web sitesi
  • GETO - Gediz Ekoloji Topluluğu - Web sitesi (Kuzey İzmir; Karşıyaka, Bostanlı)
  • Homeros Gıda Topluluğu - Facebook grubu (Bornova)
Balıkesir
  • Yaşam Dostu Ürün Dayanışma Üretim ve Paylaşım Grubu - Web sitesi
Antalya
Çanakkale
  • Çanakkale Ekolojik Yaşam İnisiyatifi (ÇAYEK) - Web sitesi
Gaziantep
Muğla


Gıda Toplulukları konusunda güncel bilgi burada da olabilir. Bu gıda topluluklarının üretici listelerini de takip ediyorum ve bir liste oluşturmaya çalışıyorum. 
*Yasal statüsü olan bir dernek veya kooperatif kurmak isterseniz, diğerleri ile görüşmenizi öneririm. 
***
Ben bu yazıyı yazarken, Whatsapp grubuna şöyle bir haber düştü. Çoook güzel nohutlar geliyor, kooperatif girişimlerini kooperatif olması için hızlandırmalıyız. (: Hadi, kalkın. 
Utku,
Yorum Yok

Perşembe, Temmuz 27, 2017

Ölsün Polyester, Yaşasın Doğal

Bu yazı, stil sahibi, elbisesinin dikişine dikkat eden, sağlığına önemseyen, çevreye duyarlı, bütçesine dikkat eden kişiler için. 250 çift ayakkabınız olduğundan övünç duyuyorsanız ya da kredi kartınızı boşaltıp mağazaya koşuyorsanız, yazıya devam etmenize gerek yok.

Ölsün Polyester

Ben cumhurbaşkanı olsam; plastik poşetle birlikte polyesteri topyekun yasaklar, rahatlarım. Diktatörlükse diktatörlük. Sürekli temizlik dahi polyester tişörtün yazın verdiği koku azabından kurtarmıyor. Kullan-at tişörtler çevreye plastiği yayarken, yıkadığında dahi plastik partiküller denizlere salınıyor. 
Kullanıp atmaya, tüketmeye, sevmemeye, bağlanmamaya, kıymet vermemeye o kadar çok alışmışız ki, bunu artık normal de sayıyoruz üstelik. "Amaan iki giyer atarsın". Halbuki en sevdiğimiz tişörtümüz orta okuldan beri giydiğimiz eskiyen, parçalanan, rengi solan tişörtümüz. 
Neyse melankoli denizinde bir yolculuğa çıkmadık; ancak nerde o eski elbiseler deme hakkımı da kullanmak isterim. Annemin 20li yaşlarında diktiği ipek gömlekler, ilk günkü gibi dolabımda. Rengi solmadı, dikişi atmadı, aşınmadı. 

Öncelikle doğal kumaşlar nelerdir?

İpek, pamuk, keten, kaşmir, yün, kürk, deri, vs

Neden doğal kumaşlardan yapılan giysileri giymeliyiz?

  • Doğal kumaşlar çevreye zarar vermeden çözünür. Doğadan gelen doğaya gider yani. 
  • Daha uzun süre dayanır. 
  • Toksik madde içermediği için kanserojen gibi zararlı etkileri olmaz. 
  • Terletmez, kötü kokmanıza neden olmaz
  • Hava aldığı için mantar gibi sorunlara  neden olmaz
  • Tarzınızı, stilinizi tamamlar. 
  • Ayakkabı gibi ürünlerde ayağınızın şeklini alacağı için ayağınıza zarar vermez.
  • Evladiyeliktir, kıymetli eşyalarınızdan olur. 

Doğal kumaş yeterli mi?

Değil. Kumaşın rengi belirleyen boyalar da, kumaşlar kadar tehlikeli. Kimyasal boyalar yerine kök boyası kullanılan ürünler kullanılmalı. 

Doğal kumaşları nasıl anlarız?

İşte burası en zor kısmı; çünkü sadece pamuklu bir kumaşın dahi çok sayıda farklı dokuması var. Farklı dokumalar da kumaşın yumuşaklık ya da inceliğini değiştirebilir. Üstelik yeni teknolojiler sayesinde, doğal ham maddelerle kumaşın kimyasal yapısını bozmadan fiziksel yapısının değişimi ile gibi daha kullanışlı kumaşlar da yapılabiliyor. Etiket okumayı öğrenmeniz önemli. Polyester, elastan, polyamid, polar, vs sentetiktir. Deri nasıl anlaşılır, derseniz, cevabım burada var.

Doğal kumaşlardan yapılan giysiler pahalı, benim bütçem o kadar fazla değil. Ne yapmalıyım?

Evet doğal kumaşlar pahalı. Satın almak pahalı olduğu kadar, bakımı da pahalı. Ancak yaşamınızın tamamına baktığınızda fiyatı daha da uygun olacaktır. Nasıl? 
Ucuz etin yahnisi pek olur da diyebiliriz, ucuz alan pahalı alır da, az çoktan fazladır da. Kolay kolay eskimediği için eskiyip yenisini aldırmayacaktır. 10 yıldır kullandığım deri ayakkaplarım örneğin; birkaç kez topuğu aşındı o kadar. Güzel pamuklu tişörtler yıkandıkça dönmez. Annemin ipek gömleklerinden bahsetmiştim. Bu örnekler artabilir. 
Eğer ki vitrinleri takip ediyor ve her sezon birkaç çift ayakkabı alıyorsanız, (Aklıma, 250 çift ayakkabısı olduğunu ve kendini sosyalist olarak tarifleyediğini aynı röportaj içinde söyleyen manken geldi; en son mafya sevgililerini birbirine kırdırmıştı.) bu yazıya boşuna başlamışsınız zaten. Bu yazı, tüketimi azaltarak mutluluğun alışverişte olmadığını bilen kişiler için. Eğer bir stiliniz varsa, zaten sevdiğiniz bluza veda etmek istemeyeceksiniz. 

Vegan doğal kumaşlar nelerdir?

Açıkçası ipek, ipek böceğinden; kaşmir, deri, yün, kürk koyun gibi hayvanlardan elde edildiği için, veganlar için alternatifler oldukça azalıyor. Ancak pamuklu kumaşlar, farklı dokunarak çeşitlendirildi. Ananas, Hindistan cevizi, muz gibi meyve kabuklarından da deriye benzer alternatif kumaş elde edildiğinin müjdesini almıştık. Ne kadar sürede yaygınlaşır bilmiyorum, ama merakla bekliyorum.
Modal, tencel ve viskon da kayın ağacından olduğu için veganlar için uygundur. 

Ne yapılabilir?

  • Evvela en önemlisi, ihtiyaç fazlasını almayın. İhtiyacınız tahmin ettiğinizden çok daha az. Kendinize bir süre herhangi bir şey satın almama yasağı koysanız, almadığınız zamanda hiçbir şey kaybetmediğinizi göreceksiniz. Satın alma orucu tutun. 
  • Doğal malzemeleri kullanan markaları tercih edin.
  • Sevdiğiniz, bildiğiniz markalardan kumaş, ip, boya, vs doğal malzemeleri kullanmalarını talep edin.
  • Bütçeniz yeni giysi almaya yeterli değilse, takas pazarlarından yararlanın. Takas pazarlarında, sadeleştirilmiş bir dolap isteyen kişilerin giysileri çok olmaya başladı. Genellikle de hiç giymedikleri giysileri getiriyorlar. Tahmin ettiğinizden daha iyi giysiler göreceksiniz.  
  • Biraz retro giyinmeyi de seviyorsanız, ikinci el kıyafetler satan yerlere bakın.
  • Etiket okumayı öğrenin. 
  • Kendi kıyafetlerinizi dikin, diktirin. Bu mevzuyu gözünüzde büyütmeyin. Bu benim en büyük şımarıklığım olabilir. Pantolonumdan gömleğime, ayakkabımdan çantama benim bedenime uygun, istediğim renk ve dokuda kumaşla yaptırıyorum. Makineniz varsa ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, Terzihane size Bir Değişik Dikiş imkanı sunuyor. Youtube kanalında kolay dikişi öğretiyor. 
Derseniz ki, sentetik kumaşlar geri dönüştürülen malzemeden yapılıyor. Geri dönüştürülmesi, plastiğin her kullanımda biraz aşınarak doğaya saçılmasına neden oluyor. Plastik ambalajları geri dönüşüm kutusuna gönderdiğiniz için içiniz rahatsa, çok da rahat olmasın. Doğrudan olmasa da dolaylı olarak çevreye zarar veriyorsunuz. Konuyla ilgili nefis bir video ekliyorum. Bi' gidip bakın. 
*
Kürkü özellikle yazdım. Kürk kullanmaktan rahatsız olmadığım gibi, özellikle kullanıyorum. Suni kürk kullanabileceğimi hiç sanmıyorum. İhtiyacınızdan fazlasına sahip olmayın, böylelikle bir tavşan size bir kürk olmak için öldürülmez.
*
Daha önce Özgür Kazova dan bahsetmiştim. Kök boyası ve doğal kumaş kullanmalarının dışında, politik duruşları, örgütlenme biçimleri ile de kalbimizin sahipleri. 
N'apıyoruz, önce kendimizi dönüştürüyoruz,
Utku
Yorum Yok

Pazartesi, Temmuz 24, 2017

15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali Başlıyor

Haziran 1 oldu mu tiyatro sezonu bitti diye eve gelip ağlıyorum; ama bir Kadıköylü / Kadıköycü olduğum için Ağustos geldi mi yine mutlu oluyorum. İstanbul'da yaşamın en güzel hali tiyatro, salonlardan parka sıçrayınca yaz gibi yaz oluyor.
Bu sezonun müthiş oyunlarını yine Kadıköy Belediyesi Festivali'nde izleyeceğiz. Bir kısmını izledim, izlediklerimin de bir kısmını yazdım. (Temsillerin yanında not ettim.) Yine de sezon için fırsat bulamadığım oyunları görünce çok mutlu oldum. 
Temsiller 21:00'de başlıyor. Davetiyeleri kültür merkezleri gişelerinden alabilirsiniz. 
Yaşasın tiyatro!

Etkinlik Programı

  • 4 Ağustos Cuma / Sen İstanbul'dan Daha Güzelsin / BAM Tiyatro / Yazan: Murat Mahmutyazıcıoğlu / Oynayan: Ayfer Dönmez, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Melis Öz / Baksana
  • 5 Ağustos Cumartesi / 1000'de 1 Gece Diyalogları / Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu / Yazan: Birol Güven / Oyuncular: Hakan Meriçliler, Begüm Kütük, Hilmi Özçelik, Gamze Uçar, Engin Demircioğlu, Ece Mağat, Musa Öney, Burcu Görek, Selin Altıntaş
  • 6 Ağustos Pazar / Ebedi Barış / Entropi Sahne / Yazan: Juan Mayorga / Oynayanlar: Rüçhan Çalışkur, Burak Demir, Serdar Yeğin, Olgun Toker, Baran Güler
  • 7 Ağustos Pazartesi / Üç Kız Kardeş / Hayal Perdesi / Yazan: Anton Çehov / Oynayanlar: Özge Özder, Selin İşcan, Tuba Karabey
  • 8 Ağustos Salı / Bütün Çılgınlar Sever Beni / Moda Sahne /  Yazan: Stefan Tsanev / Oynayanlar: Mert Fırat, Volkan Yosunlu, Öznur Serçeler / Baksana
  • 9 Ağustos Çarşamba / Şatonun Altında / Fiziksel Tiyatro Araştırmaları / Yazan: William Shakespeare / Oynayanlar: Pınar Akkuzu, Gülden Arsal
  • 10 Ağustos Perşembe / Cimri / Semaver Kumpanya / Yazan: Moliere /  Oynayanlar: Serkan Keskin, Rojhat Özsoy, Gözde Şencan, Hakan Atalay, İbrahim Barulay, Sezin Bozacı, Ezgi Ulusoy Tamer, Murat Kılıç, Selen Şenay, Uğur Senkeri, Saniye Samra, Mustafa Kırantepe
  • 11 Ağustos Cuma / Kıyıya Oturmanın Böylesi / Merve Engin / Yazan: Antonio Fava / Oynayan: Merve Engin / Baksana
  • 12 Ağustos Cumartesi / Ahududu / Tiyatrokare / Yazan: Joseph Kesselring / Oynayanlar: Suna Keskin, Melek Baykal, Nedim Saban, Cem Güler, Halim Ercan, Bülent Seyran, Dicle Alkan, Birol Engeler, Özgür Yetkinoğlu
  • 13 Ağustos Pazar / Öküz / Ezop Sahne / Yazan: Mike Bartlett / Oynayanlar: Hakan Karsak, Kanbolat Görkem Arslan, İpek Erdem, Bülent Düzgünoğlu
  • 14 Ağustos Pazartesi / Joko'nun Doğum Günü / Yolcu Sahne / Yazan: Roland Topor /Oynayanlar: Tolga İskit, Ayşe Tunaboylu, Cenk Dost Verdi, Efe Ünal, Merve Dağlı, Yasemin Ertorun, Burak Üzen, Sercan Dede / Baksana
  • 15 Ağustos Salı / Sevmekten Öldü Desinler / Kadıköy Emek Tiyatrosu / Yazan: Murat Mahmutyazıcıoğlu / Oynayanlar: Hamdi Alp, İbrahim Halaçoğlu, Meltem Yılmazkaya, Onur Berk Arslanoğlu, Pınar Yıldırım
  • 16 Ağustos Çarşamba / Usta ve Çırak / Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu / Yazan: Ali Poyrazoğlu / Oynayan: Ali Poyrazoğlu, Ümir Haşhal
  • 17 Ağustos Perşembe / "Akidezadeler" Bir Tatlı Huzur / Uygur Sanat Tiyatrosu / Yazan: Nejat Uygur /  Oynayanlar: Cengiz Küçükayvaz, Somer Karvan, Seher Terzi, Kirkor Dinçkayıkçı, Burcu Tuna, Güray Yazıcı, Gamze Durmuş, Deniz Yılmaz, Orçun Tansoylu
  • 18 Ağustos Cuma / Yaşamaya Dair / Dostlar Tiyatrosu / Yazan: Nazım Hikmet / Oynayan: Tülay Günal, Genco Erkal
Kaynak için buraya

Önemli Not: Siz de sivrisineklerin sevdiklerindenseniz yanınıza sinek kovucu alın. Alternatif olarak: benim yanıma oturun, hepsi bana gelir zaten. 

#Tiyatroiyidir diyen Utku,
Yorum Yok

Perşembe, Temmuz 20, 2017

Doğal Malzemelerden Kişisel Bakım Ürünleri

Ekolojik yaşamın ve #SıfırÇöp sürecinin önemli bir aşaması, kullanım süresinin kısa olmak zorunda olduğu ürünleri doğal malzemede almak oluyor; çünkü sentetik malzemeler doğrudan olmasa da dolaylı olarak doğaya karışıyor. 
Makyaj pamuğu, regl pedi gibi kullan-at malzemelere göre biraz daha uzun süreli kullanılan ürünleri çevreci olanlarla nasıl değiştirebiliriz?

Doğal Malzemelerden Kişisel Bakım Ürünleri

Nahıl doğal malzemelerden banyo seti
Nahıl'ın doğal malzemelerden banyo takımı

Diş Fırçası

Diş fırçası, kullanım süresi kısa olmak zorunda olan ürünlere iyi bir örnek. Madem bir diş fırçasının bir ömrü var (üç ile altı ay arası), çevre ve sağlığımız için en iyi malzemeden almamız gerek. Daha önce burada biraz bahsetmiştim. Bambu bir diş fırçası iyi bir tercih olacaktır. Ben HumbleBrush kullanıyorum. Diş macununu kullandığım ve oldukça memnun olduğum BioPlante markasının da bambu diş fırçası var.
Bambu diş fırçası
Bambu diş fırçası
Ekolojik diş macunu ve diş fırçası

Tarak

Atalarımız, analarımız "Kel başa şimşir tarak" demişse bir bildikleri vardır. En kaliteli tarak malzemesi şimşirdir. Deri kumaşı kestikten sonra tırtıkları düzeltmek için şimşir kullanıyoruz. Buradan saçın kırılmasını engellediğini (çatallaşmış saç telini birleştirdiğini) düşünebiliriz. 
Üstelik plastik tarak gibi elektriklenmeye de neden olmaz. 
Şimşir tarak
Şimşir tarak
Saçınızı kimyasallardan kurtarın

Pamuklu Çubuk / Kulak Çubuğu

Sadece kulak temizleyici olarak değil; makyaj düzeltmeye de yaradığı için çokça kullanıyoruz. Çubuğunun plastik olması nedeniyle hayatımdan tamamen çıkarmaya çalıştım; ama oldukça zor oluyor. Bu nedenle ben de alternatiflerine baktım. Ahşap ve kağıt çubuklu olanları var. 
Kağıt çubuklu Organyc ve İpek'e bakabilirsiniz. 

Vücut ve Yüz için Kese, Sünger, Fırça ve Lifler

  • Benim en sevdiğim temizleyici kalıp sabunu içine attığım pamuklu ipten örülmüş kese. Sağlıklı olduğu kadar pratik de. 
  • Vücut temizleyici için doğal sünger de çok iyi alternatif. Hazır yaz mevsimindeyken, tatil yerlerinden de alabilirsiniz. 
Doğal sünger
Doğal Sünger
  • Hayvan kıllarından ve ahşap gibi doğal malzemeden de yapılan banyo fırçaları var. Bu ürünler de çok başarılı. Domuz ve at kılı çokça kullanılıyor. Bu ürünleri banyo sonrası da kullanabilirsiniz. Kan akışını hızlandırıp selülit oluşumunu engelliyor. Ben Eda Taşpınar markasını kullanıyorum. Memnunum.
At kılı fırça
At kılı fırça
  • Veganlar için: Konjac süngeri (görsel1) ve palmiye lifinden yapılan keseler (görsel2) de kullanılabilir. 

Konjac SüngeriPalmiye lifi kese


  • Lif deyince kabak lifini atlamayalım. Kabak lifi memleket topraklarında da yetiştiği için hem üretici ile doğrudan temas kurabiliyorsunuz, hem de oldukça uygun fiyata satın alabiliyorsunuz. Tam bir kabak lifi en fazla 15 TL. 10 parçaya bölüp, vücut lifi, yüz lifi ve bulaşık lifi olarak kullanabilirsiniz. Hatta yüzey temizleyici (ovucu) dahi olabilir. Kesilmiş şekillendirilmişleri de var.
Kabak lifi
Kabak lifi

  • Kese için ipek keseyi tavsiye ederim. 

İpek kese
İpek kese
*Banyo takımı için Nahıl'ın doğal ürünlerinden yapılan takımlarına bakabilirsiniz. Ben yukarıda görselde de bulunan takımı çok beğendim. 

Ponza taşı (Topuk ponzası)

Ponza taşı zaten doğal malzeme. Ahşap saplı ya da sapsız ponza alırsanız, bu sorunu da kolaylıkla halletmiş olursunuz. 
Ponza
Ponza
*Madendeki ismi pomza olan taş, rafa gelince nasıl ponza oldu, çok merak ediyorum.
*
Görselleri İnternet'ten aldım. Üzerindeki yazılar nerelerden olduğunu gösterir. Bakabilirsiniz. 
*
Ez cümle: Plastik / sentetik ürünler aşındıkça yani kullanıldıkça doğaya salınır ve uzun süre doğada yok olmaz. Bunun yerine doğal malzeme kullanmakta hem sağlığımız hem de çevremiz için fayda var. Doğal malzemeler nelerdir: pamuklu ip, ipek kese, domuz, at, keçi gibi hayvanların kılları, bambu, şimşir gibi bitkilerden elde edilen ahşaplar, kabak lifi, ponza. Geri dönüştüreceksek, bunları dönüştürelim. 
Önce kendini dönüştür,
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Haziran 29, 2017

Hayvanlara Zarar Vermeden Güneşten Korunmak Mümkün

Hayvanlara Zarar Vermeden Güneşten Korunmak Mümkün

Günlük bakımımın olmazsa olmazı herhalde güneş koruyucularıdır. Yaz-kış evden/ofisten çıkmadan mutlaka kullanırım. Makyaj öncesinde kullanımda da şahane bir makyaj bazı; ancak içindeki toksik maddeler ve hayvanların denek olarak kullanılması nedeniyle bir süredir kullanmamaya bile karar verdim.
Resim yazısı ekle

Birinci alternatif: Hindistan cevizi yağı

Hindistan cevizi yağı, kişisel bakımınızda kullanabileceğiniz müthiş bir alternatif. Fevkalade kokusu ve tadı da cabası. Hindistan cevizi yağı doğal 20 SPF korumalı. 20 SPF de hassas olmayan ve yetişkin bir cilt için yeterli bir koruma. 
Ancak Hindistan cevizi yağı ince bir yağ olmasına rağmen, en nihayetinde bir yağ. Gözeneklerinizi kapatıp akne oluşumuna neden olabilir., bu konuda bir cildiye doktoru görüşmekte yarar var. Ayrıca memlekette Hindistan cevizi yağı üretimi olmadığı (ya da varsa kısıtlı olduğu) için bu kadar uzak mesafeden bir ürün getirmek dolayısıyla diğer sorunları (küresel ısınma,vs) beraberinde getirir. Yine aynı nedenle, maliyetini düşürmek için başka yağlarla karıştırabilirler ve ne aldığımızı bilmiyor olabiliriz. Zeytinyağı gibi, yerelde üretilebilse, üretimin peşine düşebiliriz mesela.

İkinci alternatif: Ekolojik, #CruetlyFree ürünler

Renkli kozmetiktense, bakım ürünlerinde çokça ekolojik ve #CrueltyFree ürün çeşidi var. Bu konuda çok şanslıyız öncelikle. Üzerine çok iyi yorumlar aldığım Cyrene'den başladım ve doğru tercih yaptığımı anladım. Cyrene, güneş kremi kokusundan hoşlanmayan hamile arkadaşımdan da iyi not aldı. 
Bu ürünle ilgili tek sorunum 50+ SPF olması. 20+ SPF bana yeterli. 
***
Cyrene size diğer ürünlerin deneme boylarından/numunelerinden de gönderiyor. Deneyerek satın almayı, işe yarayıp yaramadığını görmeyi önemsiyorum.
Şu sıra Cyrene 50+ SPF güneş kremi ve Hindistan cevizi yağını da kullanıyorum. Parfüm, vücut kokusu, vs kullanmadığım için Hindistan cevizi yağı doğal bir koku da oluyor.
Cyrene'yi nerden alabilirsiniz: https://cyrene.com.tr/
İyi tatiller. (:
Utku
Yorum Yok

Perşembe, Haziran 22, 2017

Kadıköy Sokaklarında Dans Ayakkabıları

Ofisten eve, evden arkadaşıma, arkadaşımdan pazara, pazardan tiyatroya, tiyatroya dükkana yürüyerek arşınladığım Kadıköy sokakları bana artık toz-duman, bana artık yıkıntı-döküntü. Bir taraftan da topuklu ayakkabı giymeyi seviyorum. Ne yapsam derken aklıma dansçıların ayakkabıları (aslında tiyatrocuların ayakkabılarını düşündüm; ama piyasada tiyatrocu ayakkabısı diye bir şey yok) geldi. 9 pont (yaklaşık 6 cm) topuk beni tatmin eder, gerçek deri de yormaz diye düşündüm. Bu sebeple karşıma çıkan İpek Kundura ayakkaplarını uzun uzadıya inceledim. Hepsini tek tek inceledim; ancak ilk kez kullandığım bir marka olduğu için biraz çekindim. Sonra bir baktım; yıllarca giydiğim Seç Kundura, İpek Kundura'nın ayakkaplarını kullanıyormuş.
İpek Kundura
Yıldızlı Pekiyi
Kendime gerçek deriden bir dans ayakkabısı aldım; çünkü Kadıköy'ün hafriyat kamyonlarıyla dolu kaldırımlarından dans ederek yürümek istiyorum. Ayakkaplarımı aldım ve bir kız çocuğu olduğum için ayağımdan bir süre çıkarmadım. 
İpek Kundura

Neden Gerçek Deri Ayakkabı?

  • Öncelikle doğal malzemeden. Suni derilerde malzemeyi deriye benzetmek için türlü işlemlerden geçiriyorlar. Bu işlemlerin oldukça zararlı olduğunu, daha keskin bir ifadeyle kanserojen olduğunu belirtmeliyim.
  • Derinin yapısı gereği yumuşak olacak, dolayısıyla ayağınızı saracak. 38 ayak numaralı her insanın ayağı fabrikadan çıkmadığı için birbirinize benzemez. Ayakkabının esneyerek sarması, ayakkabı için olmazsa olmazdır. 
  • Deri küçük gözenekler içerdiği için ayağınızın içinde nefes almasını sağlar. Böylece mantar gibi hastalıkları, dolayısıyla ayak kokusu riskini en aza indirgersiniz.  Deri ayakkabınızı ise bir gün dinlendirmeniz yeterlidir. İki çift deri ayakkabınız olsun, size bir şey olmaz.

İpek Kundura hakkında:

Beyoğlu'nda el yapımı gerçek deri ayakkabılar yapan İpek Kundura, hem klasik, hem de trend parçalar yapıyor. Ayak numaraları standart (Genellikle 37,5 giyiyorum, buradan da 37,5 aldım.) Ayrıca belirtmeliyim ki, 33 numara ayakkabı gördüm. Küçük ayaklıların güzel ayakkabı bulmakta ne kadar zorlandıklarını biliyorum. Hem ayakkabı seçenekleri, hem de geniş numara skalası ile iyi bir hediye seçimi olabilir. 

İpek Kunduraİpek Kundura
Deri ayakkabınıza iyi bakarsanız sadece kumaş parçalarını (bağcık gibi) değiştirerek yıllarca ilk günkü gibi eşlik etmesini sağlayabilirsiniz. Kullan-at bir hayatınız varsa o başka. 


Ayakkabıların el yapımı olduğunu buradan da görebilirsiniz:



İpek Kundura iletişim bilgileri için: 

Adres: Kuloğlu Mahallesi Kocaağa Sok. Bali Apartmanı No:4/4 Beyoğlu,İstanbul
0212 249 06 17 - 0535 980 57 52

Şükür bu hafta da haftanın tasarımcısını seçtik.

Dans ayakkabılarıyla Utku,
Yorum Yok

Pazartesi, Haziran 05, 2017

Ekolojik Diş Fırçası ve Macunu

Daha önce de bol bol yazdığım gibi, ekolojik, zararlı kimyasallardan uzak ve #SıfırÇöp ile yaşamaya çabalayınca bu mevzuları birbirinden ayıramıyorsun; bir süre sonra gıda israfından kaçınıyorsun, etiket okumaya başlıyorsun, aldığın süt için ineğin nasıl beslendiğini bile merak ediyorsun. Vegan olmamama rağmen, kozmetik, özellikle renkli kozmetikte vegan ürünler (#CrueltyFree) kullanmaya başladım.  Benim kirpiğim daha uzun ve siyah olsun diye niye bir hayvana işkence ediliyor?

Ekolojik Diş Fırçası ve Macunu

Bio-plante diş macunu ve HumbleBrush diş fırçaları
Bio-plante diş macunu ve HumbleBrush diş fırçaları

Vegan ve Doğal Diş Macunu Bio-Plante

Evde yaptığınız ürünlerde ham maddenin yolculuğuna giriyorsunuz; hangi koşullarda, hangi ürünle yapıldığını bilmeniz; sonra ürünü bir süre kullanıp hem alerjiniz olmadığını hem de işe yaradığını görmeniz gerekiyor. Ancak diş macunu diğerlerinden biraz farklı. Ağız bakımında kendi yaptığım ürünleri kullanmaktan çekindim. Biraz araştırmadan sonra kendi birkaç marka buldum; bu markalardan birisi Bio-plante markasıydı. Bir süredir kullanıyorum ve oldukça memnunum.
İçinde paraben, florür, vs yok. Natrue organik ürünler sertifikası var. Cruelty-free olması en önemli özelliklerinden.
Ben yılların alışkanlığı ile aloe vera-nane çeşidini aldım; ancak sonraki alışverişimde tarçın-sarı sakız veya bergamot-portakal çeşitlerini de deneyeceğim.

Geri Dönüştürülebilir ve Sağlıklı Diş Fırçası HumbleBrush

3-4 ayda bir değiştirilmesi gereken diş fırçalarının plastik olması beni uzun süredir rahatsız ediyordu; ama kalite konusunda da kaygı yaşıyordum. HumbleBrush diş fırçasını kullandığımdan beri lüzumsuz bir kaygı olduğunu anladım. Marketlerde satılan plastik diş fırçalarına dönmeyi hiç planlamıyorum.
HumbleBrush bambu fırça sapıyla doğada kısa sürede %100 geri dönüşebilir. Bambu kendi kendine yetişebilen bir bitki olduğu için zehirli gübresiz üretimi destekler. Ergonomik ve hafif bir yapısı var, üstelik görünüşü de şahane!
Buradan yetkililere sesleniyorum; katlanır veya kısa fırça sapı yapsanız da, yanımızda da taşısak. 

O zamaaan çok kolay 
#SıfırÇöp Adım #11
Sentetik, doğaya ve sağlığınıza zararlı plastik diş fırçasından kurtul: Bambu diş fırçası kullan

Bio-plante diş macunu nerede satılır?

Kendi sitesinden, çeşitli sitelerden, eczanelerden alabilirsiniz. 

HumbleBrush diş fırçası nerede satılır?

Kendi sitesinden, çeşitli sitelerden, ekolojik pazarlardan alabilirsiniz. 

Dişinize önem veriniz.
Utku,
2 Yorum